Muğla’nın Yeni Rektörü…

Bu haber 20 Haziran 2018 - 0:34 'de eklendi ve 5.041 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kendimizi Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerine kaptırdık gidiyoruz.

Bir de Rektör seçimleri var.

Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın görev süresi sona erdi.

Prof. Dr. Harmandar şimdi YÖK’ün başvuruları 3’e indirip Cumhurbaşkanlığına göndermesi sonucu atanacak ismi bekliyor. Buna geçmişte olduğu gibi “seçim” demek de doğru değil.

Aslında bir çeşit atama…

Artık rektörler geçmişte olduğu gibi, üniversitenin akademisyenlerinin oylaması ile belirlenmiyor.

Yine aslına bakarsanız buna da seçim demek doğru değildi. Çünkü o zaman sonuçta sandıktan çıkan ilk üçten biri Cumhurbaşkanı tarafından atanabiliyordu.

Ancak Prof. Dr. Harmandar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanmakla birlikte, üniversite içinde de seçilmişti…

xx        xx        xx

Tabi arayış sürüyor…

Bu durum, akademisyenlerin kendilerinin tartışıp, sonuçlandıracakları, üniversitede kutuplaşmaya neden olmadan, katılımcı ve demokratik bir yönetim tarzını buluncaya kadar sürmesi beklenen bir durum.

Yürürlükteki yeni uygulamaya göre, üniversitede kutuplaşmaya neden olan “seçim” yok.

67 yaşını tamamlamamış ve en az üç yıl profesörlük yapmış herkes rektör olmak için YÖK’e başvurabiliyor. YÖK başvuruları 3’e indiriyor ve bu üç isimden biri Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanabiliyor. Gerektiğinde Cumhurbaşkanı başvuruların dışından bir atamada yapabiliyor.

Rektörlük başvurusu için aranan şartlar ilgili KHK’da şöyle ifade edilmiş:

Profesör olarak en az üç yıl görev yapmış olmak, Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre, devlet memuru olarak istihdam edilebilmek için engel bir hali bulunmamak, rektör olarak atama işleminin ikmal edildiği tarih itibarıyla 67 yaşını tamamlamamış olmak. Rektörlük için aday adayı başvurusunda bulunmak isteyen öğretim üyelerinin, belirtilen şartları taşıması halinde, herhangi bir devlet veya vakıf üniversitelerinde kadrolu veya sözleşmeli olarak görev yapmaları şart değildir.

xx        xx        xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden YÖK’e başvurular 06.06.2018 tarihinde sonuçlandı.

Ben 40 kadar başvuru olduğunu biliyordum, 50 kadar başvuru olduğunu söyleyenler var.

Sadece Muğla Tıp Fakültesi’nden 5 kişinin başvuruda bulunduğu söyleniyor.

Benim başvurduğunu bildiğim Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ümit Başar Semiz var.

İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nden de 7-8 başvuru olduğu söyleniyor. Fakültenin eski dekanı Prof. Dr. Bayram Coşkun ile Kamu Yönetimi Bölümü eski Başkanı Prof. Dr. Turgay Uzun ve Fethiye İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdoğan Gavcar’ın başvurularının olduğunu biliyorum.

Şu anda Rektör Yardımcılarından biri olan Prof. Dr. Bayram Akça ile Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ozan Bahar da başvuranlar arasında… Bunlar bize bir şekilde gelen isimler.

Muğla dışından başvurular olduğu da söyleniyor. Galiba onca başvuru içinde bir kadın rektör adayı yok…

xx        xx        xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü için 6 Haziran’a kadar YÖK’e kimler başvurdu insan bilmek istiyor…

Üniversitenin de bir yabancı tarafından yönetilmesinden endişe duyuluyor.

Siyasi kimliği akademisyen kimliğinden ağır basan birinin rektör olma olasılığı kaygı uyandırıyor.

Elbette Cumhur Başkanı Erdoğan, atayacağı rektörde “AK Parti referansı” arayacaktır. Ancak bu tek belirleyici olmamalıdır.

Adayların en AK Partili olanı değil, AK Partili adaylar içinde akademik kariyeri en iyi olan seçilmelidir…

Ya Muğla dışından biri gelirse… Bir de bu var… Doğrusu ben “Elin akıllısından kendi delin iyidir” diyenlerdenim. Ya siz? Siz kimlerin başvurduğunu bilmek istemiyor musunuz? Sizin endişeleriniz, kaygılarınız, beklentileriniz yok mu?

xx        xx        xx

Belki de böylesi iyi…

Seçim süreci başladığında AK Parti’de Ankara’ya aday adaylarından önce, rakipleri ve hatta yakınları tarafından hazırlanmış dosyaların gittiğini hepimiz biliyoruz. Çok çirkin bir aday adayı kampanya dönemi yaşandı. Adaylık başvurusu olmayan bir insana bile “olma olasılığı” karşısında saldırıldı.

