Muğla’nın Sahibi Kim?

Bu haber 08 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.880 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hiç bu soruyu sorup, yanıtını aradınız mı; Muğla’nın sahibi kim?

Muğla’nın sahibi elbette Muğlalılar… Ancak, “Biz Muğlalıyız. Muğla’nın sahibi biziz.” demekle de olmuyor!

Muğla elbette Muğla il sınırlarında yaşayan herkesin. Hatta ağırlıklı olarak yaz aylarında ağırladığımız yabancı konuklarında…

Muğla’yı koruma, geliştirme görev ve sorumluluğu ise Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Muğla Valiliği’nde… Elbette her ilçede ilçe belediyelerinin ve ilçe kaymakamlıklarının görev sorumluluğu da var…

xx        xx        xx

Gelelim konuya.

Akyaka’daki Akçapınar Kumsalı… Konu bu kumsalın korunup korunamaması! Korunarak spor turizmine katılıp katılamaması…

Aylar önce bu kumsaldan kayt sörf (uçurtma sörfü) hocalarından biri telefonla arayıp, kumsala bir iş makinesinin girdiğini ve sazlıkları düzlediğini söylüyordu. Meğer Büyükşehir Belediyesi kumsalda yetkili olduğunu sanıyormuş ve belediyenin şirketlerinden MELSA kumsaldan gelir elde etmek için düzenleme çalışması başlatmış.

Çalışma o zaman “telafisi imkansız” boyutlara ulaşmadan durduruldu.

Kumsaldan önceki gün bir SOS daha geldi. Bu defa İHA Temsilcisi Bekir Tosun arkadaşımıza ulaşılmış.

Kumsaldan Bekir Tosun’un cep telefonuna gönderilen fotoğrafları görünce içimde bir şeyler isyan etti!

xx        xx        xx

Son yıllarda dünyanın ünlü kayt sörfçülerini ağırlayan, Dünya Kayt Sörf Şampiyonları içinde anılan kızımız Merve Ceylan’ı yetiştiren Akçapınar Kumsalı’nın herkes Hazine’ye ait olduğunu düşünür, bilir. Bizde öyle… Meğer bir parçası özel mülkiyetmiş.

O ‘mülkiyet’ üzerinde birileri “boğa bostana girer gibi” tasarrufta bulunmaya kalkışmış.

Onlar mülk sahibi veya mülk sahibi ile ilişki halindeler ise her türlü tasarrufta bulunabilirler.

Ancak yasalara, koşullara uyarak… (!)

O kumsal herkesin bildiği gibi Gökova Körfezi ve Akyaka, Akçapınar, Gökova, Kızılyaka ile birlikte Doğal SİT alanı… Ayrıca buraları Özel Çevre Koruma Alanı sınırları içinde…

Yani orada her türlü yasal tasarrufta bulunabilirsiniz, ama gerekli yerlerden izin almadan tek bir çivi çakamazsınız!

Çivi çakmamışlar… İş makinesi sokmuşlar! Edindiğimiz bilgilere göre 1 dönüm kadar sazlığı yerle bir etmişler. Orada konteynırlar konuşlandırmışlar.

xx        xx        xx

Sanki babalarının malı!

Öyle yerler vardır ki, elinizde tapu bile olsa kamusal hakları, çıkarları, beklentileri çiğneyemezsiniz…

Çiğnemişler!

Kime, kimlere, nerelere güveniyorlarsa bostana dalar gibi dalmışlar.

Kim dur diyecek?

Öncelikle Akyaka, Akçapınar Muhtarlıkları… Sonra Ula Belediyesi, Ula Kaymakamlığı… Sonra Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Valiliği

Gerekeni kim yapacak?

Muğla Büyükşehir Belediyesi kuruluşu MELSA orada tasarrufta bulunmaya kalkıştığında hemen harekete geçen Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilerini bu defa kullanmayacak mı?

xx        xx        xx

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri kendilerini arayan meslektaşıma “Birisi dilekçe versin” demiş!

Niye?.. Belediye Zabıtası mısın ben? Onlarda öyle yapıyorlar. Bir iki kere Zabıta ’ya şikâyette bulundum. Şikâyet ettiğim yerin sahibi önümü kesti, “Beni niye şikâyet ettin?” diye…

Sayın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Akçapınar Kumsalı’na iş makineleri ile dalanlardan korkuluyorsa, kimse şikâyet etmeye cesaret edemiyorsa ne olacak?

Yoksa sizde mi korkuyorsunuz?!!

Daha önce Muğla Büyükşehir Belediyesi şirketi MELSA kumsala daldığında size şikayet eden mi oldu?

xx        xx        xx

Yoksa Akçapınar Kumsalına dalanlar AK Partili mi?

Aklıma bu da geldi. Çünkü bürokratlar siyasi baskıdan korkarlar. Üstelik bir önceki il müdürünün kendisinden Bodrum’da bir SİT Alanı’nın derecesinin düşürülmesi ile ilgili isteneni yerine getirmediği için Muğla’dan tayin edildiği söylentileri hala devam ediyor…

O nedenle Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün kayıtsızlığını anlayışla mı karşılamalı bilemiyorum… (!)

