Muhalefet Kötü Çuvalladı!

Bu haber 12 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.205 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımı seçim sonuçlanmadan kaleme almak durumunda kalıp, seçimin birinci turda sonuçlanmayacağı tahmininde bulunmuştum. Bana göre Başbakan Erdoğan seçimi alabilirdi, ama bu ikinci turda gerçekleşebilirdi. Doğrusu ben ortaya çıkan katılım düşüklüğünü beklemiyordum. MHP’den AK Parti’ye oy kaydığı iddialarını da spekülasyon olarak görüyordum.

Yanılmışım…

Seçimden önceki 9 Ağustos günlü “10 Ağustos Kimin Bayramı” başlıklı yazımı şöyle noktalamıştım:

Bildiğim bir şey varsa o da elin elin eşeğini ıslık çalarak aradığı; Ekmel beyi hem CHP de hem de MHP’de tepedekilerin yalnız bıraktığı. Siz büyükşehrin CHP’de, 13 ilçeden sadece 3’ünün AK Parti’de olduğu Muğla’da billboardlarda bir tek Ekmeleddin İhsanoğlu afişi gördünüz mü?

Tarlada iziniz yoksa harmanda yüzünüz olmuyor…

xx        xx        xx

AK Parti’nin Adayı Başbakan Erdoğan Pazar günü yapılan seçimde %51,80 oranında anasının ak sütü gibi helal oyla Türkiye’nin halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.

Kimse “Yüzde 48’in Cumhurbaşkanı değil” filan demesin… Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu da %51-52 ile seçilebilirdi!

Ancak sonuç AK Parti ve Başbakan Erdoğan açısından “başarılı” olmamıştır. Çünkü Pazar günü yapılan seçimde HDP Adayı Selahattin Demirtaş son yerel seçimde partisinin aldığı oyun üzerine 1 milyon oy koyarken, AK Parti Adayı Erdoğan 250 bin oy koyabildi…

Bu seçim maçın birinci raundudur. Önümüzde 2015 genel seçimi ve olmazsa referandum var!

Sayın Erdoğan birinci rauntta Cumhurbaşkanı oldu, ama henüz Devlet Başkanı olmadı.

xx        xx        xx

Maçın 3 raunt olduğunu daha önce değişik söylemleri ile Sayın Erdoğan koydu.

Belki de bu yüzden Pazar günü yapılan seçim için AK Parti’nin oy çıtası yüzde 57’lerde gösterilmişti. AK Parti çevrelerinde yüzde 60’lardan söz edenler de vardı, ama yüzde 57 dillendirmesi anket şirketlerinden gelmişti.

Çok emindiler…

Belki de bu yüzden sadece çatıdan değil, AK Parti’den de az çok sandığa gitmeyen oldu!

Sonuç olarak sadece muhalefet değil, anket şirketleri de çuvallamış oldular…

Eğer AK Parti’nin yüzde 57 beklentisi gerçekleşseydi Başbakan Erdoğan sadece Cumhurbaşkanı seçilmiş olmayacak, o çok istediği Devlet Başkanlığı’nın kapısı da açılmış olacak; kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın tek adam olacaktı…

xx        xx        xx

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu görevini ifa ederken Devlet Başkanlığı sistemine geçilebilir mi?

Geçilebilir. Hedef bu…

Ancak o hedefe ulaşılabilmesi, Cumhurbaşkanlığı’ndan Devlet Başkanlığı sistemine geçilebilmesi için Anayasa’da değişiklik yapılması gerekiyor. Bunun için sınır 330 milletvekili. AK Parti’nin halihazırda 320 milletvekili bulunmakta. Bağımsızların desteği alınsa da yetmiyor.

Çünkü 330 milletvekilinin oyu ile yapılan anayasa değişikliği Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması halinde referanduma da götürülmesi de gerekiyor.

