Muğla’yı Muğlalılara Bırakın!

Bu haber 15 Ağustos 2017 - 0:46 'de eklendi ve 1.501 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Manşetten Bodrum haberi: “Kazıkistan Bodrum

Son zamanlarda bazı yayın organları adeta sözleşmişler, Bodrum’un aleyhinde yayın yapıyorlar.

Turizmin hal-i pürmelali ortada. Sektör belini zar zor yeni yeni doğrultuyor.

Buna karşılık sanki biri “Bodrum’u bitirin” diye düğmeye basmış! Yok depremdi, yok pahalıydı vs her gün bir başka olumsuz haber…

Beni en çokta da Muğla’daki meslektaşlarım şaşırtıyor. Ya Bodrum’un yerel gazetelerine ne demeli. Orada da manşetten “Carettalar insan ısırıyor” haberleri çıkıyor. “Siz Yunan mısınız?” diye soracağım, Yunan’ın kabahati ne? Hem bu kadar yorulmanıza gerek yok.

İstanbul’dakiler “Gitmeyin”, Muğla’dakiler “Gelmeyin” desin, olsun bitsin…

Yok bugün bu konuyu ele almayacağız…

xx           xx           xx

AK Parti’de delege seçimleri tamamlandı. Ama seçimin artçı depremleri devam ediyor… AK Parti İl Başkanı Kadem Mete delege seçimleri öncesinde “Eş, dost, akraba delege yapılmayacak” mealinden bir açıklama yapmıştı. Ne var ki Mete’nin oğlu delege seçilmiş. Nasıl seçilirmiş? Sosyal medyada kıyamet kopuyor! Ne yapsın çocuk, delege olabilmek için babasını ret mi etsin?

Üstelik “seçme, seçilme hakkı” diye de bir şey var…

Yanlış ve kasıtlı tepki…

Buna karşılık son genel seçimde AK Parti’nin Muğla’dan 3. sıra milletvekili adayı olan Elvan Göçer delege yapılmamış… Delege yapılmayanların içinde Zübeyda Fellahoğlu gibi önemli isimlerde varmış. Bir yanlışlık olmalı. Eğer yanlışlık yoksa AK Parti Muğla’da sadece adayına değil, dolayısıyla kendine de saygısızlık etmiş olur…

İşte buna gösterilen tepki yerinde ve doğru bir tepki.

Yok hayır bugün bu konuyu da ele almayacağız…

xx           xx           xx

Konu çok… Elbette bunları ayrıca ele alacağız. Bugün niyetim ise dünkü yazımı sürdürmekti.

FETÖ Suikast Timi sanıklarının yargılanmaları Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Suikast Timi sanıklarının geçtiğimiz Perşembe günü 4. Duruşmaya cezaevinden salona, kapıdan kapıya yürütülmeden getirilmeleri ile ilgili açıklama yaptı. Başsavcı Yavuz’un açıklaması AA bülteninde şöyle yer aldı:

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, sanıkların duruşma salonuna halkın önünden geçirilmeyerek doğrudan salona alınmalarına ilişkin herhangi bir kararı bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygılarımla duyurulur.

Davada karar aşamasına gelindi gibi… Bu konuya da döneceğiz…

xx           xx           xx

Ören’e tatile giderken gazetemizin Yazıişleri Müdürü Kadir Tamer’e yazılarımın önemli bölümünü peşin teslim etmiştim. Hani öldüğüm gün yazım çıkarsa şaşırmayın…

Bir aksilik olur da yazamazsam diye peşin yazmayı seviyorum. Zaten ne ülkemizde ne Muğla’da gündemde (bazıları ne derse desin) bence değişmiyor!

Ben Ören’deyken Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın manevi oğlu, Ula’nın Gökova Köyü’nden hemşehrimiz, ustamız Şadan Gökovalı aradı. Akyaka Azmaklarının avuçlarımızdan kayıp gittiğini söylüyordu. O zaman kendisine dönüşümü hesaplayıp, “Çarşambaya Azmakları yazacağım” demiştim.

Öyle oldu. 09.08.2017 Çarşamba günü “Medet Dr. Osman Gürün!” başlıklı yazım çıktı. Hızımı alamadım ertesi gün (10.08.2017) de “Akbük Yanıyor Diye Bir Haber” başlıklı yazım çıktı…

xx           xx           xx

Akbük-Akyaka yolunun üstü yöre köylülerine “gözlemecilik” olarak bırakılmış. Altı kime, kimlere bırakılmış bilmiyorum. Bir gün gider bakarız…

Ören’den dönerken Akbük’ten sonra Çardak Restoran’ın önünde zabıta pikabı ile karşılaştık. Ören’e gidiş gelişlerimizde mutlaka orada mola veririz. Manzarası güzeldir. Zabıta rahatsız olmasın diye bu sefer es geçtik! Aslında orada zabıtayı görmek hoşuma da gitmişti. Hatta şaşırmıştım da…

Akbük Yanıyor Diye Bir Haber” başlıklı yazım o gün çıkmıştı. Kendi kendime “Bu kadar hızlı olamaz” dedim. “Herhalde buradan Akbük’e geçecekler” diye düşündüm. Ama galiba yanıldım.

