Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?

Bu haber 28 Mart 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.350 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Önceki gün elektronik posta ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden Ahsen Turan imzasıyla gelen “Basın Bülteni” görünce sevindim. Büyükşehir Belediyesi’nin Dalaman’da ihaleye çıkarılan koylarla ilgili açıklamada bulunduğunu düşünüp, sevindim.

Çünkü ihaleyi haber yapan ilk gazeteci olarak ilgili yerlerle görüşürken, bu tür alanların ihalesi, işletmesi ile ilgili Büyükşehir Belediyesi MELSA Yöneticileri ile de görüşmeyi ihmal etmedim. Sayın MELSA yetkilisi ile görüşmemizde yaptığım haberin sonunda şöyle yer aldı:
Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı MELSA yetkilileri ise, ihaleden haberdar olduklarını, ancak hukuki olarak ellerinden bir şey gelmediğini savundu.

xx        xx        xx

Cumhuriyet Gazetesi’nde de tam sayfa yer alan haberimde, 4 koyun 29 yıllığına kiralanmasının dikkat çekici olduğunu belirten CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz, bu koylarda kaçakçılık yapılması endişesi taşıdıklarını da belirtirken şöyle diyordu:

Bu koylarda 20’ye yakın salaş işletme var. İşletme sahiplerinin tamamı Dalaman’ın yerli halkı. Buralardan doğal yapı ile oynanmadan yatlara hizmet veriliyordu. İl Özel İdaresi kiraya veriyordu. Muğla büyükşehir olunca, İl Özel İdaresinin tasarrufunun Büyükşehir Belediyesine geçmesi gerekiyordu. Ancak Orman’da bıraktılar. Orman işletme şefliği de şimdi bu koyları ‘mesire yeri’ adı altında pazarlıyor. İhaleden mevcut yerli işletmelerin hiç birinin haberi olmadı. Üstelik pazarlık kapısını 80, 100 bin liradan açıyorlar. Kimlerin alacağı belirlenmiş değilse rakamlar büyür. Bu paralar buradan çıkmaz. Malikâne mi yapacaklar, bilmiyoruz. Endişeliyiz.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu sözler Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden gelmeliydi.

Neyse, geldi…

xx        xx        xx

Önceki gün saat 13.00’de gelen açıklama Büyükşehir Belediyesi kuruluşu MELSA’nın Müdürler Kurulu Başkanı Yavuz Kayı veya Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün imzasını taşımıyordu.

MELSA-MUÇEV kavgasında valilik ile karşı karşıya kalan Yavuz Kayı kendilerinin yetkisinde olması gereken plajların, günübirlik alanların ihaleye çıkarılmalarına karşı dururken nedense haberlerimizde adının geçmesini pek istememiştir. O nedenle gelen açıklamanın Sayın Kayı’dan geldiğini düşünebiliriz… (!)

İşte bu noktada insanın “Hani hukuki olarak elinizden bir şey gelmiyordu?” diye sorası geliyor…

Eskiden kent yönetiminin başına “Şehremini” denirmiş. Yani şehrin emin kişisi…

Bu durumda Sayın Osman Gürün için de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ve dolayısıyla Büyükşehir Muğla’nın “emini” denebilir.

Hal böyle olunca şehrin emininin, şehrin her türlü sorununda muhatap olup olmadığı konusunda da “emin” olunmalı…

Neyse, sonunda açıklama geldi ya…

xx        xx        xx

Tabi insanların kentlerine sahip çıkmaları, kentlerine karşı sorumlu olmaları için ille de belediye başkanı olmaları gerekmiyor. Bu anlamda sivil toplum örgütleri, meslek odaları çok önemli…

Ki, İztuzu Kumsalı’nın kiraya verilmek istenmesinde “Muğla sivil toplum hareketi” önemli bir sınav verdi. Elbette o hareket ile birlikte bütünleşen Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik de iyi bir sınav verdi. Neredeyse canından bile oluyordu!

Nitekim benim koyların ihalesini Cumhuriyet’teki haberim ile Türkiye gündemine taşırken, İKUP birleşenlerinden TEMA Vakfı’nın Muğla Temsilcisi Sergender Sezer ihaleler ile ilgili “Direneceğiz” diyordu.

Eminim ki direneceklerdir. İKUP (İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu) birleşenlerinin tamamı 2. İztuzu Cephesi açacaklardır…

xx        xx        xx

Elbette sivil toplum hareketi kadar yerel yönetimlerde çok önemli… Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz ilçesinde ihalelere kayıtsız değil. Halkı ve çevrecilerle birlikte hareket ediyor.

Yarın orada büyüyecek sivil hareket ile dün Başkan Karaçelik’in yaptığı gibi Muhammet Şaşmaz da bütünleşecektir.

