Muğla’ya Adanmış Bir Yaşam: N. Açıkgöz

Bu haber 19 Nisan 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.664 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Rahmetli Barış Manço’nun eşi Lale Manço geçenlerde Muğla’dan geçti.

Geçtiğimiz yıl Yerkesik Otantik Çocuk Oyunları Şenliği’ne konuk olmuştu.

Muğla’nın tarihi Arasta’sını o zaman ziyaret etmek istemiş, nasip olmamış.

Unutmamışta. Görmeye gelmiş.

Muğla’nın taşını, tahtasını, ruhunu okumaya çalışan Metin Bilim Enstitüsü Derneği kurucularından Prof. Dr. Namık Açıkgöz rehberlik etmiş kendisine.

Zaten Namık hoca neredeyse 20 yıldır Muğla’nın fahri turizm, enformasyon müdürü. Gönüllü rehber…

xx        xx        xx

Bu hafta Hamle Gazetesi’ndeki köşesinde “20 yıl olmuş geleli” başlığı attığı yazısında şöyle diyor:
Muğla’ya geleli 20 yıl oldu.

Denizli üzerinden ve Yılanlı Dağlarındaki bulutların içinden, şiddetli bir yağmurla, Muğla düzüne indiğim ilk gün 6 Nisan 1994 Çarşamba günü idi. Üzerinden 20 yıl geçti.

Geldiğimde ben 28 yaşındaydım, oğlum 9….

Ve saçlarım simsiyah idi. 20 yılda neredeyse beyaza döndü saçlarım… Saçlarımın siyahını sana verdim sevgili Muğla!…

Burada şeker hastası oldum; damarlarım burada daraldı… Ölüme Muğla’da daha çok yaklaştım.

Yazının altına gerekli gereksiz yorum yapanlar olmuş. Haklı eleştiriler de vardı. Ama haklı da olsa, insanın o eleştirinin sahibine “Hocanın Muğla’ya verdiği emeğin sen ne kadarını verdin ki?” diye de sorası geliyor.

xx        xx        xx

30 Mart yerel seçiminde Belediye Başkanı Osman Gürün çok iddialı bir kampanya yürütmedi. Muhtemelen ciddi bir para bile harcamadı.

Kimilerini anaları Kadir gecesinde doğruyor. Osman bey sanırım onlardan biri. Nasıl olsa karşısında ciddi, iddialı rakipler yoktu. O yüzden birkaç poster ve broşür ile yetindi. Broşürlerden birinin kapağında şöyle yazılıyordu:

Muğla’ya adanmış bir ömür

Sevgili Namık Açıkgöz’ün yazısını okurken bu sözü anımsadım.

Namık hoca da Muğla’ya adanmış bir ömür!

xx        xx        xx

Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “Burada şeker hastası oldum; damarlarım burada daraldı… Ölüme Muğla’da daha çok yaklaştım.” derken, Muğlalıların tabiriyle Muğla’ya, Muğlalılara baş kaktığını sanmıyorum… Muğla’ya, Muğlalılara olan sevdasını öyle ifade etmiş…

Belediye Başkanı Osman Gürün’ün “Muğla’ya adanmış bir ömür” ifadesinde ise biraz o baş kakma kokuyor! Oradan bir “sevda” okunmuyor…

Kimse Başkan Gürün’e “Gel yaşamını Muğla’ya ada” demedi ki. Geldi “Muğla’ya hizmet etmeye varım.” dedi, Muğlalı da “Olur” karşılığı verdi. Yani 15 yıl Muğla il merkezini yönetmesi için alnına tabanca dayanmadı. Maaşını aldı, görevini yaptı. Tabi o görevin ne kadar yapıldığı da tartışılır…

İnsanın ister istemez, “Muğla’yı, Muğlalıyı Osman Gürün’e kim adadı?” diye de sorası geliyor!

Muğla il merkezini 15 yıl yönetmek yetmedi, şimdi 5 yıl da Muğla ilini yönetecek. Baş kakmanın alemi var mı? Türkiye mecburi olan tek hizmet var, o da askerlik. Belediye başkanlığı yapmak mecburi değil…

xx        xx        xx

Lale Manço Muğla’nın tarihi Muğla Arastası’nı Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün rehberliğinde dolaşmış.