Bugün o yazımın üzerinden bir hafta geçti, ilgili yerlerden tek ses yok… Azmaklarla ilgili Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden bir görevli aradı. Bakarsınız Akbük’le ilgili de bilgilendiren olur…

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Akyaka Azmaklarında yetkili olabilmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurmuş. Yanıt bekleniyor…

xx           xx           xx

Bence Büyükşehir Belediyesi veya ilçe belediyeleri sınırları içindeki “halka açık” ve “halka açık olması gereken” yerlerde “yetki” ve “sorumluluk” sahibi olmalılar…

Çünkü Akbük’ten gelen şikayetler her yerden (İztuzu Kumsalı hariç) geliyor ve hemen hepsinin altından MUÇEV çıkıyor!

Örnek vermek gerekirse Fethiye’de Kumburnu Tabiat Parkı‘nın giriş ücretini MUÇEV alıyor. İşletmeciği ise 2014‘te yapılan ihaleyi kazanan Güneş Aydeniz Turizm AŞ yapıyor. Şirket hizmette hızını alamamış, “Ben elin günün içinde gecekonduda yaşar gibi şezlonkta güneşlenemem” diyenler için denize sıfır “loca”lar yaptırmış!

Bir bakmışsınız o “loca”lar denize taşınıp, “Su Üstü Bungalov” olmuş!

Allah’tan Fethiye’de yerel yönetim var, basın var, kamuoyu tepkisi var.

Localar kaldırıldı…

xx           xx           xx

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı 10.08.2017 tarihli sosyal medya paylaşımında o localarla ilgili “Ölüdeniz’i sıfırladılar: 210 TL” başlıklı habere de yer vererek şu ifadede bulundu:

Siz bu toprakların Allah vergisi güzelliklerini, ‘sadece maddiyat gözeterek’, Fethiyeliler ve Fethiye’deki resmi ve sivil örgütler varken, 2 kuruş fazla para almak için birilerine verirseniz, işte böyle hizmet değil, rant öne çıkar. Güzelim plaj berbat edilir. Aynen Boncuklu Yarımadası’ndaki koylarımızda da olduğu gibi. Bu değerler bu topraklarda yaşayanlara aittir!

Katılmayan var mı?

Muğla Valiliği’ne ait “Muğla’ya Hizmet Vakfı” ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı “Türkiye Çevre Koruma Vakfı” ortaklığında kurulan “MUÇEV” şirketi yerel seçimlerin ardından adeta Muğla kıyılarının “patronu” olduğunu ilan etti… “Yetki benim” dedi…

 Sorumluluk kimin?… O günden beri Muğla kıyılarını, koylarını kaybediyor…

xx           xx           xx

Tabi kimsenin hakkını yemeyelim… Dönemin Muğla Valiliği’nin MUÇEV vasıtasıyla İztuzu Kumsalı’nı bir firmaya neredeyse ihalesiz vermeye kalktığında, tepkileri de dikkate alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı orayı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne tahsis etmiş, belki de örnek oluşturmuştu… Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı İztuzu Kumsalı’nın bir Akbük, bir Ölüdeniz olmasını engellediği için kutluyoruz.

Tabi “Azmaklar” ilginç bir konu.

Muğla, “Büyükşehir” statüsüne geçmeden önce Azmaklar’dan Akyaka Belediyesi sorumluydu. O zaman orada bugünkü yoğunluk yoktu. Azmağa saldırı bugünkü kadar fütursuz ve azgın değildi…

Akyaka, Ula’nın Mahallesi olurken, Azmakların yetki ve sorumluluğu Ula Belediyesi’ne geçti. Ancak Ula Belediyesisorumluluktan” kaçtığı için yetkisini Muğla Valiliği’ne bıraktı.

Sonuç ortada…

xx           xx           xx

Sonuç olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Valiliği’nin Azmaklardaki yetkisinin iptali için İdare Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanmış. Şu anda Azmaklar’da kimsenin yetkisi yok.

Yani Azmakların ağlanacak halinden Büyükşehir Belediyesi sorumlu değil…

Bunun için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuran Muğla Büyük Şehir Belediyesi yetki ve sorumluluğun kendisinde olmasını istiyor. Yerinde ve haklı bir istek…

Umarız Bakanlık da bizim gibi düşünür…

Muğla Valiliği “yetki” kullanırken, kıyı ve koyların kamuya, yani “halka açık” alanlar olduğu ve bu alanların korunması gerektiği “sorumluluğunun” da farkında olsaydı, bu noktaya gelinmeyebilirdi…

Antalya’da kıyıların yetki ve sorumluluğu AK Partili Büyükşehir Belediyesi’nde.

AK Partili Başkan Menderes Türel’de kıyıları halka açtı…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.