O iddiaların, çamur at izi kalsın ürünlerinin, dosyaların mevcut 7 adayla ilgili olanların rakip partilerin eline geçtiğini düşünebiliyor musunuz? Bu anlamda kimlerin rektör olmak için YÖK’e başvurduğunu bilmememizde galiba yarar var!

Nitekim AK Parti’de en etkin sosyal medya kullanıcılarından biri olan Mete Kalay başvuru süresinin dolduğu günlerde “Kim rektör olacak? Bayram hoca mı? İbrahim hoca mı? Turgay hocamı? Ve adayları YÖK’e şikayete giden var mı?” diye paylaşımda bulunması oldukça manidardı… Mete Kalay’ın paylaşımlarından bazıları şöyle oldu:

Ya da şöyle soralım: Kim rektör olursa? Kimler sevinir? Herkese gözlerini Rektörlük seçimlerine çevirmelerini rica ediyorum.

Siyasilerimizin Rektörlük Seçimlerinde Politik Davrandıkları Kesin Ve Ben Siyasilerimizin Muğla’da Rektörlük Seçimlerine Müdahil Olacak Seviyede Siyaset Bildiklerini Düşünmüyorum

Kim Kimi Aday Gösterdi? Hangi Grup Hangi Adayı Destekliyor? Değerli Siyasilerimiz Herhangi Bir Aday İçin Olumlu Bir Görüş Bildirdi mi?

xx        xx        xx

Edindiğimiz bilgilere göre, YÖK’e başvuran adaylar YÖK tarafından 3 kişiye indirilecek. Cumhurbaşkanı o üç kişiden birini rektör olarak atayacak. Cumhurbaşkanının bunu yaparken, atamanın yapılacağı ildeki il başkanını da arayıp “Ne dersin?” diyeceği söyleniyor. Doğrudur, siyasetin görüşü sorulacaktır.

Cumhurbaşkanı Muğla’da hangi akademisyenin ne olduğunu nereden bilsin… Bana göre Cumhurbaşkanı il başkanı ile yetinmeyip, milletvekillerinin görüşünü de alacaktır.

Hal böyle iken, Muğla’nın hiç değilse meslek odalarının, STK’larının ne olup bitiyor diye ilgilenmelerinde yarar var, ama Muğla basınının dahi kayıtsız kaldığını görüyoruz.

Aldığımız haberlere göre ise, YÖK Muğla için yapılan başvuruları 6’ya indirmiş. O 6 isim kimlerse Ankara’ya çağrılıp, yapılacak mülakattan sonra sayı 3’e inecekmiş…

xx        xx        xx

Tabi insanın aklına YÖK sayıyı 6’ya neye göre indirmiş sorusu da geliyor. Bir “Rektör Adaylık Bilgi Formu” var. Burada adayın özgeçmişi yer alırken, şöyle denilmiş:

Sizi rektör adayı olmaya sevk eden temel nedenler? 2- Şimdiye kadar yapmış olduğunuz çalışmalar içerisinden rektör adayı olarak potansiyelinizi ve vizyonunuzu ortaya koyacağını düşündüğünüz en çok 3 çalışmayı (proje, yayın, bilimsel etkinlik, vb) belirtiniz. Başvuru yaptığınız üniversite ile ilgili öngördüğünüz proje veya tasarılar varsa bunlardan ikisini amacı ve kapsamı ile birlikte tanıtınız. Başvurduğunuz rektörlük göreviyle ilgili misyonunuzun ne olacağını belirtiniz.

Böyle bir başvuru formu kesinlikle milletvekili adayları içinde olmalı…

Tabi bu kadar değil… Formda, rektör adayının ulusal ve uluslar arası (SCI-Expanded, SSCI, AHCI tarafından taranan) dergilerde yayımlanmış makaleleri; Hakemli dergilerde ve diğer bilimsel, sanatsal dergilerde yayımlanmış makaleleri; Uluslararası kongre, sempozyum, panel, çalıştay (workshop) gibi bilimsel, sanatsal toplantılarda sözlü veya poster olarak sunulan, programda yer alan ve tam metin olarak yayımlanan bildirileri ve yayınlanmış kitapları da sorgulanıyor.

