Muğla’nın Yeni Ufku…

Bu haber 16 Ocak 2017 - 0:00 'de eklendi ve 851 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Köşe komşum Namık Açıkgöz ile geçen hafta Salı günü kendi deyimi ile “pişti” olmuşuz.

O gün telefondan mesaj atmış. “Hastane konusunda pişti olduk ya la!” demiş.

Gülüştük.

Aklın yolu bir” dedim.

Namık hocamı bilenler bilir. Üniversitemizin birçok konuda öne çıkan isimlerindendir. Köşesinde Muğla’yı her zaman benden daha iyi kaleme almıştır. Muğla’ya dair yazılarını çocuğunu sever gibi yazmıştır. Eh ne de olsa “hoca” o…

Geçen hafta kaleme aldığı son yazısına “Muğla’nın Yeni Ufku: Sağlık Sektörü…” başlığı atmış ve benim kaç gündür ele aldığım “sağlık” konusunu o yazısına sığdırıverdi.

Ben hala yazıyorum…

xx        xx        xx

Tabi biz köşelerimizde magazin figürleri gibi giysilerimizle pişti olamazdık.

Bu konuyu birlikte hiç konuşmadığımız halde o gün O da, ben de “Şehir Hastanesi” önerisinde veya talebinde bulunmuşuz.

Araştırma Hastanesi’nin Karadağ’da “Sağlık Kampusu” içinde yer alan yeni binasına bu yıl içinde taşınmasının ardından geride kalacak alanda “sağlık hizmeti” verilmeye devam edileceği kesin diyebiliriz…

Yeni küçük (200 yataklı) bir hastane inşa edilmesi gündemde.

Beklenti ise daha büyük bir hastane…

Ben baştan beri bu hastanenin eskisi gibi 2. Basamak Sağlık Hizmeti veren bir hastane olmasından yanayım. Benim gibi düşünenlerde var.

Tabi başta Hamle’nin İmtiyaz Sahibi Hayati Nizamoğlu olmak üzere bu hastanenin mevcut Araştırma Hastanesi gibi 3. Basamak Sağlık Hizmeti veren bir hastane olmasını isteyenlerde az değil…

xx        xx        xx

Şehir merkezinde “poliklinik hizmeti veren” bir sağlık kuruluşu olsunda ne olursa olsun diyenlerde çıkacaktır.

Nereden baktığınıza bağlı…

Hayati Nizamoğlu ve O’nun gibi düşünenler, yeni hastane binasında kavuşulacak “konforun” zaman içinde ortadan kalkmaması için ikinci hastanenin de 3. Basamak Sağlık Hizmeti veren bir hastane olmasını ve il merkezinde toplam yatak sayısının 2023 yılına kadar bin 200’e ulaşmasını istiyorlar, öneriyorlar…

Bunu ben de istiyorum. Üstelik hedef “Sağlık Turizmi” ise bu böyle olmalıydı.

Ancak Ankara’dan bir Araştırma Hastanesi daha isteyemezdik.

  1. Basamak Sağlık Hizmeti veren Şehir Hastanesi istenebilirdi.

Namık Açıkgöz hocamla bu anlamda pişti olduk…

xx        xx        xx

Namık Açıkgöz hocamın 10.01.2017 tarihli yazısında yaptığı tespitlere katılmamakta mümkün değil…

İzmir’den bağ budama artığı olmaları muhtemel asma çubuklarını Yeşilyurt’ta dağıtarak, Düzeyn’de güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi üretimi yapılabilecek araziye kekik ekerek, izci çadırı kurar gibi Yörük Köyü kurmaya, internet ortamında ticaretin arttığı bir zamanda fuar alanı tesis etmeye kalkışarak Muğla ekonomisini, ticaretini geliştirip, büyüteceğini sananlar elbette olacaktır…

Köşe komşum Namık Açıkgöz üniversitemizde ekonomi değil, edebiyat derslerine girer ama Muğla il merkezi ile ilgili yaptığı tespit alkışlanır.

İşte o tespit:

Muğla’nın ufku önce turizmle genişledi ve bu sektör şu anda belli bir doyuma ulaştı.

Muğla’nın ufkunda 1992’den beri de üniversite var. Her ilçeye yayılmış fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarıyla, üniversite, akademik işleyişin yanında güçlü bir eğitim sektörü olarak da Muğla’ya ufuk çizmiştir. Üniversiteye bağlı eğitim sektörü de belli bir doyuma ulaşmıştır.

Yeni Muğla’nın yeni ufku sağlık sektörü olmalıdır.

