Muğla’nın çelebisi Dündü

Bu haber 15 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 737 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Cuma günü gönderdiğim (11.11.2011) ve dün 14.11.2011 tarihi itibari ile yayınlanacak köşe yazım unutulmuş.
Gururluyum. Var mı bir sıkıntı dedim. Yok dediler.
Ortada bir emek ve bir düşünce vardı. Tekrar sizlere sunmak isterim!
Yazımın başlığı da;
Evliya Çelebi’nin Muğla’sı bugündü.
Lakin gecikme olunca ‘Muğla’nın Çelebisi dündü’ oldu.
Her ülke kendi tarihinde ön plana çıkmış ve insanlığa fayda sağlamış ya da insanlık adına kültürel miras bırakmış kişileri belirleyip UNESCO’ya bildiriyor ve oradaki kurullar uygun görür ise insanlığa hizmet etmiş kişinin anısına saygı olsun diye, anma yılı ilan ediliyor ve tüm yıl boyunca kutlamalar yapılıyor.
Son yıllarda arka arkaya Mevlânâ, Yunus Emre, Osman Hamdi Bey gibi isimler dünya mirası arasına kaydedilir oldu belirlenen yıl anma yılı olarak kutlandı.
Ve UNESCO doğumunun 100. yılında, 27 kasım 1978’de 152 ülke temsilcisi oybirliği ile Uluslar arası anlayış, işbirliği, barış öncüsü, eşsiz devlet adamı kimliği ve Türkiye Cumhuriyeti kurucusu kimliğinden dolayı Büyük Önder Atatürk’e vermişti. 1981’de kutlandı.
2011 yılı da UNESCO tarafından Evliya Çelebi yılı olarak ilan edildi. Evliya Çelebi, on ciltlik dev bir eser bırakıp da kendi hayatı hakkında fazla bilgi bırakmayan bir gezgin.
Evliya Çelebi de doğumunun 400. yılı münasebetiyle 2011 yılı boyunca çeşitli etkinliklerle dünyanın pek çok yerinde ve bilhassa UNESCO’nun Paris’teki merkezin de dahil olmak üzere tüm Dünya’da ve ülkemiz de anma etkinlikleri düzenlenecekti. Ve düzenlenmekte.
Bir akademisyen hem de bir yazar bu konu ile ilgili makale ele almış ve burada diyor ki; ‘‘>Sözü edilen anma programlarının iyi tarafı, bu kişiler hakkında daha fazla bilgiye ulaşılabilecek araştırmalar yapılması, bu vesile onun mirasından yararlanma yollarının açılmasıdır. Buradaki amaç, sempozyumlar, toplantılar, konserler, konferanslar vs. yoluyla da olsa belli bir kesimin ilgisini çekmektir. Ne var ki bu tür durumların uygulamasında ülkemiz aydınları ile bürokratları arasında bir kopukluk yaşanır ve pek çok iyi niyetli gayretler ortaya konur da usul hatalarından dolayı yeterli sonuç elde edilemeyebilir. İşte bu yüzden korkarım ki daha önceki yıllarda Yunus’un, Mevlânâ’nın başına gelenler bu yıl da Evliya Çelebi’nin başına gelecek diyor. Evliya Çelebi’yi anmak için tüm kurumlar kolları sıvayacaklar. Allah sayılarını arttırsın ve buraya kadar çok problem yok. Problem asıl bu noktada başlıyor ve bütün etkinlikler Evliya Çelebi üzerine araştırma yapan birkaç kişiyle Evliya Çelebi’yi şu veya bu nedenle sahiplenen birkaç kişi ve kurumun üzerinde dönmeye başlıyor. Adam kıtlığı sebebiyle aynı bilim insanı sekiz yerde bildiri okumaya, aynı sanatçı beş yerde icra-yı san’at etmeye, aynı araştırmacı onbeş yerin çalışmasını birden yönlendirmeye kalkınca çıta düşüyor, iş ucuzluyor. Öte yandan, her kurum bu iş için ayrı bir ödenek ve bütçe ayırıyor. Ve elbette, yapılan çalışmaların boyutu da bu bütçeyle sınırlı kalıyor. Oysa bir üst kurum tarafından (mesela hükümet veya belediyeler) her kurumun ayrı ayrı özgülediği bütçeler bir tek havuzda toplansa; ilgili bütün kurumlar ve kişiler de bir araya getirilse, belki de birbirinin tekrarı küçük işler yapmak yerine topyekün bir büyük anma gerçekleştirilir ve dünyaya şöyle gümbür gümbür bir Evliya Çelebi avazı yayılır. Bu vesileyle ele avuca gelen değerli yayınlar yapılır, özgün etkinlikler ve sanat faaliyetleri ortaya çıkarılır.
>Evliya Çelebi, Türk medeniyetinin dünyaya açılan pencerelerinden biridir. İngiltere’nin Şekspir üzerinden yaptığı tanıtım ve propagandayı biz bu sene Evliya Çelebi üzerinden yapabilir, hatta daha da iyi sonuç alabiliriz. Çünkü Çelebi’mizin satırları yalnızca bizi değil, bütün bir doğu ve batı dünyasını ilgilendiriyor. Kaldı ki Türkiye’nin kendini kültür ile tanıtma zamanı gelmiş de geçmektedir. Bizi yeni dönemde dünya liginin üst sıralarına, ekonomimiz ve dış siyasetimiz kadar kültür politikaları da taşıyacaktır’’ diyor.
Böylesine hoş bir makalede.
Evliya Çelebi yılı olarak ilan edilen sene hızla bitmekte ve sizin algınıza  çarpan  neler oldu bir  düşününüz? Ben de yok ama bugün olan bir etkinliği yakaladım, hemen sizi bilgilendirmek isterim.
2011 Evliya Çelebi Yılı ile ilgili etkinlikler kapsamında İlimizde 14 Kasım pazartesi günü (bugün)saat 14.00 de Muğla Müzesi Mustafa Papuçcuoğlu Salonunda Prof  Dr. Ali AKAR ve Sayın Ceyhun SARI’nın sunumlarıyla “Evliya Çelebi’nin Muğla’sı” başlıklı panel düzenlenecek ve 14-20 Kasım arasında da Evliya Çelebi’nin Dünyası Harita Sergisi” gösterim de olacak. Belki gidersiniz!
Ben de yürekten inanır ve söylerim ki; ekonomik politikalar kadar kültür politikalarımız da önemli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.