“Muğlalılık” Başkaldırısı Yaşanıyor…

Bu haber 16 Ağustos 2017 - 0:42 'de eklendi ve 1.561 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu köşede 11.08.2017 tarihinde “AK Parti’de Kaçıncı Değişim” başlığı ile çıkan yazımın altına yapılan yorumları sizlerle paylaşmalıyım.

Veteriner Hekim Yusuf Kayacık’ın bu günlerde adı il başkanı adayları içinde öne çıkıyor. O’nun adı etrafında bir “Muğlalılık” başkaldırısı yaşanıyor… Bu yüzden olsa gerek Kayacık’ın “bar, pavyon resimleri” yine gündeme getirilmiş.

Bu gidişle Muğla AK Parti’de adaylıklar sadece hacı hocaya kalacak!

Tabi Kayacık gerekli cevabı vermiş. Yenilir yutulur gibi değil… Kime, kimlere diyorsa, kendince haklı olarak “Şerefsizler” diyor…

Hafta sonunda da son genel seçimde AK Parti’nin Muğla 3. sıra adayı Elvan Göçer kendisine delegeliğin çok görüldüğüne dair sosyal medyada paylaşımda bulunmuş. Cumartesi gününden beri sosyal medya yıkılıyor… Hangisini paylaşalım?

Köşem ne kadar imkan verirse o kadar hepsini paylaşalım…

xx           xx           xx

İnternette “AK Parti’de Kaçıncı Değişim” başlıklı yazımın altına Reşat Öztepe adeta AK Parti’nin Muğla’daki sorununu özetlemiş. “Her Partide olduğu gibi Adalet ve Kalkınma Partisinde de bir takım yanlış gidişat vardır. Hasbî Adamları bulmak cidden zor. Herkes Hesabî olmuş. Cumhurbaşkanımız çırpınıyor. 2019’da 202’de çok önemli. Ancak; İnsan kaynağı olarak 2004’e, 2007’ye ve 2010’a göre biraz daha kaliteli arkadaşlarımız var. Ama o insanlar kolay ikna olmazlar. Sen yapma ben yapmayayım bu işi kim yapacak bilemiyorum.” diye yakınmış.

Salih Demir adındaki okurumuzda “Ak Partide sorun yok. Sorun CHP’de var.” derken, “ayla ak” rumuzlu okurumuz da “Yerli ve milli… Ne kadar güzel bir söz. Bunu Muğla’da uygulamak çok mu zor? Ak Parti bunu uygulasın işin yarısını halletmiş demektir. Muğla Halkının yeme içme alışkanlıkları ve giyim tarzıyla kavgası olan yerlide istemiyoruz.” demiş. Sonrada özetle şöyle devam etmiş:

Bir milyonluk Muğla’da Muğlalı profiline uygun yetişmiş insan bulmak çok mu zor? Allah’ın izniyle Sayın Cumhurbaşkanımız bunu da bulacak. İyi bir il başkanı bulacaktır. Her konuda kamuoyu araştırmalarına başvuran bir parti Muğla’da bu konuda kamuoyu araştırması yapsa Muğla sosyolojisi doğruyu bulacaktır. Ak Partinin bu sorunu CHP yi de etkiliyor. Bu sorun onlarında sorunu. Muğlalılar olarak dışarıdan atanan seçilmişlere karşıyız. Muğlalılar olarak artık yeter diyoruz.

Okurumuzun “yeme içme alışkanlıkları ve giyim tarzıyla kavgası olan yerlide istemiyoruz” ifadesi oldukça dikkat çekici…

xx           xx           xx

AK Parti Muğla’da kongrelere giderken bu konular konuşuluyor mu bilmem. Bilebildiğimiz ve gördüğümüz kadarıyla Muğla’da adeta isyan ateşleri yanıyor. Kulislerde konuşulanlara bakılırsa partide öne çıkanlar veya çıkmaya çalışanlar ya disipline verilerek veya delege seçilmesi engellenerek bir yerlere seçilmeleri engellenmek isteniyor.

İddia bu…

Nitekim AK Parti’nin son genel seçim adaylarından Elvan Göçer sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu;

Hep diyorum ya; ‘Onursuzca, şerefsizce, yalanla dolanla bir yerlere geleceğimize, onurumla, namusumla, gururumla, şereflice dürüstçe yok olmayı tercih ederim.’

Allah’a şükür kaybedecek bir koltuğumuz yok. Partimizde delege olabilmek için çalışmak gerekiyormuş, demek ki bizlerin hiç katkısı olmamış ki delege olmayı layık görmediler.

