Muğla’ya yakışmayan görüntüler

Bu haber 08 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.030 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Uğur Mumcu Bulvarı’ndan gelirken, Aylin Karaca (DSİ) Kavşağı’nda sizi, boyandığında ne renkti, boyanmış mıydı, boyandı ise ne zaman boyanmıştı belli olmayan AKTUR’a ait bina karşılar.
Ne kadar uzun bir cümle oldu! Uzun cümleler okuyanı yorar. Ne zaman boyandığı unutulmuş, boya bana yüzü görmemiş binalar da yorar insanı!..
Kültür-Turizm Kenti Muğla’ya bu bina yakışmıyor…
Muğla Turizminin öncülerinden AKTUR’a yakışıyor mu?
 
xx      xx      xx
Şehir merkezine girdiniz mi İl Özel İdare binasının karşısındaki Gölcüklü İş Merkezi şaşkına çevirir insanı. Muğla’nın ilk “apartmanlarından” biri olarak binanın ne zaman yapıldığını bilen bir eski Muğlalı “Bina yapıldı yapılalı hiç boyanmadı” diyor. Yorgun yapı, terk edilmiş, yıkıldı yıkılacak gibi duruyor.
Oysa Gölcüklü Ailesi, tarihi Yağcılar Hanı’nı Muğla’ya yeniden kazandıran ailedir.
O aileye bu bina yakışıyor mu?
Gölcüklü İş Merkezi el değiştirmiş olabilir, ama içinde yaşayanlar yaşadıkları yerden hiç mi rahatsızlık duymuyorlar?!!
 
xx      xx      xx
Oradan Belediyeye doğru yöneliyorsunuz.
Sizi altında bir eczane ile ikinci el ev eşyaları alıp atan bir yer bulunan tarihi Muğla Evleri’nden biri karşılıyor. İçinizden “Bari Belediye kamulaştırıp, restore ettirse de bu tarihi yapı, yakınında restore edilmiş tarihi yapıların yanında boynu bükük kalmasa” diye geçiyor…
Hele bir de o ikinci elcinin sokağa taşan eşyalarının yarattığı görüntü kirliliği…
“Muğla’da mıyım?” diye sormadan edemiyorsunuz.
Bu rahatsızlık belediye zabıtalarını rahatsız etmiyor mu diye sormaya gerek yok. Bu bölgede, kaldırımların iş yerlerinin işgalinde olması zaten “gelenek” haline gelmiş durumda!
 
xx      xx      xx
Kocamustafendi Caddesi’nde yürümeye devam ediyorsunuz. Devlet Hastanesi’nin karşısındaki Okutucu Apartmanı’nın önündesiniz. Bu apartmanda Muğla’nın ilk “apartmanlarından”… Senelerdir boya badana görmedi!…
Şöyle bir arkanıza baktığınızda, içinde sendikaların bulunduğu aparman yavrusu binalar, “Bizi ide görün” diye bağırıyor!
Okutucu Apartmanı’ndan aşağıya yöneldiğinizde Muğla’nın ilk “sitesi” olan Eren Sitesi’ni görüyorsunuz.
Yapıldığında orada oturmak bir ayrıcalıktı… Ayrıcalıklı insanların oturduğu site bu gün dökülüyor!
Eren Sitesi’nin arkasındaki sokaklara hiç girmeyin… Muğla’nın zengin doktorları otururdu oralarda.
Şimdi terk edilmiş gibi…
 
xx      xx      xx
Okutucu Aparman’ın önünden açık pazar yerine girmeye kalktınız mı, Saray Otel’in komşusu apartmanları görürüsünüz.
Bazıları yapıldı yapılalı hiç boyanmamış, bazılarının boyalara solup, dökülmeye başlamış.
Buradan sağa döndünüz mü, Belediye’ye ait Nilüfer Caner Huzurevi’nin bulunduğu sokaktasınız. Huzur Evi’nin yanında SİT kararları sonucu Muğla Evleri benzeri iki katlı bir bina yapıldı.
Çok güzel, sevimli bir bina çıktı ortaya. Ya arkasındaki ölü cephenin yarattığı görüntü kirliliği?..
Buradan Ziraat Bankası’na doğru yöneldiniz mi, Arif Şeker’in market mi, bakkal mı ne belli olmayan iş yerinin bulunduğu binanın çirkinliği, Muğla’ya aykırılı ile karşılaşıyorsunuz.
Bu binaya “cephe giydirmek” zor mu, diyeceğim ama, Yağcılar Hanı’nın bitişiğindeki belediye mülkü (eski yağ hali) yıllardır cephe giydirilmeyi bekliyor!
 
xx      xx      xx
Çok mu önemli?
Sorunun yanıtı nerede durduğunuza, nereden baktığınıza, ne kadar “Kültür Kenti Muğlalı” olduğunuza bağlı…
Daha geçenlerde Muğla Belediyesi, bir “Muğla geleneğini yaşatma” adına Kentsel SİT Alanı içinde bedava kireç dağıttı.”Eski Muğla” dediğimiz Kentsel SİT Alanındaki yapılar “Bacalarına kadar temiz ve beyaz Muğla” oldu…
Ya “yeni Muğla”?
Sahi yeni Muğla mı, eski Muğla mı eski?!!
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.