TEMA Vakfı Muğla İl Temsilciliği, Marmaris Temsilciliği hafta sonunda Dünya Su Günü’nde Akyaka Azmaklarında atık temizliği yaptı. Temizlik sırasında bir inşaatın Azmak sularını kirlettiğine tesadüf ettiler ve basını ayağa kaldırdılar. Büyükşehir Yasası ile Akyaka’nın mahalle olarak bağlandığı Ula Belediyesi’ni de ayağa kaldırmak istediler. Ama kaldıramadılar… TEMA’cıların şikayeti üzerine olay yerine gelen Zabıta Memurları’na göre o kirlik Ula Belediyesi’ni değil, Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nü ilgilendiriyordu!

xx        xx        xx

Dalyan İztuzu Kumsalı’nın kiralanmak istenmesine karşı mücadele veren İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu (İKUP) ile Ortaca Belediyesi’nin avukatlığını ve hareketin sözcülüğünü yapan Berna Ulutaş, “Bu alanların mesire yeri yapılmasıyla ilgili iptal davası açacağız.” derken, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı da Akbük, Taşyaka (Bedri Rahmi), Göbün ve Küçük Sarsala koylarının, kendi yetki ve sorumluluk alanlarında olduğunu savundu…

Ne sevindik!..

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ihaleye çıkarılan koyların, kendi yetki ve sorumluluk alanlarında olduğu bildirdi. Sevinilmez mi?

Açıklamada, adı geçen koyların daha önceden İl Özel İdaresi‘ne tahsisli olduğu belirtilirken, Muğla Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu‘nun 20 Mart 2014 tarihli kararıyla Büyükşehir’e değil, Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘na devredildiği kaydedildi. “Bakanlığın, bu alanları 9 Nisan 2014 tarihinde yat mola noktası statüsünden çıkararak mesire yeri olarak tescil etmiş olması, kendilerine 2014 Mayıs ayında devredildiği ifadesiyle çelişmekte ve yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu hakkında da kuşku uyandırmakta olduğu” ifade edildi.

Yani Belediyeye göre, koylar İl Özel İdaresi’nden nasıl devredildi ise öyle kullanılmalı… Doğrusu da bu olmalı…

Elbette koyların bulunduğu alanların “mesire alanı” ilan edilmiş olması ise hukuken tartışılabilir…

xx        xx        xx

İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu’nun sözcülüğüne de yapan Av. Berna Ulutaş’ta aynı görüşte. O da şöyle diyor:

Adı geçen koyların bulunduğu ormanlık alanların mesire yeri yapılmasıyla ilgili iptal davası açacağız. Mesire yeri olarak tescil edilmelerine karşıyız. Ayrıca ihaleleri de takip edeceğiz. Daha önce buralar 2-3 yıllığına işletmeye veriliyordu. Şimdi 29 yıllığına verilmelerini çok uzun buluyoruz. Bakanlık denetleyeceğini söylüyor, ama para cezası ile betonlaşmanın önüne geçilmez.

Görünen o ki önümüzdeki hafta gerek çevreciler, gerek yöre halkı ve gerekse yerel yönetimler tarafından koylarla ilgili hukuk mücadelesi başlatılmış olacak. Muhtemelen Muğla İdare Mahkemesi’nde ardı ardına davalar açılacak.

İyi ki hukuk var!

xx        xx        xx

Görünen o ki pek çok konuda umut gördüğümüz Büyükşehir Yasası Muğla için “ödül” olabilecekken, uygulayıcıların sayesinde “ceza” haline geldi!

Çok ciddi yetki karmaşası ile karşı karşıyayız. Bu karmaşa “bulanık suda balık avlarcasına” rant çevrelerinin iştahlarını kabartmış bulunuyor.

O nedenle “Muğla Çevre Hareketi”nin içindeki “samimi unsurlarınİztuzu’nda başarılı olan İKUP yapılanmasını il genelinde gerçekleştirmelerinde yarar var. Buna Av. Berna Ulutaş öncülük yapabilir.