Emeği geçen katkıda bulunan tüm arkadaşlara yürekten teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız, varlığınız daim olsun…

Tabi sosyal medyada gören ayağa kalktı… Hala da tepkiler devam ediyor…

xx           xx           xx

Tabi yorumlarıyla Elvan Göçer’i rahatlatmaya çalışanlar, “Milletvekili olabilmesi için delege olması gerekmediğini” söyleyenlerde vardı. Göçer anında onlara da şu yanıtı veriyordu;

Sevgili arkadaşlar, mesele delege olup olmamak değil inanın, şuan üye dahi olmasam partimde, ertesi gün seçim olsun Milletvekili adaylığımdaki çalışmalarımdan daha fazla çalışır, özen gösteririm emin olun. Üzüldüğüm konu da yok, sadece yapılan haksızlıkları azda olsa dile getirmek amacım. Bir insanoğlunun delege olduğunu dahi günler sonra öğreniyor ise, yetkili makamlarda olan bir idarecimizin delege yazılmayışımdan ‘haberim yok’ demesi çok doğal.

Sadece Elvan Göçer değil, kendilerine ‘delegelik’ çok görülen Zübeyda Fellahoğlu ve Selahattin Kayaman gibi partinin önde gelen daha pek çok isminin olduğu söyleniyor.

Elvan Göçer’in yaptığına gelince, ben kendisinin çıkışını AK Parti Muğla Teşkilat Başkanı Şadi Pirci’nin çıkışına benzettim.

Hatırlarsanız Pirci son il kongresinde partisinin teamüllerini altüst ederek, dönemin başbakan ve bakanlarını da dinlemeyerek genel merkezin “il başkanı” olarak belirlediği adayın karşısında aday olup, liste çıkarmıştı. “Parti içi demokrasi” bayrağı açmıştı. Elvan Göçer’in yaptığı da o…

Şadi Pirci gibi “Parti içi demokrasi” isteğini ortaya koyan ikinci isim oldu…

Tabi Pirci ve Göçer’in amaçları farklı da olabilir. Bilmiyoruz.

xx           xx           xx

Veteriner Hekim Yusuf Kayacık’ta öyle… O da AK Parti’de “Parti içi demokrasi” mücadelesi verenlerden. “Ticaret” değil, “Siyaset” yapmak isteyenlerden. Muğla’yı, Muğla’yı tanıyan ve Muğlalıların tanıdığı insanların daha iyi yönetebileceğine inananlardan… Kendisi öyle diyor…

Son zamanlarda İl Başkanı adayları arasında Kayacık’ın adı da geçiyor ya, vay sen misin “parti içi demokrasi” diyen? Sen misin il başkanı olmaya kalkan?

Eski defterler yine karıştırılmış… Anlayamadığım nasıl, nereden buluyorlar? Bir yerel yayın organına elbette birileri servis ediyor, ama işte o servis edenler nereden buluyorlar?

Hem bu defa Yusuf Kayacık’ın yanında MUTSO Başkanı AK Parti MKYK Üyesi Bülent Karakuş’un da yer aldığı fotoğraf veya fotoğraflar kullanılmış! Ben görmedim…

xx           xx           xx

Kayacık başına gelenleri “Şerefsizler” başlığı altında kaleme aldığı yazıda anlatmış.

Önce AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin sosyal medya paylaşımlarında kullandığı “İt ürür, kervan yürür” ifadesine değinmiş. O ifadenin kim veya kimler için olduğu sorulduğunda Mete’nin “Teşbihte hata olmaz”, “Yarası olan gocunur” şeklinde verdiği yanıtları eleştirerek şöyle demiş:

Sayın Başkan; senin hakkında daha da bir şey yazmam… Allah Muğla’da Ak Parti’ye oy veren 184 bin dava dostuna sabır versin…

Bence İl Başkanı Kadem Mete mutlaka bir açıklama yapıp, “Hayır bunları ben yazmadım. Sahte hesap bu” deyip insanların gönüllerini alacaktır, diye düşünüyorum.

Bir parti kıra döke 2019’a gider mi? Bizi ilgilendirmez tabi…

xx           xx           xx

Kayacık sonra asıl meseleyi “Şahsen ben, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde milletvekili aday adayı olmuştum… Bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum… Temayülde ismim hep önlerde çıkmıştı… Sonrasında nihai sıralamayı yapacak olan, üst kurulun toplanmasına 2 gün kala satılmış bir gazetede, yıllar önce bir düğünde çekilen fotoğrafım yayınlandı…” diyerek şöyle anlatmış:

Oysa bulunduğumuz yer Ortaca’nın en müstesna mekanlarından biri olan Botanik Restorandı… İl Başkanlığı için ismim geçmeye başlayınca… Aynı şeref yoksunları dün yine bir fotoğraf paylaşmışlar… Aylar önce doğum günümde çekilen bir fotoğraf… Üstelik bu defa fotoğrafta MUTSO Başkanımız, MKYK üyemiz (tabi fotoğrafın çekildiği dönemde MKYK üyesi değildi) kan kardeşim Bülent Karakuş da var…

Geçen sefer aldığımız karar gereği bu rezilliğe sessiz kalmıştım… Ama artık yeter… Burası Muğla…