İyi de ya Ula Belediye Başkanlığı, Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanlığı başkanları? Onlar neden korkuyorlar?

Elbette “yetki bizim değil” diyecekler, ama sormazlar mı; Bir yanlışa, olumsuzluğa ve hatta cinayete dur demek için artık yetkili mi olmak gerekiyor?

Akyaka Dayanışma Platformu, Akyaka’yı Sevenler Derneği, Serdar Denktaş neredesiniz? Sizin de mi yetkiniz yok?!!

Akyaka’daki çevre hareketi için “Onların derdi başka. Ahmet Çalca’nın karşısına belediye başkanı çıkarmak” derlerdi de tepki gösterirdim. Artık Akyaka belde değil… Çevrecilerin sesi de kesildi. Yoksa söylenenler doğru muydu?

xx        xx        xx

Büyükşehir statüsüne geçilinceye kadar Muğla’da bu tür sorunlar olmuyordu. Olsa da telafisi imkansız olumsuzluklar yaşanmıyordu.

Gökova Körfezi’nde Akbük Koyu yerli yabancı herkesin kullandığı ve Yerkesik Belediyesi ile İl Özel İdaresi’nin koruyup kolladığı bir noktaydı. Muğla Valiliği veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı şirketi MUÇEV tarafından geçen yıl koy kiraya verildi, sorunlar başladı… Temizlikle ilgili, giriş ücretleriyle ilgili geçen yaz sürekli şikayetler aldık. Bakalım bu yaz ne olur?

En önemlisi bu koyun kira meselesi… Kaç kere yazıp sordum bende unuttum. MUÇEV buradan işletmeciden kirayı tahsil edebildi mi?

xx        xx        xx

Bu köşeden kaç kere yazıp sordum bilmiyordum, hala Muğla Valiliği’ne bağlı Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın gelirini, giderini, Muğla’ya hangi hizmetleri yaptığını öğrenebilmiş değiliz? En önemlisi Muğla’yı marka yapma adına bu vakıftan Çin malı bardak, tabak, fincan için kaç para ödendiğini öğrenemedik!

Muğla’da önemli koy ve kıyılar Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın da ortak olduğu Muğla Valiliği İl Özel İdaresi kuruluşu MELSA tarafından “sorunsuz” işletilmekteydi. Büyükşehir Belediyesi kurulup, İl Özel İdaresi kapatılınca MELSA Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Ama koylar, kıyılar devredilmedi, kıyamet kopuyor! Olan, koylara, kıyıları, Muğla’ya, Muğla turizmine oluyor…

Oysa Muğla Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın TÜÇEV’i (Türkiye Çevre Koruma Vakfı) ile MUÇEV’i kuracağına, koyları kıyıları Muğla’ya Hizmet Vakfı ile şaibesiz, dedikodusuz ve ŞEFFAFLIK içinde kendisi “koruma kullanma dengesine” uygun bir şekilde işletebilirdi.

Neyse konuyu dağıtmayalım…

xx        xx        xx

Akyaka, Muğla’nın Seki Yaylası’nda veya Bodrum-Akyarlar da bir yer değil… Şurada burnumuzun dibinde… Burnumuzun dibini göremeyenler öteleri nasıl görebiliyorlar acaba?

Yoksa biz yakınımızda olduğu için Akyaka’yı görebiliyoruz da uzakların anasını belliyorlar mı?

Neyse ki ve iyi ki Jandarma var… Öğrendiğimize göre Ula Jandarması Akyaka’daki doğa cinayeti ile ilgili tutanak tutmuş. Fotoğraflar çekilmiş. Bizim Bekir Tosun’da da var vahşetin fotoğrafları…

Bakalım Akyaka’da yapılan yapanların yanına mı kalacak, yoksa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü siyasilerden, ondan, bundan korkmadan yetkilerini kullanma basireti, duyarlılığı, sorumluluğu mu gösterecek?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
oğul gunay 08 Mayıs 2015 / 08:45

Sevigili abim akbük koyu ile ilgili araştırmayı geçen hafta yaptım bimere yazısını yazdım ,ama AKBÜK koyunun geçen senenin kirası bile yeni aldıklarını öğrendim.Bunun hakkında MUÇEV ve VALİLİKTEN bi açıklama bekliyorum muğlalı olarak.Eğer böyle bir olanak varsa bende şahsım adına bir koy kiralamak istiyorum …. saygılarımla ;

Mehmet Eren 08 Mayıs 2015 / 09:22

Sayın Özgür;

