Muğla’yı bekleyen büyük tehlike!

Bu haber 20 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 858 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Belediyesi’nin yaptırdığı çalışmada, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Türel ve Doç. Dr. Baykan Günay’ın imzalarını taşıyan raporda, yeni bir hastane yapımı için tarafların ortaya koyduğu bütün seçeneklere ‘olumsuz’ bakılırken, belediyenin iki seçeneğinden “Vakıf arazisi”ne olumlu bakılmakla birlikte şu sorunun sorulması gerekiyor:
“Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bir hastane gerekli ama, Muğla’ya yeni bir hastane gerekli mi?”
Nitekim, söz konusu raporda bu sorunun yanıtı da aranmış. Vakıf arazisine ‘olumlu’ bakılmakla birlikte bakın o bölümde nasıl devam edilmiş;
“Gerçekte mevcut Devlet Hastanesi yerleşkesi, yaklaşık 4.5 hektar alanı kapsayan, kentin yerleşik dokusunun içinde, kent merkezinin yakınında ve bu nitelikleriyle devlet hastanesi için ideal sayılabilecek bir konumdadır. Halkın bir bölümü buraya yaya olarak erişebilmekte, acil servis için oldukça kısa sürede erişmek mümkün olabilmektedir.”
 
xx           xx           xx
Raporda, 560 yatağı ve 64 doktoru bulunan Muğla Devlet Hastanesi kentinin yanı sıra tüm ile hizmet veren, ‘ihtisaslaşma düzeyi yüksek’ bir sağlık tesisi olarak nitelendirilirken, şöyle devam ediliyor:
“1927 yılında 50 yataklı olarak kurulan hastane zamanla genişleyerek birbirine köprü ile bağlanan A, B ve C Bloklarından oluşmaktadır. 2006 yılında Menteşe Devlet Hastanesi ile birleşerek yatak kapasitesi 500’ü aşmıştır. Yerleşke içinde Diş ve Protez birimi, Sağlık Müdürlüğü binası, Sağlık Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır. Polikliniklerin tek katlı iki barakada faaliyet gösterdiği görülmüştür.”
Bu tablo ortaya konduktan sonra, mevcut hastanenin gözden çıkarılması halinde “Muğla’yı bekleyen tehlikeye” şöyle işaret ediliyor;
“Devlet Hastanesi’nin yakın çevresinde 41 eczane, 10 medikal kuruluş ve 29 doktor muayenehanesi bulunmaktadır. Kentin bu yöresi sağlık hizmetlerinin yoğunlaştığı ve bu hizmetlerde ihtisaslaşmanın sağlandığı bir bölge haline gelmiştir. Hastanenin başka bir yere taşınmasının bu bölgede krize neden olması kaçınılmazdır.”
Muğla’ya yatırım getirebilmek ve Muğla’nın geleceği için büyük bir çaba ve hassasiyet içinde olan iktidar milletvekilleri Prof. Dr. Yüksel Özden ve Dr. Mehmet Nil Hıdır’ın bu satırları çok ama çok dikkate almalarında yarar var…
 
xx           xx           xx
Bu durumda ne yapılmalı?
“Hastane için çok uygun konumda bulunan Devlet Hastanesi’nin, tıpta yeni teknolojilerin uygulanmasına daha uygun yeni binalarla yenilenmesi öngörülüyorsa, bu yerleşke için yenileme planının hazırlanarak dönüşümün hazırlanacak programa uygun olarak zaman içinde gerçekleşmesi sağlanabilir.” denilen raporda sorunun yanıtı şöyle:
“Hazırlanacak kentsel tasarımı da içerecek yerleşke planında, Sağlık Meslek Yüksek Okulu’nun Üniversite yerleşkesinde Tıp Fakültesi ve Hastanesi ile birlikte inşa edilecek binaya taşınması, mevcut binanın yıkılarak çevresindeki boş alanla ve barakaların bulunduğu yerleri de değerlendiren bir merkez binanın yapımı öngörülmelidir. Poliklinikler ile ameliyathane ve ileri teknolojilerin uygulanmasını gerektiren diğer birimlerin yer alacağı ve diğer hastane binalarıyla bağlantısının sağlanacağı bu bina yapıldıktan sonra, çoğunlukla hasta odası olarak kullanılabilecek mevcut dört hastane binası için yıkılıp yeniden inşa etme veya içlerinin yeniden düzenlenmesi seçeneklerinden hangisinin uygulanacağı kararı ilgili uzmanlar tarafından ayrı ayrı alınmalıdır. Mevcut Devlet Hastanesi yerleşkesini böyle bir yaklaşım ve planlamayla yenilenip geliştirilmesinde, çevre yolu üzerinde orman statüsündeki arazide yeni hastane binası yapılmasına göre çok daha büyük kamu yararı bulunduğu açıktır.”
 
xx           xx           xx
Rapor hazırlanırken, tarafların önerileri ve seçenekler Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile karşılaştırmalı olarak bütün ayrıntıları ile incelenmiş ve ortaya gerek sağlık sektörü ve gerekse şehircilik açısından üzerinde çok fazla tartışılamayacak bir rapor konmuş.
Rapor hazırlanırken, Muğla ili genelindeki sağlık sektörü gelişmesi, turizm ve nüfus hareketleri de bütün detayları ile dikkate alınmış.
Raporda, bu çerçevede, gelecekte Muğla’nın ilçelerinde sağlık alanında özel sektörün yatırımlarının devam edeceğine dikkat çekilirken, ilçelerde gelişen sağlık hizmetlerine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin de eklenmesiyle Muğla Devlet Hastanesi’nin bu gün taşıdığı yükün azalacağına işaret ediliyor.
Yani, rapora göre Muğla Devlet Hastanesi’nin yükü gelecekte artmayacak, azalacak.
Hal böyle olunca, Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerde restore edilip, geliştirilmesinde her bakımdan çok büyük yarar var…
Yoksa, tersine bir uygulama ile Muğla şehir merkezinin “terk edilmiş” hale gelmesi kaçınılmaz görünüyor!
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.