Biz Demokratlar hoşunuza gitse de gitmese de, Atatürkçü, Milliyetçi ve Vatanseveriz… Evet, biz sosyal insanlarız, eşimizin dostumuzun düğünlerinde alkol alırız… Bunu hiçbir zaman gizlemedik, gizlemeyiz… Evet, kabul ediyorum biz sizlerden farklıyız… Biz namaza gideriz ama sizler gibi camide fotoğraf çektirmeyiz… Biz oruç tutarız ama sizler gibi sahura kalktığımız belli olsun diye o saatte sosyal medyadan paylaşım yapmayız… Evet biz farklıyız…

xx           xx           xx

Kayacık ve O’nun gibi, Göçer gibi “farklı” olanların işi zor… AK Parti’nin de zor…

Yukarıda Reşat Öztepe ne diyordu? “Hasbî Adamları bulmak cidden zor. Herkes Hesabî olmuş. İnsan kaynağı olarak 2004’e, 2007’ye ve 2010’a göre biraz daha kaliteli arkadaşlarımız var. Ama o insanlar kolay ikna olmazlar.” diye yakınıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ali karadaş 16 Ağustos 2017 / 10:19

Ak Parti Genel Başkanı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın tariflerine uygun “il başkanı kim olur?” Sorusuna yanıt arayanın öncüsü mevcut il başkanın olması lazım. “Sayın Genel Başkanım ben mesajınızı aldım ve gereğini yapıyorum.” Bulunduğum Muğla İlindeki oylarımızı yüzde otuzdan yüzde elli artı bir yapmak için ben il başkanlığı koltuğumu “yerli ve milli bir adaya bırakıyorum ve bunun arayışı içerisindeyim” dese milletvekilliği yolu açılmış olur. Şimdiden ön almış olur. On üç ilçe teşkilatının sevgilerini saygılarını kazanır ve onların idolü olur kanısındayız.Genel Merkez nezdinde de itibarı şimdi olduğundan daha fazla olur. Özveri itibar düşürmez aksine arttırır. Rahmetli Kemal Sunal’ın “Koltuk Belası” diye bir filmi vardı. Yada biz öyle hatırlıyoruz. İşte bu koltuk belasından kurtulduk mu bu iş biter. Medyadan takip ediyorum. Muğla çok sıkıntılı. Artçı depremler bitip tükenecek gibi değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın “Yerli ve milli” sloganı ve çıkışı en çok Muğlalıların işine yaramıştır. Muğlalılık bilinci ve dayanışması çok çok artmıştır. Bu dayanışma on üç ilçeyi birbiriyle kenetlemiştir. Bu saatten sonra “Yerli ve milli” olmayan adayla Ak Partinin işi Muğla’da iyice zorlaşmıştır. Mevcut il başkanının tekrardan atanıp seçilmesi mümkün görülmemektedir. Birde Sayın Genel Başkan Erdoğan’ın “metal yorgunluğu” çıkışı vardır. İl örgütünde metal yorgunluğunda olanların sayısı da hayli fazla gözükmektedir. Gerçi Muğla siyasetinin külliyeni metal yorgunudur. Yirmi yıllık belediye başkanları yorgun değil midir? Muğla değişecek Muğla kazanacak. Muğlalılar olarak hedefimiz: Huzurlu Muğla. Mutlu Muğla’lalı.

ahmet kara 16 Ağustos 2017 / 13:56

Biraz önce son dakika haberlerinde okudum. Ak Parti Ağrı il başkanı istifa etmiş. 16 nisan referandumunda Ağrı’da HAYIR oyları %56.9 çıkmış. EVET oyları ise %43.01 çıkmış. İstifa gerekçesi bu. Ağrı gibi yerde %43 az oy sayılmaz. Muğla gibi yerde yüzde kaç çıkmıştı acaba?

Reşat Öztepe 16 Ağustos 2017 / 17:35

Gocuman ; Yazılarınızı düzenli okurum. Bazı yazılarınıza yorum değil amma,düşüncelerimi yazarım. Yorum yapmak haddime düşmez. Ancak Yazıdaki Şu cümleniz bana göre yakışmadı gibi geliyor Kompozisyona.”Bu gidişle Muğla AK Parti’de adaylıklar sadece hacı hocaya kalacak!” Zira Camiye İmam Aramıyor Ak Parti, Muğla ya İl/İlçe Müftüsü de aramıyor. Hacı ve Hoca lafını artık kaldırmak lazım siyasi arenadan.Aslolan Ak Partinin Muğla ilinde nasıl ve ne şekilde başarılı olabileceğini tartışmak ve onun üzerinde kafa yormak zamanıdır. sevgi ve saygı.

metin kalay 16 Ağustos 2017 / 19:23

Ağrı ilinde MHP nin milletvekili yok. Oyları da az. Buna rağmen %43 evet oyu az sayılmaz. Buna rağmen il başkanı gitmiş. Muğla’da ise MHP nin milletvekili var. Üstelikte MHP nin kafa adamlarından. Muğla’daki oyları fena sayılmaz. 16 nisan referandumunda Muğla’dan çıkan evet oylarından MHP nin oylarını düşersek kalan EVET oylarına rağmen il başkanı olsanız ne yaparsınız?