Bu anlamda önümüzdeki 2015 Genel Seçimi AK Parti açısından da, Türkiye açısından da çok önemli.

xx        xx        xx

AK Parti önümüzdeki seçimden başarı ile çıkıp iktidar olsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Devlet Başkanı yapabilmesi için önümüzdeki seçimde yüzde 52’lik bir oy yetmiyor. Eğer Pazar günü yapılan seçimde Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan yüzde 57’yi görseydi, bu mümkündü.

Ki Hükmet hemen erken seçim kararı da alabilirdi. Demir tavında dövülürdü.

Görünen o ki şimdi genel seçim zamanında yapılacak. Zaten şunun şurasında 10 ay var.

Bakarsınız önümüzdeki 10 ay muhalefet partileri CHP ve MHP açısından “Ekmeleddin iç hesaplaşması” ile geçer, bu sayede AK Parti Pazar günü yapılan seçim için ortaya konulan yüzde 57’lik çıtayı önümüzdeki genel seçimde yakalar!

Bakarsınız önümüzdeki günlerde muhalefet partilerinde değil de AK Parti içinde büyük bir çalkantı yaşanabilir; Başbakan kim olacak? Mehmet Ali Şahin mi? Ahmet Davutoğlu mu? 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ne olacak? AK Parti kim, kimler tarafından yönetilecek?

Bu soruların yanıtları çok önemli…

xx        xx        xx

Görünen o ki önümüzdeki genel seçimde BBP tabelayı indirmezse, MHP ikiye bölünmezse, Kürtlerin yarısı AK Parti’ye yönelmezse, başka bir oy gelecek yerde kalmadığına göre 2015’de AK Parti’nin alacağı oy bellidir… Pazar günü ne alındı ise üç aşağı, beş yukarı o…

Yani birinci rauntta Sayın Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapan AK Parti, ikinci rauntta %52 ile iktidar olurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Devlet Başkanı yapamayacak… O zaman sıra üçüncü raunda gelecektir: Referandum…

Sanki başka çare yok gibi görünüyor. Çünkü AK Parti’nin oyları artık artmıyor… Pazar günü 30 Mart yerel seçimine göre az biraz oy artışı olmakla birlikte…  2011’de 50 milyon seçmen vardı. AK Parti iktidarı 21.5 milyon oy almıştı. Pazar günü yapılan seçimde 55 milyon seçmen vardı. Sayın Erdoğan 20.7 milyon oy aldı. Tabi haksızlık etmeyelim, 30 Mart yerel seçimine göre bir kaç puanlık artış söz konusu… Tabi burada şu sorunun yanıtı çok önemli:

Pazar günü sandığa gitmeyen Cumhurbaşkanlarından Ahmet Necdet Sezer dahil 17 milyon seçmen 2015’i ve referandumu da boykot eder mi?

xx        xx        xx

Benim kafam basmıyor…

Pazar günü Türkiye’de 17 milyon, çocukları ile 20 milyon kişi tatilde olabilir mi?

Türkiye bu kadar zenginleşti mi?

Çatının CHP’li, MHP’li kurmayları açıkça ifade etmeseler de bu iki partinin seçmeni olup Ekmel beye oy verenler, sandık başına gelmeyenlere “Yüzde 30’u sandığa gelmiş olsaydı sonuç çok değişik olabilirdi.” diye yorumda bulunup, tepki gösteriyorlar.

Peki, iye de Çatı kurmayları o yüzde 30’un sandığa gelmeleri için ne yaptı?

O 17 milyon seçmenin ne kadarı hangi partiye mensup bilmiyoruz, ama HDP’li olmadıkları ve HDP’ye oy vermeyecekleri ortada… Çünkü partisinin oyundan 3 puan fazla oy alan Selahattin Demirtaş’ın o bir milyon ile ifade edilen oyu biraz AK Parti’den, daha çok CHP’den aldığı aşikar…

Bu durumda o 17 milyon seçmen İşçi Partili de olmayacağına (Ki olsa parlamentoda olurlardı) göre, neden adeta “gezi parkı” ruhuyla “İnsanları ayrıştıran Erdoğan’a oy vermiyoruz. Ama O’na kızıp Çatının tanımadığımız dayatma adayına da oy vermeyeceğiz.” düşüncesi içinde olabileceklerini düşünmüyoruz.

xx        xx        xx

Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Adayı olarak “Vizyon belgesini” okudunuz mu? Bırakın AK Partili seçmeni, ben yerel kurmaylarının büyük bölümünün okuduğunu sanmıyorum!

