Muğla’nın Sebil çeşmeleri…

Bu haber 20 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.129 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla’da bir Mevlevihane olduğunu biliyor musunuz?
Çoğun insan bilmez. Bu gün Şahidi Camii olarak bildiğimiz ibadet yeri 1800’lerin Muğla’sında Şahidi Mevlevihanesi’dir.
O Mevlevihane’nin Neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi’nin yazdığı kitabeden, tarihi Saatli Kule’nin mimarının Konstantin oğlu Filvari Usta olduğunu öğreniyoruz.
O kitabeleri Prof. Dr. Namık Açıkgöz bulup, okumamış olsaydı ne Filvari Usta’dan ne de o Muğla’nın tek taşlarından Saatli Kule’yi Muğla’nın ilk Belediye Başkanı Hacı Kadızade Süleyman Ağa’dan haberimiz olacaktı…
 
xx      xx      xx
125 yıllık Saatli Kule, yıllar sonra Muğla Valiliği’nin desteği ile restore edilmemiş olsaydı, Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün günümüz diline çevirdiği kitabelerden muhtemelen habersiz kalacaktık. Tabi ki sebil çeşmeden de haberdar olmayacaktık!
O restorasyon sayesinde Saatli Kule’nin bir de sebil çeşmesi olduğunu öğrendik.
Çeşme akmıyor. Çevredeki barlardan çıkanlar tarafından pisuar olarak kullanılıyor!
Muğla’nın ilk belediye başkanı şehre o güzelim eseri kazandırıyor. Yanına bir de çeşme yaptırıyor. Ama günümüzün belediyesi o çeşmeden su akıtamıyor…
 
xx      xx      xx
Ağırlıklı bir yüzdemiz ile “muhafazakâr” bir toplumuz. Muhafazakârlığı ile övünenlerimiz de az değildir. Muhafazakârız, ama “>muhafaza etmeyi” beceremiyoruz!
Şöyle bir çevrenize bakın, “koruma” denildi mi tüyleri diken diken olanlar en çok muhafazakârlarımızdan çıkar… Ve biz Muğlalılar “Her şeye rağmen Muğla’yı koruyabilmiş olmakla” övünürüz.
Peki o zaman nerede sebil çeşmelerimiz?
 
xx      xx      xx
Muğla çocukluğumda Anadolu’nun sebil çeşme zengini önde gelen şehirlerinden biriydi…
Düşünebiliyor musunuz bilinen en eski çeşmemiz (Saatli Kule Çeşmesi) 1855’e tarihleniyor. Hacı Kadızade Süleyman Ağa diye biri çıkıp, Hicaz’a giderken Şam’da gördüğü saatli kulenin benzerini eşi Pembe Ana’ya jest olsun diye yaptırıp, yanına bir de çeşme kondurmayı ihmal etmiyor.
Ama bu gün biz o çeşmeden su akıtmayı ihmal edebiliyoruz…
Çocukluğumda, Saatli Kule’nin yer aldığı caddenin (Mustafa Muğlalı Caddesi) üzerinde Hacıkadı Evi’nin hemen berisinde de bir çeşme (musluklu) vardı. Yeri bellidir… Bu caddede yürümeye devam edip, Konakaltı Meydanı’nı geçip Saburhane Meydanı’na giderken sola dönen ilk sokağa girdiniz mi yine gürül gürül su akan bir çeşme (musluksuz) vardı. O musluksuz sebilden, künkler içinde gelen Şemsi Ana Suyu akardı… Bu çeşmeyi geçip, sola döndünüz mü eski postanenin arkasına gelen sokağa girersiniz. Bu sokakta da çeşmeler vardı.
O zaman Muğla’nın her yanı çeşme idi…
 
xx      xx      xx
Muğla’da kaybettiklerimizden en çok Saburhane Meydanı’ndaki taştan örülmüş kemerli köprüye üzülürüm. O köprüyü yıkıp, Karamuğla Deresi’nin üzerini betonla kaplayan dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin’de üzülür. “O yıllar bu günkü koruma bilincine sahip değildik” diyerek özeleştiri de bulunur…
Bir de bu gün Ticaret Lisesi olan eski Erkek Sanat Okulu’nun köşesinde yer alan görkemli çeşmeye üzülürüm… Tam bir sanat eseri idi. O görkemli mermer yapının ayrı ayrı üç musluğu ve üç yalağı vardı. Merdivenle çıkılırdı. 
O görkemli çeşmeyi geçip, sola Hamamönü tarafına döndüğünüzde çok sayıda, yüksek bahçe duvarlarının içine gömülmüş çeşme ile karşılaşırdınız. O görkemli çeşmeden hemen sola dönmeyip, eski Emniyet Müdürlüğü (Osman Hamdi Bey Karakolu) binasının arkasındaki sokağa doğru yürüdüğünüzde, hemen oradan yukarıya Hamamönü’ne çıkmaya kalktığınızda ikinci görkemli çeşme ile karşılaşırdınız. Hala orada yeri belli…
Hamamönü’nden yürüyüp, Sekibaşı’na ulaştığınızda, Sekibaşı Kahvesi’nin ötekileri kadar ihtişamlı olmasa da estetik yönünden mükemmel bir çeşmeye sahip olduğunu görürdünüz. Muğla Belediyesi, Sekibaşı Kahvesi’ni restore etti. Bu gün Kadın Dayanışma Evi olarak kullanılıyor. Nedense Belediye, kahvenin giriş kapısının sağında yer alan ve üzerinde kitabesi de bulunan çeşmeyi restore etmeyi akıl edemedi!
 
xx      xx      xx
Elde avuçta bir tek Arasta’daki Şadırvan kaldı. Sağ olsunlar, belediye yönetimi Şardırvan’ın suyunu akıtıyor. Şadırvan’a gösterilen duyarlılık ötekilere de gösterilebilir. O iki görkemli çeşmenin benzerleri yapılabilir. Öteki çeşmeler ortaya çıkarılabilir.
Belediyemiz bu çeşmelerden su akıtabilir. Neyse gideri su faturalarına eklenebilir. Sebil ibadet yollarından biridir. Muğlalılar hayırseverdir. Muğlalının Muğla’da yaşayanlara hayırseverliğine kim karşı çıkar…
Muğla Belediyesi öncülük edip, Muğla’nın hayırseverlerini harekete geçirirse Muğla’yı yine eskisi gibi sebil çeşmeleri ile donatabiliriz.
Bu Muğla’ya; Şemsi Ana’nın, Hacı Kadızade Süleyman Ağa’nın Muğla’sına yakışmaz mı?
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.