Muğla’nın Örnek Köyü

Bu haber 11 Ağustos 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.686 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Kabul Tesisi ve Atık Alım Gemileri geçtiğimiz günlerde Akyaka’da Vali Amir Çiçek’in de katıldığı bir törenle tanıtıldı.

Kabul Tesisi ve Alım Gemileri ile kıyılarımızın kirlenmesinin önüne geçilebilir mi?

Bu sorunun yanıtını verebilmek için karada katı atık toplamada gösterdiğimiz başarı veya başarısızlığa bakmamızda yarar var.

xx        xx        xx

Baba ocağım Kozağaç Köyü’ne 9 yıl aradan sonra geçtiğimiz günlerde Hamle’nin Yönetim Kurulu Üyesi Burak Nizamoğlu’nun 29 Ağustos’ta gerçekleşecek evliliği öncesinde yapılan “Bayrak Dikme Töreni” vesilesiyle gittim.

Niyetim bu gün Büyükşehir Statüsü ile birlikte “mahalle” olan köyümü ve bir güzel geleneği anlatmak… Yazıma başlarken Muğla’da iz bırakan valilerimizden Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak’ı anımsadım.

xx        xx        xx

Sanıyorum 2009 yılıydı. Muğla merkeze bağlı Kozağaç Köyü’nden Kavaklıdere’ye giden orman yolunun ıslah ve asfaltlanmasının tamamlanmasından sonra köyde açılış töreni yapılmıştı. Gazeteci sıfatımla tören için köye vardığımda, bir “Kozağaçlı” olarak gurur duymuştum.

Her yer pırıl pırıldı. Bütün yapılar badanalı…

Hemşerilerimden birine “Nasıl oldu?” diye sorduğumda, Muhtar Kadir Gümüş’ün evlere kireç dağıttığını öğrenmiştim.

Kozağaç zaten temiz ve düzenlidir. Misafir olduğunuz evin döşeğine yatılır, sofrasına oturulur… Ki, Muğla merkeze bağlı Akçaova’nın ardından “Örnek Köy” seçilmişti. Açılış öncesi Muhtar Gümüş düşünceli davranmıştı…

xx        xx        xx

O gün açılışta Kozağaç’ın temizliği dönemin Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın da gözünden kaçmamıştı. Bunun için açılış konuşmasında, bembeyaz pürüntüleri ile tören alanına gelen köyün kadınlarına teşekkür ederken, ayrıca gurur duymuştum.

O günlerde (Mayıs-2009) Vali Dr. Ahmet Altıparmak imzası ile bir genelge yayınlanmış ve belediye başkanlarından bir ilçeden öteki ilçeye 10 km arayla çöp konteynırları konulmasının sağlanması istenmişti.

Devrant’tan şehre inerken Kötekli Mezarlığı yakınında bir yerde muhtemelen o günlerden kalma, sürücülere “Atık alım merkezi” uyarısı yapan bir tabela bulunmakta. Acaba o alım merkezi hala yerinde mi?!!

Acaba diyorum, o Valilik genelgesine bir madde daha eklense de, Kozağaç Köyü’nde yapılanlar tüm karayolları üzerindeki köy ve beldelerimizde de yapılsa nasıl olur?

Bu soruyu, 9 yıl önce Kozağaç’ta Vali Altıparmak ile yapılan töreni konu alan yazımda sormuştum.

İyisi mi biz bu sorunun yanıtını yarınki yazıma bırakalım…

xx        xx        xx

Burak Nizamoğlu bayrağı Kozağaç Köyü’nün girişindeki “Nizamoğlu Çiftliği”ne dikti.

Tören günü köye erken gittim. Törenden önce köylüler çiftliğe ziyarette bulunuyorlardı. Beklerken Hamle’nin kurucularından dede Hüseyin Nizamoğlu ile yan yana denk geldik. “Arkama bakmadan köyde ne varsa satıp, Muğla’ya yerleştim.” dediğinde “Neden?” diye sormadım. Çünkü seneler önce rahmetli babam Fehmi Özgür de öyle yapmıştı. Köyde orman işçiliği ve ‘kaçak kesim’ dışında bir gelir kapısı yoktu. O yüzden ekmek şehirde aranır olmuştu…

Artık Hüseyin Nizamoğlu gibi köyde bizimde dikili ağacımız yok. O yüzden bizim için köyümüz Ahmet Kutsi Tecer‘in “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirinde “Gezmesek de, tozmasak da / O köy bizim köyümüzdür…” dediği gibi olmuştu…

xx        xx        xx

Nizamoğlu Çiftliğiörnek” çiftlik olmuş. Kıskanmadım, imrendim… Kozağaç’ın adı cevizden gelir. Muğla’nın da, Kozağaç’ın da eskileri cevize “goz”, ağacına “goz ağacı” derler. Kozağaç’ta geçmişte ceviz ağacı çokmuş. Şimdi yeniden çoğalmaya başlamış. Nizamoğlu Çiftliği’ne de çok sayıda ceviz fidanı dikilmiş. Hayati Nizamoğluİki sene sonra ceviz satmaya başlarız.” diyor. Birkaç sene sonra kiraz ve üzüm de satabilir… Ceviz ağacı kadar olmasa da çok sayıda kiraz dikilmiş. Asmalar üzüm vermeye başlamış. Burak Nizamoğlu çoktan ineklerinin danasını, tavuklarının yumurtasını satmaya başlamış…

Elbette bahçe de yapılmış. Domates, patlıcan, börülce, fasulye, salatalık, biber dökmeye başlayalı yok olmuş.

