Muğla’ya Hizmet Vakfı mı?

Bu haber 13 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.758 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

MELSA yıllar önce dönemin Muğla Valisi Lale Aytaman tarafından “Muğla’nın el sanatlarının canlandırılması, yaşatılması ve geliştirilmesi” için kurulmuştu.

MELSA bir lokomotifti…

O zaman tezgâhlar bulundukları yerlerden çıkarılmış, Bayır’da, Yeşilyurt’ta dut ağaçları dikilmiş, ipek böcekçiliğine geri dönülmüştü…

Hep “Devlette devamlılık vardır” derler. Bence de… Ama galiba söz olması gerekeni söylüyor!

Türkiye’nin ilk kadın valisi uygun görüldüğü Muğla’nın Milletvekili olup Ankara’ya gitti, dokuma tezgâhları adeta sustu…

Veya öksüz kaldı!

xx        xx        xx

Kaç yıl geçti aradan…

MELSA, Muğla’nın geleneksel el sanatlarını üretip, ürettirip yerli-yabancı turiste satıp, Muğla’nın tanıtımında kullanacağına, yakın zamanın valililerinden Fatih Şahin’in arkadaşı olduğu söylenen bir manken eskisinin TAKKUNYA firmasına (kimsenin ilgi göstermediği, Muğla’yla hiç bir anlamda ilgisi olmayan ve tüketicinin de ilgi göstermediği Çin malı işporta işi, ama pahalı ürünlerine karışlık çok ciddi ödeme yapılmış. 563.487.00 TL…

Muğla’nın tanıtımı için yapılan bu ödeme, Muğla’ya Hizmet Vakfı MELSA’ya borçlandırılarak yapılmış.

Ne zaman?

25.05.2012 tarihinde.

Vakıf, MELSA’ya borcunu ödemiş mi?

Hayır… Muğla’nın Büyükşehir olabileceği ve MELSA’nın Büyükşehir’e devredilebileceği, devredilse bile o paranın yeni MELSA yöneticileri tarafından isteneceği akıllara gelmemiş olmalı!

Peki, dönemin Valisi Fatih Şahin’in dönemin İl Kültür Turizm Müdürü Kamil Özer ile birlikte iddia ettikleri gibi o MELSA depolarında kalan (!) ürünlerle Muğla marka oldu mu?

Bir de “Şirketler ortaklarına borç verir mi?”, eğer verirse bu “suç” olur mu?.. Bunlarda ayrıca yanıtı merak edilen sorular!

xx        xx        xx

Hamle’nin “Yılın EN’leri” ödülünün “Onur ve Başarı Ödülü” bence bu sene MELSA’nın Müdürler Kurulu Başkanı Yavuz Kayı’ya verilmeliydi. 2015 Yılında mutlaka verilmeli… Öneriyorum…

Aslında ben TAKKUNYA firmasına hiç sıcak bakamadım. İlişkinin bit yeniği kısmı sırıtıyordu. İşin farkındaydık… Sıkıntılı bir durum vardı. Bu köşede çok yazdık. Ama yanıt veren olmadı! Sayın Kayı’nın sayesinde sezgilerimiz ete kemiğe büründü.

TAKKUNYA Muğla’nın daha iyi yerlerde kullanılabilecek paralarını aldı götürdü, Muğla’nın tanıtımına üç kuruşluk bir fayda da sağladı mı?

Peki, Almanya patentli Arsnova Medya şirketi Muğla’yı “marka” yapabildi mi?

Sayın Kayı bakarsınız Arsnova Medya ile ilgili olarak da bir şeyler bulur da bizlerle, kamuoyu ile paylaşır…

xx        xx        xx

Sayın Kayı’nın basına verdiği bilgiye göre Muğla’ya Hizmet Vakfı MELSA’ya adeta sürekli borçlandırılmış…

Muğla’ya Hizmet Vakfı MELSA’ya sadece TAKKUNYA firmasının işporta ürünü tabak, çanak, fincanı için borçlanmamış. Örneğin Muğla Valiliği Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne alınan fotoğraf makinesi için de borçlanmış!

Ayrıca Muğla’ya Hizmet Vakfı sadece “Sosyal Sorumluluk Projesi” adı altında yapılan talepler için borçlanmamış veya ödemede bulunmamış…

MELSA’nın yeni Müdürler Kurulu Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Danışmanı Yavuz Kayı Muğla’ya Hizmet Vakfı’ndan TAKKUNYA’ya ödenen 563.487.00 TL’nin de içinde bulunduğu 830.590.40 TL borcunu ödemesini istiyor.