Ben okudum. Altına imzamı atarım. Ama Sayın Erdoğan’ın üslubu, özellikle seçime birkaç gün kala “ötekileştirici, itibarsızlaştırıcı” çıkışları o vizyonla örtüşmüyordu.

Önceki akşam Balkon Konuşması’nda da “Türk, Kürt, Arap, Laz, Gürcü, Boşnak, Çerkez, Rum, Ermeni’den önce Türkiyeli vardır.” diyordu. Herkes merak ediyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu söylemin ardında durur mu?

Eğer son genel seçimde yaptığı balkon konuşmasını unuttuğu gibi unutmaz, Cumhurbaşkanlığı Vizyon Belgesi ile önceki gece yaptığı balkon konuşmasının ardında durabilirse, toplumu “AK Parti’ye oy verenler, vermeyenler” gözü ile bakmaz “Türkiyeli” söylemini inanarak sürdürürse olası referandumda seçmenin yüzde 60’ının oyunu alarak “cumhur”un “devlet” başkanı olabilir…

xx        xx        xx

Öyle ya da böyle Sayın Erdoğan artık Cumhurbaşkanımız. Kendisini kutluyoruz.

Seçim akşamı Muğla Sınırsızlık Meydanı’ndaki kutlama ise ilginçti. Yarın devam ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 12 Ağustos 2014 / 11:08

Üstad merhaba,yazılarını ve üslubunu değerli bulduğum için takip ediyorum ve karşılıklı bir iletişim içinde olmaya çalışıyorum,bu yazındaki tespitlerin çğuna katılıyorum ancak bir tanesine “KESİNLİKLE”katılmıyorum,

“AK Parti’nin Adayı Başbakan Erdoğan Pazar günü yapılan seçimde %51,80 oranında anasının ak sütü gibi helal oyla Türkiye’nin halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. ”

öncelikle bir kere HELAL OY değildir aldığı,

“benim karım,BİRAZ HAMİLE” diyemzsiniz,yahamiledir,ya da değildir,

RTE’nin bu seçimde harcadığı BÜTÇEYİ BİLME İMKANIMIZ VARMI ?
kaynağını bilme imkanımız varmı ?
medya kullanımı ADİL mi idi ?
devlet olanakları kullanıldı mı ?
katılım oranı %73 küsur…
bunun %51.80 ninin karşılığı %37,75 ler civarı, vs.vb…
bu soruları çoğaltabiliriz,

ayrıca Cumhurbaşkanını HALK seçti konusu BAŞLIBAŞINA bir BOŞ LAFI GÜZAFTIR,

adayları HALKMI belirledi?

CUMHURBAŞKANI OLABİLECEK KRİTERLERİ VE KOŞULLARA HAİZ BİR İNSANIMIZ ÇIKIP ADAY OLABLİRMİYDİ ?

seçimin ardındnan Borsa’nın düşmesi dövizin çıkmasının Türkçe meali nedir ?

biz maalesef “deneye-yanıla” öğreniyor ve bundan faydalananlar ve beslenenler de bunu kullanıp bize de; “denem-yanılma” yöntemi ile öğretiyorlar,ki bu yöntemin bedeli çok ağırdır ve bu bedelleri HEP HALK ÖDER…

ve bir gün bu “bir şey bilmez sandıkları halk…”
ülen bu gadar öde-öde,
nere gadar… ?
diye soracaktır mutlaka,

selamlar,

reşat öztepe 12 Ağustos 2014 / 13:20

Gocaman;yazınızı sabırsızlıkla bekliyor idim.Yuykarıdaki yazı naçizane benim beklediğim yazınız değil.Ancak “Anasının ak sütü gibi” benzetmeniz hakkı teslim ediyor.selam