Bence de…

Ya sizce?

xx        xx        xx

Devlet Hastanesi, Tıp Fakültesi ile imzalanan protokolle hastane Araştırma hastanesi yapısına kavuştu. Yapılmakta olan ve gelecek aylarda hizmete girecek olan binalarıyla Tıp Fakültesi ve hastane, Muğla sağlık sektöründe büyük bir rahatlama sağlayacak. Fakat bu rahatlama bizi rehavete sürüklememeli.

Namık Açıkgöz hocamın ifadesi bu…

Hayati Nizamoğlu’nun kaygısını başka türlü dillendirmiş.

Ankara’nın bizi dinlemesi, anlaması için taleplerimizi daha yüksek sesle ve kararlılıkla dile getirmeliyiz.

En önemlisi keşke bütün Muğla pişti olabilse…

xx        xx        xx

Namık hocam yazısında “Son yıllarda telaffuz edilmeye başlanan ‘Şehir Hastanesi’nin Muğla’da da açılması şarttır.” diyor.

Kesinlikle…

Namık hocam şöyle devam etmiş:

Genel olarak 3. Kademe bir hastane olarak kabul edilen bu tür hastanelerden birinin Muğla’da hizmet vermesi ve bunun yanında sağlık turizmine yönelik yeni projelerin hayata geçirilmesi, Muğla’da, turizm ve üniversiteden sonra yepyeni bir ufuk olacaktır.

Ardından şöyle sormuş:

Bu güzelim il, niye sağlık turizminin baş kenti olmasın? Coğrafi avantajımızı sağlıkla beraber dünyaya niye pazarlamayalım?

Güzel soru… Hele turizmin üzerinde karabulutların dolaştığı şu günlerde bu soruların yanıtı çok önemli…

Bakanlıkça Muğla’nın da içinde bulunduğu 8 ilimiz Sağlık Turizmi için “pilot bölge” seçilmiş bulunuyor. Uygulamaya ne zaman geçilecek bilmiyoruz. Bildiğim Muğla uygulamaya hazır…

12 ay turizm yapabilmemiz için de önemli bir yol açıcı olabilecek olan Sağlık Turizmi’nde Muğla “başkent” olabilmenin tüm gereklerine sahip.

Yeter ki fiziki eksikler bir an önce tamamlansın, yeter ki afiliasyon ile Diş Hekimliği Fakültesi açılmasına izin verilsin…

xx        xx        xx

Tespit doğrudur.

Dünün “Tütüne dayalı Muğla ekonomisi” yeniden Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile hareketlenmiş ve ayağa kalkmıştır. Bugün ekonomimizin önemli ölçüde üniversiteye bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Söz konusu olan Muğla il merkezi ise turizmden gerçek anlamda nemalandığımız söylenemez. Ama yine de turizme kıyısından köşesinden, Akyaka’dan, Bozüyük’ten, Akbük’ten, Ören’den elimizin değdiği söylenebilir…

Ancak bugün Sağlık Turizmi’nin “yeni ufkumuz” olduğu bir gerçek.

O nedenle bu gerçeğe hem sokaktaki insanı, hem de Ankara’daki bürokratı ortak etmekle karşı karşıyayız.

Tabi burada “siyasi irade”nin rolü çok önemli…

Siyasi iradenin de ortaklığı ve yerel yönetimlerin kolaylaştırıcılığıyla Muğla Sağlık Turizmi’nin başkenti olacaktır…

xx        xx        xx

Pişti olmak çok kötü bir şey değildir.

Keşke herkes Namık Açıkgöz ile Özcan Özgür’ün pişti olduğu gibi pişti olabilse…

Bizimki biraz da “aklın yolu bir” olma meselesi.

Yukarıda vurguladığım gibi keşke bütün Muğla pişti olabilse…

Ben böyle pişti olmayı biraz da “ortak akıl” olarak görüyorum.

Yeni ufkumuz Sağlık Turizmi için Muğla’nın ortak aklına da ihtiyaç var…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 16 Ocak 2017 / 09:59

Gocuman; Ankara Siyasi Başkaentimiz,Antalya Turizm Başkentimiz,İstanbul Finansal Başkentimiz,Afyonkarahisar Termalin Başkenti,neden olmasın Sağlık Başkenti Muğla İlimiz. Ancak; Muğalı yereliyle ve geneliyle istiyormu. Az olsun benim olsun,küçük olsun bizim olsun mantığı devam ediyormu. Şimdiye kadar öyle etti de sevgi ve saygı.