Toprak ve iklim uygun. Öyle ki Kozağaçlı pazardan alan değil, pazarda satan haline gelmiş. Perşembe pazarında Kozağaç Kirazı ünlüymüş. Bir ara elması meşhurdu…

xx        xx        xx

Ne yalan söyleyeyim, şöyle bir iki evlek yerimiz olsaydı, orada “Nizamoğlu Çiftliği” gibi bir çiftlik kuramasam da, köye gitmeme sebep olacak bir “çatı” sahibi olmak isterdim. Aslında mesele “toprak sahibi” olmamakta değil, engelliliğim buna engel… Burak Nizamoğlu ile anne Adile Nizamoğlu’ndaki toprak, hayvan sevdası olmasa baba Hayati Nizamoğlu o çiftliği biraz zor görürdü… (!)

Köy’de “Nizamoğlu Çiftliği” tek değil, ama ilk… İkincisini köyün damadı CHP eski İl Başkanlarından Mali Müşavir Murat Tevfik Ülkü kuruyormuş… Üçüncüsüne, öyle Kozağaç ile ilgisi de yoktur, ama Muğla Belediyesi’nin son meclis üyelerinden Harita Mühendisi Ferhat Dişçigil kuracak gibi… Köyde yer almış.

Kozağaç gelecekte Muğla’nın (Menteşe) sayfiyelerinden biri olursa şaşırmamak gerek. Köy biraz da “emekliler köyü” olmuş. Ormandan, köy hizmetlerinden emekli olanlar köyü zenginleştirmiş…

Emekliliğini burada yaşamayı tercih eden yabancılar da var. Muhtar Kadir Gümüş, “Maşallah bize çabuk uyum gösterdiler.” diyor, ama ben yine de Kozağaç kökenli emeklilerin köye dönüş yapmalarını dilerim.

Kozağaç kültürünün, geleneklerinin sürmesi için buna gerek var…

xx        xx        xx

Farkında iseniz, Büyükşehir Yasası ile Menteşe İlçesi’ne bağlı bir “mahalle” haline gelmiş olmasına rağmen neredeyse 10 dakika mesafedeki Kozağaç için köy, köyüm diyorum. Öyle kalmalı. Resmen öyle adlandırılsa da “mahalle” olmamalı…

Olursa evlenenler bayrak dikmez, askere gidenler asker eğlencesi yapmaz olurlar!

xx        xx        xx

Kozağaç ile birlikte bazı köylerimizde halen devam eden “Bayrak dikme” olayı düğünde üç gün veya en çok bir hafta önce gerçekleşirken, asker uğurlamalarda 15 gün önce gerçekleştiriliyor. Burak Nizamoğlu, köyde askere gidecek arkadaşları olduğu için bayrak dikme törenini geri çekmiş. O yüzden tören biraz da asker uğurlama töreni gibi oldu.

Köyün eski Muhtarı Selahattin Özgür CHP’li. Muhtar Kadir Gümüş AK Partili… Köyün ortak sorunlarının çözümünde, ortak etkinliklerinde birlikteler. Köyün geleneklerinin sürmesinde hemfikirler…

Düğünlerde ve her türlü eğlencede silah atılmasını yasaklamışlar. Yasağa karşı gelen yok. Zaten atış yapmaları için yer gösterilmiş…

xx        xx        xx

Hep asker uğurlama, hem düğün öncesi bayrak dikme töreni eğlencesinden önce yerleşimi alanı dışında kontrollü olarak silah atışları yapıldı. Kozağaç artık sadece “örnek köy” değil, aynı zamanda “zengin köy”… Herkesin katırının olduğu köyde herkesin traktörü var… O gece kaç mermi atıldı, kaç fişek yakıldı bilmiyorum…

Silah atışlarının ardından gençler Nizamoğlu Çiftliği’ne geldiler. Kendilerine kahve ikram edildi. Gelenek böyleymiş. Ardından askere gidecek gençlerden birinin bayraktarlığında davul-zurna eşliğinde eğlence alanına geçildi. Rakı su gibi aktı, ama kimse de aşka gelip silahına davranmadı.

Eğlence geç saatlere kadar sürdü. Köyün sağcısı, solcusu bütün gençleri bir arada toprağa diz vurdular, keklik türküsünde birlikte ayaklandılar, “Türkiyem” ve “Leylim Ley” türkülerini birlikte söylediler. En büyük asker bizim askerdi. En yakışıklı damat bizim damattı…

Eğlence Nizamoğlu Çiftliği’ne bayrak dikilerek son buldu. Elbette askere gideceklerin evleri çoktan bayraklanmıştı…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
resat oztepe 11 Ağustos 2015 / 08:07

Gocuman; Yazınız, buram buram eski ama eskimeyen kültürümüz kokuyor. Amma ne yazıkki gençelrimiz bu kültüründen bi haber. Üretmek kısmî de olsa bazı gençlerde görülmeye başlandı. Pazardan alan değil pazarda satan cümleciği tam yerine oturmuş. Kozağacı yerine Gozaağacı,Çaybükü yerine Gevenes,Yeşiolava yerine çaydere, kızılağaç yerine güzelağaç,kızılyaka yerine güzelyaka deyiverse,söyleyiversek daha eyi olmazmı.sevgi ve saygı.

erol unal 11 Ağustos 2015 / 10:41

sizler ısparta’dan yazıyorum.gazetenizi ve fehmi abinin oğlu özcan özgür ün yazılarıanı hergün takip ediyorum.köyümle ilgili yazınızı okudum.güzel olmuş bir an için tayii mekan yaptım.ayrıca köyümüz insan lişkilerinde türkiye ye örnektir.ben kozağaç köyünden karabedellerin mehmetin oğlu erol ünalım.saygılar sunarım.