Beğenmemiş…

Bende beğenmiyorum!

Manço, “Biz daha önce de geldik. Önceden burası daha otantikti. Şuradaki köşede ocak vardı, böyle ahşaplarda yoktu. Bu yenileme bir parça otantiklik katıyor, daha derli toplu duruyor, ama o eski hali daha heyecanlandırıyordu. Mesela o demirciyi tezgâhında görmek çok güzel bir şeydi.” demiş.

Gerçekten de restorasyon güzel oldu. Tarihi Arasta yeniden yaşam buldu, ama “fiziki” olarak… O eski “ruhu” yok! Bir şarkıda “Onun arabası var, güzel mi güzel…” denildiği gibi…

Nitekim o ziyaret sırasında Prof. Dr. Namık Açıkgöz de şu ifadede bulunmuş;

Arastanın günlük yaşamında eski mesleklerin yaşamasını umut ediyoruz. Ben Muğla’ya geldiğim yıllarda son semer ustasını görme şansım olmuştu. Artık bu türde meslek temsilcilerini bulamıyoruz. Tarihe tanıklık etmiş Arasta’da tarihle iç içe ticaretin sürmesi sevindirici.

xx       xx        xx

Prof. Dr. Namık AçıkgözTarihe tanıklık etmiş Arasta’da tarihle iç içe ticaretin sürmesi sevindirici.” diyerek iyi niyetli davranmış.

Muğla’ya adanmış bir ömrün “ürünü” bu olmamalıydı.

Tabi hala umut var… Bakarsınız Osman Gürün’ün 15 yıllık il merkezi belediye başkanlığında yapılamayan Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda yapılır. “Ustalık dönemi” diye bir moda var. Bakarsınız Başkan Gürün de ustalık dönemine gelmiştir…

Arasta’yı eskisi gibi içinde demircisi, saracı, tenekecisi, tenekecisi, kalaycısı, bakırcısı, çapıtçısı, kuyumcusu, helvacısı, köftecisi, Muğla kebapçısı, meyhanecisi ile yaşatmak mümkün…

Niyet ve sevda meselesi…

xx        xx        xx

Lale Manço geçen sene Yerkesik’te Metin Bilim Enstitüsü Derneği katkıları ile gerçekleştirilen “Yerkesik Otantik Çocuk Oyunları Şenliği’ne konuk olmuştu.

Tabi ev sahipliğini Yerkesik Belediyesi yapmıştı.

Artık Yerkesik Belediyesi yok!

Peki, “Yerkesik Otantik Çocuk Oyunları Şenliği” var olmaya devam edecek mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI
günaydın 19 Nisan 2014 / 11:56

lale manço’nun görüşleri artık referans oluyorsa ”hele bu köşeye hele namık hocaya” vay halimize…….

mehmet yıldırım 19 Nisan 2014 / 15:54

Sayın Özcan Özgür barmak bastığın konular o kadar ince ki bu insanları anlamakta güçlük çekiyorum….Tam bir panel konusu, kişiler ve kişilikler anlayana!

reşat öztepe 19 Nisan 2014 / 19:44

Değerli ustam;Namık Hoca ile ilgili olan amma çok ciddi ve oldukça ince ince mesajları da barındıran yazınızı kudüm.Kalemine ve gönlüne sağlık.Dr.B.B.Başkanının da “USTA” demek içimden gelmiyor.zaten siz de ısrarla Büyük köy mü Büyük Şehir mi ifadelerini kullanıyorsunuz.Belediye başkanlığı rahmetli Latif SEPİL ‘in yaptığı gibi FAHRİ olarak yapılırsa sevda kokabilir.para olarak karşılığı olduğu sürece sevda mevda usta yatırım hizmet bu kelimeleri sıralamaktan başka da anlamı yoktur.Napalım kimseyi zorla kolunu bükerek Dr.Başkan’a oy verdi diyemeyiz.biraz devrik oldu emme.gariidare ediver be ustam.sevgiler.