Bütün bunlardan geçip ilk 6’ya girmiş rektör adaylarına “hayır” demek mümkün değil, ama bir de Muğla’dan ve hatta Muğlalı da olursa kim ne diyebilir ki?

——————————-                                                   ——————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Her siyasi parti, kendi yalanını yutarken ölür.  (John Arbuthnot)

ÇİVİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın “Kendi resminin giydirildiği” otobüsü görenler “Bu nereye aday?” diye soruyorlarmış.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

——————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Biray 20 Haziran 2018 / 12:34

Üniversitemizin yeni rektörünün kim olduğu belli gibi aslında zikredeceğim isim pek Muğla kamuoyunda gündeme gelmedi diye biliyorum. Kendisi Fethiyeli’dir, daha önce Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde dekanlık ve Yalova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yine dekanlık görevlerinde bulundu. 08.11.2012 Tarihinde Bakanlar Kurulu kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atanmıştır. Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu’ndan bahsediyorum. Yeni rektörümüz büyük olasılıkla İbrahim Hoca olacaktır diye düşünüyorum.

Serhat Yazıcıoğlu 20 Haziran 2018 / 23:21

“Adayların en AK Partili olanı değil, AK Partili adaylar içinde akademik kariyeri en iyi olan seçilmelidir” şeklinde bir ifadeniz var. Ben buna değinmek isterim. Özellikle de akademik kariyeri en iyi olan kısmına. Rektörler ve kamuda görevlendirilen diğer yöneticiler (MEB,Adliye, Sağlık Bakanlığı, Üniversitelerin Tüm Birimleri vb.) kendi alanlarında iyi bir kariyer yapmış olabilirler. İyi bir akademisyen, iyi bir öğretmen, iyi bir hukukçu veya iyi bir hekim. Ancak bu iyi bir yönetici olacaklarını göstermeyecektir ki, zaten bunun birçok örneğini yaşamaktayız. Yönetici olarak görevlendirilecek tüm kamu personeli bu alanda yetiştirilmelidir. Rektör olarak atanan bir profesör maalesef yönetim konusunda acziyet içerisinde olabiliyor ve bu durum hem kuruma hem çalışanlara hem de kendisi ve sevenlerine zarar verebiliyor.

Sözün özü, ister rektör, ister başhekim, ister il milli eğitim müdürü, kim olursa olsun. Kamu kaynaklarını kamu personeli ile etkin ve verimli kullanma adına görevlendirilmektedir. İyi bir yönetim sergileyemediği sürece başkaları tarafından yönlendirilmeye açık olacaktır. Bu nedenle “YÖNETİM” konusunda mutlaka ciddi bir eğitimden geçmedikçe bu tür kadrolara adaylık kabul edilmemelidir. Yönetim konusu bir uzmanlık alanı görülmediğinden maalesef hemen herkes yönetici olabiliyor ve kamu kurumlarının etkin çalışması istenen düzeyde olamıyor.

Nilgün Açık Önkaş 24 Haziran 2018 / 17:12

Yeni Rektör inşallah liyakat, etik, güven, hakkaniyet, adalet, çalışma huzuru, sevgi, saygı, dostluk, barış, iyilik, güzellik, insanlık gibi pek çok olumlu değeri beraberinde getirir.

Nilgün Açık Önkaş 24 Haziran 2018 / 17:22

Tabi en önemlisi EŞİTLİK İLKESİ. Elemanlarini yargilamadan dinlemesi, tarafsız olabilmesi, dolduruşlara gelmemesi. Sorunları tirmandirici degil çözümcül olması. Böyle olmayinca çalisma huzuru kalmiyor. Üniversite bilim üretmek yerine lüzumsuz islerle vakit kaybetmemeli.

Çakma Prof 16 Ağustos 2018 / 19:57

Biray, senin kim olduğunu tahmin ediyorum. İbrahim Hatipoğlu (Soyadını değiştirmeden önce Güngörmez) rektör olacaktı değil mi? Oldu gördün işte! Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş! Çanakkale’de duramadı Yalova’da da duramadı üstelik soruşturma geçirip ceza aldığını çok iyi biliyorsun.Rektörlük, onun yapabileceği en son iş bile değil! Men dakka dukka Biray…

Gün Görür 22 Ağustos 2018 / 21:51

Biray, Hatipoğlu rektör oldu mu? Hah hah ha haaaaa