Öncelikle eleştiriye açık tavrınızı her zaman takdir ettim, uzun bir süredir ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle sizi de takip edemedim, Muğla’da ne olup bitiyor uzak da kaldım. Şimdi bir kaç haber sitesi ve hatırlı dostlardan gündemi yakalamaya çalışıyorum, ben sizler gibi yazar, gazeteci değilim, burada yaşayan, nefes alan, Muğla’nın eksiği nasıl giderilir , daha iyi nasıl olur bunlara yoğunlaşan sade, sıradan bir vatandaşım. Neyse.
Maalesef bugün yani yukarıda yer alan doğanın katledilişi ile ilgili yazınızı okuyunca, hep birlikte bu cennet ilin içine nasıl ettiğimizi düşündüm. Vatandaştan en üste, kurumlardan STK lara, galiba bizler bireysel veya tüzel olarak görevlerimizi yapmıyoruz.
Ak Partililer mi, orayı mahvedenler? Siz boşuna yazmazsınız. Mutlaka elinizde bilgi vardır, rica ediyorum böyle yazmak yerine ismini cismini yazın, bir siyasi hareketin tüm öğeleri töhmet altında kalıyor. Zaten bunu yapan köşe mi diyelim korner mi bilmiyorum ama, kendini yazar diye tanımlayıp ortaya yazıp yazıp birilerini harekete geçirip, kendilerini böyle tatmin edenler var, siz bari yapmayın.
Milletvekilleri mi, adayları mı, il başkanlığından mı, ilçeden mi, yönetiminden mi? Eski yöneticilerden mi? Yeni mi? Lütfen, bakınız Muğla’da maalesef böyle bir durum var, siyasi ve bürokratik bir takım uydurma, sallama, asılsız dedikodu hatta iftira niteliğinde bir çok söz geziyor ortada. Birisi işine gelmezse hemen ya birilerini ihaleci, ya rüşvetçi, ya kadın meraklısı olmadı paralel yapıp ortaya atıyor.Varsa bilgisi, belgesi gerekli kurumlar görevini yapsın, ama ucu açık, ortaya yorumlar hoş değil.
Takma isimler insanın geçmişini siler mi? Örneğin Ahmet ,Mehmet olunca, Ahmet iken yaptıkları unutulur mu? Ahlak, öğreti bu mudur yani? Bunlar hafızalardan, kayıtlardan silinir mi?
Sizin mert yanınızı sevdik, açık, korkusuz, Vali, milletvekili, yönetici, amir, vatandaş demeden ne ise onu yazmanızdan sevdik, eleştiririm, yanlış varsa söylerim ama hakkınızı da yiyemem.
Sayın Özgür lütfen, Muğla iline karşı en küçük bir sevgisi olan herkesi uyaralım, toparlanalım, menfaat odaklarının ve onların çevrelerindekilerinin basit hesaplarına bu cenneti, şehri ve insanımızı kaptırıp heba etmeyelim.
Kurumlar görevini yapsın, Muğla sadece bizim değil bütün dünyanın…

reşat öztepe 08 Mayıs 2015 / 11:06

Gocuman; Akyaka ile ilgili tereddüt ve isyanınıza aynen katılıyorum. Yetki karmaşası devam ediyor. Herkes toplu birbirine atıyor. Bazıları ise doğudan topu Tac’a atıyor. Ne yapalım demekten başka çaremiz olduğunu da anmıyorum. Doğruları yazamıyorum!İçim dolu. Yörük misali gibi bir idare(yerel) den söz etmemek mümkün değildir. Yörük dağda ,kışlaklarda,yaylaklarda yaşar göçebedir. Ben yaptım da oldu derse karşında konuşacak kimse bulunmaz. Zira yaylaklarda ve kışlaklarda ya yalnız dır yada en yakın evlad veya damadı vardır. bilmiyorum ince bir misal(Örnek) Oldu mu? sevgi ve saygı.

Deli Dumrul 08 Mayıs 2015 / 15:04

Sn; Özgür hani senin partinin denetimindeki koylar, onlar kimde kirada, onlara noldu hadi bi zahmet bi de onları yazıver, olmaz dimi olamaz, aynen sizin bi toplantıda dediğiniz gibi, siz muğla da ki ahşap çavuş siyasetinin keyfini çıkarıyorsunuz, nerde bi problem giydir Ak partiye taktik bu… Şu örnek olsun mesela MELSA’da ki koylar bi onlardan bahsetseniz hanı oluyor mu, var mı bişey, bi soruverseniz, araştırıverseniz olmaz, olamaz buna cesaret etmek adil olmak demektir, o zaman yanlı yada yandaş olmamış olursunuz değil mi, haklarında hiç bir fikriniz bulunmayan, iki gündür tanıdığınız insanlar hakkında ” Nerede ne konuşacağını bilmez” deyip, bunu da köşende yazarsın… Ha bide anlamadığım bi şey bulunduğu her platformda Chp li olduğunu söyleyen siz, nasıl oluyor da kendilerine Ak Partili veya Ak Partiyle ilintili toplantılarda vazgeçilmez olabiliyorsunuz. Aynen dediğiniz gibi “Ahpap Çavuş Siyaseti” sizinde içinde bulunduğunuz Muğla Siyaseti tercihiniz olduğu kanaatindeyim. Bi kusurumuz olduysa affola, şahsınıza münhasır değildir, karşı duruşumuz şahsiyetinize değil tamamen fikirlerinize dir. Lütfen Bi taraf olup, değilmiş gibi davranmayınız.