Muğla’ya Yakışmayan Olaylar

Bu haber 12 Mart 2014 - 19:55 'de eklendi ve 954 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Zaman zaman istenmeyen olaylar karşısında üzülmemek elde değil.

Hele yaşadığımız kent Muğla’da olunca.

Oysa Muğla, geçmişten günümüze Türkiye genelinde istisna bir kentti.

Bu nedenle çoğu kez parmakla gösterilir.

Dolayısıyla gururlanırdık.

Bir yerde bu kente mensup olmanın onuru taşırdık.

Değil mi ki ayrıcalıklı bir yerleşim merkeziydi.

Başkaca ne istenirdi.

***

Ya şimdi?

Özellikle son yıllarda hiçte arzu edilmeyen gelişmeler karşısında, acaba diyoruz!

Acaba bizim kentimiz de diğerleri gibi mi olacak?

Artık ayrıcalıklı bir kent olmanın kıvancını yaşayamayacak mıyız?

Çok değil kısa bir süre öncesine gidelim.

Turizm ağırlıklı yörelerde gün geçmedi ki, rantın neden olduğu olumsuzluklar gözlenmesin.

Hem de her yerleşim biriminde.

Hele ülkemizi tercih eden yabancı menşeliler benzer olumsuzluklarla yüz yüze gelince, daha bir kahrolduk.

Bir yerde utandık.

Nasıl olurda, dünya ülkeleri arasında misafirperverliğiyle tanınan ülkemizde, bu tür eylemler olurdu?

Bu tür fiiller turizme indirilen darbe olmanın ötesinde, ülkemiz imajının sarsılmasına neden olmaz mıydı?

Olurdu.

Hem de bal gibi olurdu.

Her ne kadar bu tür çirkinlikler azalmaya yüz tutsa da arada sırada ulusal basın organları yanında dünya medyasına düşünce, tedirgin olmamak elde değildi.

***

Şimdi sadede gelelim ve de şapkamızı önümüze koyalım.

Bu tür hiçte arzu edilmeyen olumsuzluklar bir yana, ya aile içi olaylar?

En son örneği Fethiye ilçesinde görülen vahşet?

Eğer bir aile reisi, gözünü kırpmadan önce eşini, ardından biçare evladını hunharca katlediyorsa!

Ve de bu eylem kendi ilimizde meydana geliyorsa!

Üzülmenin ötesinde kahrolmaz mıyız?

Muğla gibi demokrasinin beşiği kabul edilen bir ilde kabullenmek mümkün mü?

Kimin ailesini katletmenin yanında kentin imajını yerle bir etmeye hakkı vardır?

Ne yarsın ki oluyor.

Ne denli üzülsek, bir yerde kahrolsak da oluyor.

***

Peki nedendi?

Neden, bir zamanlar her alanda parmakla gösterilen Muğla, son yıllarda istenmeyen gelişmelerle yüz yüze gelmektedir?

Belli ki bunun bir değil birçok sebebi var.

Bir kere son olayda görüldüğü gibi psikolojik rahatsızlık, bu tür eylemin en bariz göstergesi.

Yapılan açıklamaya göre, aile içi sorunlar evin reisini bunalıma sürüklüyor.

Ne denli çaba gösterse de üstesinden gelemeyince bu tür bir vahşetin müsebbibi oluyor.

Aynı ilçede gözlenen bir başka olay, siyasi ağırlıklı.

Halkın Demokrasi Partisi (HDP) ilçe örgütünün açılışına tahammül edemeyen bir grup, parti binasını taşlıyor.

Bu kadarda olsa!

Özellikle turizmin yoğun olduğu, ilişkin olarak mevcut yerleşik nüfusa tahminlerin üzerinde katılımlar olunca, benzer olayların ardı arkası kesilmedi.

İster gasp deyin ve de rant kavgasına, ne yazık ki turizm yöreleri benzer eylemlerin sıkça gözlendiği merkezler olup çıktı.

Buna birde sarkıntılık eklenince, dünyanın en gözde merkezleri arasında gösterilen turizm beldeleri, bu tür bir damga yemekten kurtulamadılar.

Kurtulamadı ya olan Muğla’ya olmaktadır.

Artık burası da, hiçte yakışık almayan olayların meydana geldiği kent olmanın üzüntüsünü yaşamaktadır.

Nasıl yaşamaz?

Siz yıllar boyu her bakımdan istisna bir kent olmanın gururunu taşıyın.

Her kim olursa olsun, sizi parmakla göstersin.

Buna karşın birileri, hiçte yakışık almayan eylemlerle kentin imajını yerle bir etsin.

Kimin hakkı var? derken vurgulamak istediğim temel nokta buydu.

Tekrar tekrar altını çizmek istiyor ve de soruyorum.

Böylesine istisna bir kentin konumunu sarsmaya kimin hakkı vardı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.