Ümral Deveci 19 Nisan 2014 / 22:13

Değerli gazeteci Özcan Özgür, 1994’ten beri tanıdığım, çok değerli hocam Prof. Dr. Namık Açıkgöz ve onun Muğla sevdası ile ilgili çok güzel ve çok doğru şeyler yazmış, belki az bile yazmış! : ) Bir yere gönül vermek için için orada doğmak gerekmiyor, orada yaşamak, orada çalışmak, orayı canı gönülden sevmek yeterli. Namık Hocam, Muğla’yı canı gönülden seviyor.

Belediye Başkanımız Dr. Osman Gürün de çok değerli bir doktor ve yönetici, Muğla halkı, Onu seviyor, seviyor ki 15 yıldır da destekliyor, beş yıl daha Belediye Başkanlığı yapmasını istiyor.

Namık Hocam da, Sayın Dr. Osman Gürün’de farklı kulvarlarda Muğla için çalışıyorlar emek veriyorlar. Onlara ve Muğla’ya farklı alanlar da katkı sağlayan tüm değerli insanlara, Muğlalı olarak minnettarız.

Metinbilim Enstitüsü Derneği’ne gelince, derneğimiz bağımsız bir kuruluştur. Muğla’da kurulmakla beraber hem Muğla’ya kültürel bir katma değer kazandırmak hem de ulusal ve uluslararası boyutta nitelikli etkinliklere imza atmayı hedef edinmiştir. Yerel bir dernek değildir. Bu nedenle yerel idarelerin değişimi derneğimizi hedeflerinden alıkoyamaz.
Derneğimizin etkinliklerinden biri olan Yerkesik Otantik Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Şenliği’ne gelince; bu yılda 4. gerçekleşecek olan etkinlik yine Yerkesik’te ve Yerkesik Mahallesi’nin bağlı olduğu Menteşe ve Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 24-25 Mayıs’ta gerçekleşecektir.
Yazılarıyla ve katılımlarıyla her zaman yanımızda olduğunu hissettiğimiz Değerli gazetecimiz Özcan Özgür beyefendiye Derneğimizle ilgili duyarlılığı için teşekkür ederiz.
Metinbilim Enstitüsü Dernek Başkanı Ümral DEVECİ

Neslihan Cengi 19 Nisan 2014 / 22:22

Üniversitede olmamanıza rağmen, sayın hoca ile ilgili bu kadar doğru tespitlerde bulunabilmek sanıyorum ancak usta bir gazetecinin işi olsa diye düşünüyorum. Kendisini 10 yıldır tanıma şerefine nail olduğum, onunla aynı kurumda çalışıyor olmaktan onur duyduğum, kendisini dediğiniz gibi Muğla’ya, Muğla’da öğrenci olarak bulunan herkese kısaca kendinden başka herkesin yardımına koşan bir zamane dervişi Hoca’m. Ben geleli 10 yıl oldu Muğla’ya. Ne hesaplarla dediğiniz gibi belki kadir gecesinde doğmuşlardır ama Muğla’yı sözde seve seve kullananları da gördüm, Muğla’ya söve söve ondan faydalananları da defalarca gördüm.Muğla’ya sadece katkı sağlayan ve ondan hiç karşılık almamış, almayı da düşünmeyen nadir insanlardan biridir. Bu yüzden sizi tebrik ediyor, sizi sadece bir aydır okuyan, biri olarak da sanıyorum bir okur daha kazandınız diyorum.

Cemil Şentop 19 Nisan 2014 / 23:08

Tek kelime ile harika! Sayın hoca ile ilgili o kadar doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız ki…Nüfusunda Muğla’lı yazanlar veya dün Muğla’ya geldiklerinde çulsuz olup yıllardır Muğla’nın sadece denizini, balığını,dedikodusunu yapıp cukkalananların bu yazıya rağmen utanacaklarını sanmıyorum ya. Çünkü onlar da seni okumayı bırakmışlardır. Ama yaptığın bir vefa örneği ve Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gibi. O da zaten kendini tanımlarken sanıyorum deli doluyum diyordu. Akıllı ve boş olmaktansa…Kim mi bu akıllı ve boşlar? Şöyle bir gımıldanıversen görcen be bizim oğlan. Sözde akıllılar. Sözkonusu makam ve cukka olunca. Ama biliyor ki Muğla’nın sağır sultanı bile bunlar hepsi boş! Boşlara da boşver gitsin!