Muğla’nın doğal ve tarihi çevresi yerel yönetimlere, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ve Kent Konseylerine emanet edilecek kadar değersiz değil!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Prof.Dr.Peyami Cinaz 28 Mart 2015 / 13:51

27 MART 2015 tarihli Özgür Özcanın yazısında yazıldığı gibi Tuğrul Türkeş ile birlikte Aydınlık Türkiye Partisi kurucularından olduğum doğru değildir.Hatta bu parti ile hiç bir alakam olmamıştır.
Ben Muğla dan aday adaylığımı ,Tuğrul Türkeş’in isteği üzerine değil ;kendi hür irademle açıklamış bulunmaktayım.Tuğrul Türkeş ile hiçbir görüşmem dahi mevcut değildir.
Ben 1975 yılında Muğla da kurulan ilk ülkü ocağının kurucusu ve başkanı oldum .Bu siyasi çizgimde bugüne kadar bir değişiklik olmamıştır.
Bu konuda ayrıntılı doğru bilgi tarafımdan Özcan Özgür’e iletilmiştir ve en kısa sürede doğru bilginin yayınlanacağı tarafıma söylenmiştir.Bilgilerinize sunulur.Saygılarımla…
MHP Muğla Milletvekili Aday Adayı
Prof.Dr.Peyami Cinaz

ALPER AYDEMİR 28 Mart 2015 / 15:02

Sayın Özgür Özcan yazılarınızı merakla ve hayranlıkla hemen hemen her gün okumaya çalışıyorum.Bence bu gazetenin ve Muğlanın en güçlü kalemlerindensiniz. Ancak size olan bu hayranlığım Prof.Dr.Peyami Cinaz’a olan ilgim ve alakamla,27.03.2015 günü yazdığınız yazı ile çakıştı.Yazdığınız yazıda belirttikleriniz beni ve eminimki Peyami hocayı eskiden bu yana tanıyanları da bayağı hayrete düşürmüştür.Bizim Tanıdığımız Peyami Hoca daha belki de çoğu kişinin (bu çoğu kişilerin içinde sizde bizlerde olabiliriz)siyasetin s sini bile konuşmadığımız yıllarda,hatta siyasi görüşünü belirttiği veya belli ettiği için insanın canından olduğu dönemlerde korkusuzca ,hiç bir menfaat gütmeden sırf bu ülkeyi daha güzel günlere taşımak ülküsü ile Muğla da Bozüyük de ilk Ülkü ocağını kurup ,bu ocağa üyeler kazandıran ve bu ocağa başkanlık eden bu davanın neferlerinden olan birisidir. Yazdıklarınızdan anlaşılan ise sanki 1998 yılında Peyami Cinaz hocam bu davayla tanışmış MHP yi Tuğrul Türkeş ile tanımış gibi bir algı yaratmak istemişsiniz veya sizde öyle biliyorsunuz.Size olan hayranlığımızı bir kat daha artırmak ve Muğlanın en güçlü kalemi arasında kalmak adına lütfen bu paylaştığınız bilginin kaynağını bizlerle paylaşın.Bizlerdemi yanlış biliyoruz acaba?Muğla halkı yanlış bir seçimemi yönlendiriliyor veya neler oluyor?Aydın gazeteci,objektif gazeteci belgesini bilgisini hazırlamadığı şeyi yazmaz sizin de öyle olduğunuzdan hiç şüphemiz olmadı bu zamana kadar bundan sonrada olmasın diye lütfen Sayın Peyami Cinaz hocamızın Aydınlık Türkiye Partisi kurucusu olduğu bilgisinin veya belgesinin kamuoyu ile paylaşılmasını istiyoruz. Çünkü gerçek bilgiye ulaşmak bizimde hakkımız.Yanlış bir anlaşılma var ise bunu da bilmek isteriz.Sizin yaptığınız bir yanlış bilgilendirme ise bunu da açıklamanızı isteriz size yakışanda budur ayrıca buda bir erdemdir.Bütün bunların aksine siz de bu gerçekleri biliyorsanız ve birileri tarafından bu algıyı yaratmak için zorda bırakıldı iseniz veya tehdit aldı iseniz bunu da açıklamalısınız ki özgür basın olarak özgürlüğünüzü kaybetmemelisiniz adınız gibi Özcan Soyadınız gibi ÖZGÜR olmanız dileğiyle

reşat öztepe 28 Mart 2015 / 19:19

Gocuman; Yazınızı okudum.Yaklaşık olarak bir iki gündür özellikle CHP’li olduğunu yada CHP sempatizanı olduğunu bildiğim kişiler; Koylar ile alakalı laf ve söz söylemeye başladılar. O konuşan kişiler o koyların nerde olduğunu dahi bilemez. Amma helal olsun Gocuman; algı OPerasyonunu maşaallah iyi yönetiyorsunuz. Bunu da öğrenmiş olduk. sevgi ve saygı.

MEHMET kEZA KUNDAKCI 29 Mart 2015 / 13:23

OSMAN GURUN ICIN ALINAN TRILYONLUK ARABAYI GORUNCE O KADAR COK MUTLU OLDUMKI?BU SEVINCIMI HIC BIR SEY BOZAMAZ BU GUN?HAZIR PARISe GEZE GELMISKEN,COK YAKISIR Osman agama….