MUĞLA´NIN ÇÖPÜ KİMİN?

Bu haber 28 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 825 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Zaman zaman okurlarımdan ilginç mesajlar, uyarılar, paylaşımlar alıyorum.
Uygun olanları sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.
“Muğla’yı yaşanılır kent” seçen Sinema İnsanı Yusuf Niş’in gönderilerini de sizlerle paylaşmadan edemiyorum.
Kendisi tam bir “Muğla gezgini”…
İyi gözlemci. Objektifi ile yakaladıkları beni hep şaşırtıyor.
Umarım yetkilileri, ilgilileri de şaşırtıyordur!
 
xx      xx      xx
Geçtiğimiz günlerde Yusuf Niş’ten yine bir elektronik posta aldım. Çektiği fotoğrafları da göndermiş. Bir türlü önüne geçilemeyen, ama geçilmesi mümkün olan “görüntü kirliliği” fotoğrafları dehşetti. Ki onları bu gün “Olaylar ve İnsanlar” köşemde yayınlamaya başladım.
Umarım yetkilileri uyandırır, diyeceğim ama bakın Yusuf Niş iletisinin bir bölümünde şöyle demiş:
“Çevre İl Müdürlüğü ile görüştüm; ‘Bizim mücavir alanı denetleme, ceza yetkimiz yok. Bu Belediyenin işi.’ diyorlar. ‘Peki, mücavir alanı dışı?’ diye sorduğumda ise, ‘Denetleyecek kolluk kuvvetimiz yok.’ diyorlar. Onun için orman içleri gözlerden ırakta, sahipsiz, hızla enkaz, naylon, araba lastiği ve kömür torbaları ile doluyor. Gezmediğim yer yok gibi ama en üzüntü verici olanı Köyceğiz Günlük Ormanı ile Gökova Sahilleri… Fütursuzluk, korkusuzluk, vicdansızlık o raddeye gelmiş ki, artık ‘gece, kuytu bir yere dökelim atıklarımızı’ demeye bile gerek duymuyorlar. Gündüz vakti ana yol kıyısına yanaştırıp aracını, döküp geçiyor adamlar.”
Akıl alacak gibi değil!
Muğla’nın çöpü, atığı, molozu kimin Allah aşkına?
 
xx      xx      xx
Sevgili Yusuf Niş’in bir “kentli ve sorumlu vatandaş” örneği sergileyen gözlemleri şöyle:
“Sevgili Özcan,
 Pazar günü çocuklarla Yaraş’taki kent ormanına gittim. Küçücük bir çöp kutusu koymuşlar, laf olsun diye. Gelip toplayan yok. Rüzgar, fırtına çöpleri piknik alanının içine savurmuş.
Yürüyüş parkurundaki tabelalar sökülmüş, yerlerde çürüyor.
Bir gün de benim arabayla atlayıp seninle bir şehir çevresi turu yapalım; Dirgeme Yolu, Kızıldağ Etekleri, Yılanlı Yokuşu yamaçlarına atılmış çöp, inşaat enkazı ve çokça da içi kül dolu kömür torbalarını yığın yığın nasıl şehre akıttıklarını göreceksin. Korkarım Kızılderili şefinin lafı doğru çıkıyor gibi; Bir gün beyaz insan kendi çöpüyle boğulacak.” 
 
xx      xx      xx
Yusuf Niş şöyle devam ediyor:
“Çevre yolu ile Muğla arasındaki ovanın ve Yeniköy Ormanın enkaz atma serbest bölgesi oluşu da ayrı mevzu…
Belediyenin gösterdiği bir enkaz, kömür külü dökme yeri var mı?
Varsa, bu insanlara duyurulmuş mu? Soruyorum, bilmiyor insanlar… Şaşıracaksın; İl Çevre Müdürlüğü’ndeki yetkili bile ‘Var sanıyorum ama nerede bilmiyorum. Zaten bizim yetkimizde değil’ diyebiliyor… Artık su yüzüne çıkmış bu tehlikeyi, hala gören, görüp de önlem alan, çözüm üreten birileri yok. 
Evinde tadilat yapmış vatandaş kamyonete, römorka dolduruyor çıkan enkazını en yakın yol kıyısına boca ediveriyor. Uzak ama uygun bir yere götürmek, mazot parası falan işine gelmiyor. Onun için kimi çağdaş belediyelerde atıkla ilgili ‘Alo’ servisi açmışlar, üç kuruş para karşılığı enkazdı, küldü ne atığın varsa alıp götürüyorlar…
Yazık oluyor şu güzelim Muğla’ya. Muğla’ya kültür kenti diye gelip yerleştiğimizden bu yana Muğla’nın ivmeli olarak bozulduğunu görüp üzülüyoruz. ‘Muğla değişiyor, Muğla gelişiyor’ yerine ‘Muğla şişiyor, şiştikçe çirkinleşiyor’ demek daha doğru sanki.
Sevgiler, selamlar…”
 
xx      xx      xx
Okudukça afakanlar bastı…
Doğrusu çok merak ediyorum. Yusuf Niş’in otomobiline atlayıp Muğla’nın orasını burasını dolaştığı gibi ilgililerimiz, yetkililerimiz, bu güzelim şehri teslim ettiklerimiz bir gün olsun dolaşmazlar mı? Yoksa dolaşıyorlar da “kör gözle” mi dolaşıyorlar?
Muğla’nın çöpü, atığı, molozu kimin Allah aşkına?
 
xx      xx      xx
Yine bu gün Antalya Valisi olan dönemin Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ı anımsadım.
Özel Yücelen Hastanesi’nin ikincisi Ortaca’da açılırken, açılışta konuşan Vali Dr. Altıparmak, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman karayolundaki sıvasız, sıvalı olup da boyasız yapılara dikkat çekip, aşağı yukarı şöyle demişti:
“Yol boyu ev ve işyerlerinin birer bahçe duvarı bile yok. Yol boyu molozdan, çöpten geçilmiyor. Buradan öncelikle kaymakamlarımıza sesleniyorum. Burası turizm merkezi. Kaldırın bu kirliliği ortadan.”
Beyler bırakın yabancı konuklarımızı, artık kendimize, çevremize de mi saygımız kalmadı mı?
(29.03.2012)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.