Muğlalıya 40 fırın ekmek yedirilmeden

Bu haber 17 Ekim 2014 - 0:28 'de eklendi ve 678 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Arada kaçırdıklarım olsa da, şehrin nabzını tutmayı seviyorum.
Sağlık konularını yazarım gibi bir şey yok.
Neyden etkilenirsen o konuyu yazıyorum.
Yazmayı seviyorum. Muğla’yı da.
Yanılmıyorsam, Sayın Osman Gürün’ den çıkmış bir söz vardı, “Muğlalı demek, Muğla için düşünen ve üreten demektir” demişti. Nerede doğduğun ve nereden yetiştiğinin hiçbir önemi yok. Muğla için atan bir kalbin ve şereflice ter akıtan bir alnın olması yeterli.
Ben kendimi Muğlalı hissediyorum.
Dile kolay yıllar. Uzun zamandır Muğla basınında yer almaktayım.
Kendimi ifade edebiliyorum. Kadınlarımızı da temsil etmekten mutluyum.
Sosyal yaşamda kadının varlığı çok önemli, bu yüzden bende Muğla’ya hizmeti etmeyi kutsal bir görev olarak görüyorum.
Yetişmekte olan gençlerimize temel değerleri veremiyoruz. Belki de veriyoruz. Kısa yoldan nasıl köşe dönebilirler peşinde.
Topluma pompalanan algı farklı. Çalışmanın, üretmenin insanlık için faydalı olmanın kutsallığını öğretmemiz ve öğrenmemiz gerekli.
Köşe yazarlığının da sorumluluk yönü var. İçine batan bir konuyu, yazmazsan yazar olmanın anlamı var mıdır ki?
Yazılarımda eleştirebilirim. Özellikle sağlık hizmetlerini.
Sağlık çalışanı olmam, sağlık hizmetlerine eleştiri yapma hakkını bana otomatikman vermekte. Ben pek fazla sağlıkla ilgili yazmasam da içimi derinden buran konular var.
Yakındaki bir köşe yazımda, Muğla huzur ve dinginlik şehri dedim.
Muğla’da yaşamaktan inanılmaz onur duymaktayım. Muğla ile ayrılması zor bir sevgili olduk. Bu güzel kentin kucağında yaşam çok anlamlı.
Minik bir kent olması, yaşanılacak kentler sıfatından, artılar katmış iken, eksileri de var dedim.
İnsanın yüzünü kızartabilecek cinsten olduğunu belirtim ve belirtmekteyim.
Bazen hangi çağda yaşıyoruz kavramını sorgulatabilir bu eksiklikler.
Günümüzde sağlık hizmetlerine erişim önemli bir konu. İl merkezinde yaşıyoruz.
Erişemediğin hizmet kalmamalıdır.
Eğitim olduğu kadar sağlık hizmetlerine erişim çok önemli.
Sayın Ünal Türkeş’in bir yakını sağlık hizmetlerine erişemediği bir anda nasılda tükenmişlik sendromu yaşadıklarını belirti, bir yazısında.
İçimiz burkuldu. Hüzün duyduk.
Üzüldük. Bu çağda hizmete erişememe kabul edilebilir bir şey değil.
Ben biliyorum nice yaşayacak hasta, kamu hizmetlerinin eksikliğinden dolayı by bass ve stend takılamadığı için yaşamlarını kaybettiler.
Bunlar sineye çekilir şeyler değildir.
Sayın Ünal Türkeş, onkolog sayısı artırılmasını istemekte. Buna yürekten katılıyorum.
Hatta Tıp Fakültesi şimdiden planlamasını yapıp onkoloji köyü kurmak için çalışma içine girebilir…
Muğla’da erişemediğimiz sağlık hizmetleri olsa da yaşanacak kentler arsında olarak görmekteyim.
Hiç şüphe yok ki Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bu kentin her şeyi.
Bu kente ivme katan bir etki. Ticaretine, sosyal yaşamına vs….
Her kentin hamisi varmıydı bilinmez ama Muğla’nın kocaman yürekli bir hamisi vardı. Sonsuza kadar da Muğlalının kalbinde yaşayacak bir hami…
Büyük insan.
Muğlalının kaderine değiştiren yeğane kişi.
Merhum Sıtkı Koçman…
O’nun Muğla’ya kazandırdıkları kelimelerle anlatılamaz. Öldükten sonrada yaşamak bu olsa gerek.
Bir düşünün eğer ki üniversite olmasaydı bu kent ne olurdu.
Sıtkı Koçman Muğla topraklarına düşmüş bir değer.
Çok sevdiğim bir efsane var. Bir Mit…
Tanrı, insanları kadın ve erkek olarak, mutlu olacak şekilde eşleştirip avcuna alırmış, aynı zamanda da lider ve hami olacak insanları da avcuna alır ve sonra, yeryüzüne doğru bunları avucundan üfleyip savururmuş.
Eşleştirdiği çiftler birbirlerini bulurlar ise, çok mutlu yaşam sürerlermiş.
Birbirini bulan eşler mutlu süper. Ya topraklarına büyük insan düşen yerler? Ülkelerin, şehirlerin kaderini değiştiren lider ve hamiler de düştükleri coğrafyada çok önemli işler yaparlar ve insanlığa hizmet ederlermiş.
Bence de bu kentin topraklarına düşmüş en güzel insanlardan bir tanesi Merhum Sıtkı Koçman. İyi ki bu topraklarda yaşamış, Muğla’da. Ekmek yemiş burada. Yediği ekmeğin ilk sermayesi Muğla’dan olmuş. Bunu unutmamış. Bu vefa borcu ile Muğla’ya güzellikler katmış. O’na müteşekkiriz… Ruhu Şad olsun…
Bize düşen görev Sıtkı Koçman adını daha fazla yaşatmak. Daha fazla yüceltmek…
Ben diyorum ki, şimdiden bir planlama yapalım ve bir Onkoloji Köyü kurmaya karar verelim. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olarak…
Yaşlıları vuran en önemli hastalıklardan bir tanesi kanser. Çünkü immün sistem zayıf kalıyor… Merhum Sıtkı Koçman’da yaşlanınca kanser illetine yakalanmıştı ve kolonca idi. Yaşamını bu hastalıktan dolayı kaybetti. Ben diyorum ki, gelin hep birlikte Muğla’da bir onkoloji köyü kuralım. Muğla’nın hamisi Sıtkı Koçman’ın adını bu köye verelim.
Bir şeyler yapalım.
İnsanlar USG için 6 ay beklemesinler.
Muğlalımız sağlık hizmetlerine erişebilsinler.
Gelin daha fazla terimizi Muğla’nın gelişmesi için akıtalım.
Gelin, birileri Muğlalıya 40 fırın ekmek yedirmeden, Muğlalı erişemediği hizmetlerin erişimini sağlayalım.
Gelin ortak akılla, bu kente, hizmet edelim…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.