Sayın Kayı’nın açıklamalarında bu rakamın 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarının borçlanması olduğu görülüyor.

xx        xx        xx

MELSA’nın Vakfa nakit borç para vermesi için alınan kararlarda gerekçe olarak genellikle “Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın içinde bulunduğu maddi sıkıntı” ifadesine yer verildiğini görüyoruz.

Bu vakıf ticari bir kuruluş mu ki maddi sıkıntı içinde bulunuyor. Ya kaynaklarınıza göre hareket edersiniz veya kaynaklarınız yetersiz ya da yoksa kapanırsınız!

Anlaşılan Muğla’ya Hizmet Vakfı MELSA’nın sırtına sülük gibi yapıştırılmış!

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın MELSA’ya borçlanma kalemlerine baktığınızda sadece fotoğraf makinesi ödemesi ile değil, vidanjör kiralaması ile de karşılaşıyorsunuz…

Vakfın vidanjörlük ne işi olur?

xx        xx        xx

Eğer MELSA’nın 2013 te 10.322.642 TL, 2009, 2010,2011 ve 2012 de ortalama 8.000.000 TL geliri olan başta Ölüdeniz olmak üzere turistik işletmeleri olmasa idi Muğla’ya Hizmet VakfıAyranı yok içmeye…” vaziyetlerinde olamazdı… AK Parti’nin Muğla eski Milletvekillerinden Seyfi Terzibaşıoğlu’nun restore ettirdiği o çok güzel tarihi yapısında çok büyük kira ödeyerek faaliyet gösteremezdi… Vakıf bundan sonra o tarihi binanın kirasını nasıl ödeyecek bakalım…

Benim asıl merak ettiğim, Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın gelir kaynakları nelerdir? Düne kadar MELSA vardı. Bundan sonra MELSA’da olmadığına göre, Vakıf MELSA’ya olan borçlarını nereden nasıl ödeyecek?

Artık MELSA Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin… MELSA’sız Vakıf tahtırevanla yol almaya galiba zor devam eder… (!)

Yoksa o düne kadar MELSA’nın işletmesi olan ve MELSA Büyükşehir’e geçince protokolleri seçime 9 gün kala fesih edilen turistik alanların işletmesi veya işletmecilere kiraya verilmesi Vakıf marifeti ile mi yapılacak?

xx        xx        xx

Bu vakfın geliri gideri incelemeye alınmalı. Birileri çıkıp bu vakfın Muğla’ya nasıl hizmet ettiğini anlatmalı… “Örtülü ödenek mekanizması” imajından çıkarılmalı. Şaibeden kurtarılmalı. Yoksa fesih edilmeli…

Doğrusu ben MELSA’nın Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesinden sonra Ölüdeniz ve öteki alanların MELSA tarafından işletilmesinin fesih edilmesini de “şık” bulmadım…

Ama fesih işlemi yasal olabilir. Sonuç ta o yerler MELSA’nın malı, sermayesi değil…

Gelinen noktada Ölüdeniz ihaleye çıkartılacak ve ihaleyi kazanan tarafından işletilecek. Nitekim o ihalede çoktan yapılmış galiba…

Geçmişte öyleydi ve o yıllarda Fethiye’de mafya savaşları yaşanıyordu. O yıllarda MELSA’yı çok önemli bir amaç için kuran Lale Aytaman, o yerlerin işletmesini MELSA’ya alarak mafya kavgalarına da son vermişti…

Şimdi gelinen nokta çok acı ve düşündürücü…

xx        xx        xx

Bence MELSA Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne veya Fethiye Belediyesi’ne de verilmemeli…

O yerler en azından mafya kavgalarına neden olmamak, turizme zarar vermemek adına Muğla Valiliği’nde kalmalı, ama Vakfın çiftliği haline de getirilmemeli…

Sadece son 5 yılda Ölüdeniz’den brüt ortalama 8.000.000. TL gelir elde edilmişte hala Ölüdeniz’de Babadağ teleferiği yapılamamış, Kayaköy’ün restorasyonuna başlanamamışsa burada bir terslik var…

Bu tersliğe de izin verilmemeli… Bakalım yargının taktiri ne olacak?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 13 Haziran 2014 / 09:42

Gocaman;yazınızı beğenmemek mümkün değildir.Amma yorum’a yorum yapılmaz.Noktasına,Virgülüne kadar aynen ve ayni duygu ve düşünelerimle katılıyor ve ortakltaki bilgi kirliliğinin bir an önce temizlenmesi gerekir diye hayal!ediyorum.sevgi ve saygı.