Muğlalı yerel basına neden sahip çıksın?

Bu haber 10 Haziran 2019 - 1:35 'de eklendi ve 987 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunda “Haber hayattır, yerel basına sahip çıkalım” başlıklı yazımda Muğla Gazeteciler Cemiyeti‘nin kuruluşunun 30‘ncu yıldönümü çerçevesinde başlattığı “Yerel Basına Sahip Çıkalım” kampanyasından söz ettik. Bu konuda yerel basının öneminin günden güne arttığını ifade eden Cemiyet Başkanı Süleyman Akbulut‘un çağrısını paylaştık.

Yazıyı şu sorularla noktaladık:

Muğlalılar bu çağrıya destek olmalı mı? Veya olurlar mı? Ya da neden olsunlar?

Bu soruların yanıtını da bugüne bırakmıştık.

Bu sorulara toptan “Muğla’da yerel basın var mı?” sorusuyla yanıt vermek mümkün. Ancak böyle bir yanıt gerçekten “yerel gazeteciliğin hakkını veren” bazı meslektaşlarımız ile gerçekten “yerel gazete” olmayı; şehrin yaşayanlarını şehirde olup bitenlerden haberdar etmeyi amaç edinmiş, şehrin ve yaşayanlarının dertleri ile dertlenen gazetelerimize, gazetecilerimize haksızlık olur…

O nedenle MGC Başkanı Akbulut‘un çağrısında yer alan ifadelere kısmen katılmakla birlikte çağrısına katılamıyorum.

Çünkü gerçekçi ve haklı bir talep olarak görmüyorum…

 xx           xx           xx

Muğlalılar Muğla’nın yerel basınına nasıl sahip çıkabilir?

Aslında “sahip çıkmak” sözü de bana manidar geliyor. Parayı veren düdüğü çalar gibi…

O sahip çıkılan basın “sahibinin sesi” olmakla karşı karşıya kalabilir!

Örneğin Büyükşehir Belediyesi’nin sahip çıktığı basın o belediyeye muhalefet yapabilir mi?

O nedenle “Yerel basına destek olalım” daha doğru ve yerli yerinde bir talep olarak görülebilir. O zaman Muğlalılar Muğla‘nın yerel basınına nasıl destek olabilirler?

Ben gazeteciliğe başladığım, köşe yazarlığına adım atmaya çalıştığım yıllarda Muğla‘da resmi ilan alan günlük üç yerel gazete vardı; Tufan Doğu’nun İlkadım‘ı, Hasan Nuri Öncüer’in Devrim‘i ve Hüseyin Nizamoğlu’nun Hamle‘si…

Uzun zaman sonra Erman Şahin’in Yeni Muğla Gazetesi yeniden yayın yaşamına döndü ve il merkezinde günlük yayın yapan 4 yerel gazetemiz oldu. Bununla o günlerde “4 yerel günlük gazeteye sahip kültür şehri Muğla” diye övünürdük.

İl genelinde de resmi ilan alan çok gazete yoktu. Fethiye‘de Ahmet Çaçaron‘un Beşkaza, Marmaris‘te Rifat Kalakoğlu‘nun Marmaris Postası, Milas‘ta bugün Nazmi Doğru‘nun sahip olduğu Oktay Dizdar‘ın Menteşe, Bodrum‘da da Hüseyin Özanıl‘ın Bodrum Ekspres ve Mehmet Gökbel‘in Çökertme Gazeteleri vardı…

Hepsi de “gazete” idi… Çok ciddi okur ve bugünkü gazetelerin çoğunun ulaşamadığı sayıda önemli abone sayılarına ulaşmışlardı… Muğlalılar gazetelerine abone olarak destek verirlerdi…

 xx           xx           xx

Muğlalılar bugün nasıl destek olabilirler?

Bu sorunun yanıtı MGC Başkanı Süleyman Akbulut‘un çağrısında var. Akbulut orada şöyle diyor:

“… Kamuoyunu bilgilendirme amacıyla elini taşın altına sokan yayın organı sahibinden çalışanlarına kadar adeta bir yaşam mücadelesi veren yerel basınımız ‘can çekişiyor’ desek abartmış sayılmayız. Örneğin illerimizde faaliyet gösteren büyük firmalar bile yaygın basın için bütçeler ayırırken, yerel basın görmezden gelinmektedir. Bu noktadan hareketle Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak bizler, yerel basına olan kamuoyu ilgisini arttırmak için gerekli olan fitili ateşlemek istiyoruz. Yeri gelirse kapı kapı dolaşıp her eve, her işyerine bir gazete sokacağız. İl merkezi ve ilçelerimizdeki gazete, radyo ve televizyonlara reklam desteği verilmesini teşvik edeceğiz. Unutmayın Haber Hayattır. Hep birlikte Yerel Basınımıza Sahip Çıkalım.

Can çekişiyor” dersek abartmış oluruz!

Bu ülkede hala öyle yada böyle sadece askerlik mecburi.

Evet doğrudur. Bugün günlük çıkan gazetelerin çoğu zarar ediyor. Kendilerini matbaa gelirleriyle veya varsa başka kaynaklarla ayakta tutuyorlar.

Olmuyorsa kapanacaklar… Kapansınlar da… “Gazetecilik” yapmak isteyenler kalsın….

 xx           xx           xx

Bugün Muğla‘nın çok önemli şirketlerinden biri bayramlarda hiç bir gazeteye bayram ilanı vermez. Şirketin sahibi dostumdur. Bir gün neden ilan vermediğini sormuş, şöyle yanıt almıştım:

Yerel basının, gazeteciliğin hakkını verenlerin desteklenmesi gerektiğine en çok inananlardanım. Son yıllarda sayınız çoğaldı. Dergiler filan da çıktı. İlçelerdeki gazetelerden de gelmeye başladılar. Çoğu okunmuyor, bilinmiyor. Okunmayan gazeteye verilen reklam bir işe yarar mı? Reklama ihtiyacım olsa Muğla’da çok okunan bir gazeteye veririm. O zaman da diğerleri hepberaber aleyhimizde kampanya başlatır. Ben de kimseye reklam vermiyorum.

Gerçekten de bugün Muğla‘da il genelinde 100′ün üzerinde radyo, televizyon, haftalık-aylık dergi, günlük-haftalık gazete ve internet gazeteleri var.

Bunların 30 kadarı resmi ilan gazetesi…

Aslında çok sayılmaz. Muğlalılar bu 30 gazeteye abone olarak, reklam vererek destek olabilirler.

Ki bu noktada MGC Başkanı Akbulut‘ta “Yeri gelirse kapı kapı dolaşıp her eve, her işyerine bir gazete sokacağız.” diyor…

Ancak burada sorulması gereken soru var:

Neden?

Muğlalılar bu 30 gazeteye; hem de Devlet’ten resmi ilan geliri olan bu gazetelere neden reklam versin, abone olsun?

Haber hayattır..”, “Yerel basın can çekişiyor”. ..

Başka?

Kem, küm…

 xx           xx           xx

Bugün Muğla‘da 30’a yakın günlük gazete varsa bu sahiplerinin “gazetecilik” yapmak derdi veya aşkı olduğundan değildir.

Az sayıda da olsa toplumda sosyal statü sahibi olmak veya siyasette söz ve güç sahibi olmak için çıkan gazetelerimiz olmakla birlikte genellikle gazetelerimizin çoğu tamamen resmi ilan gelirinin cazibesine kapılarak çıkmaya başlamıştır.

Resmi ilan gelirleri AK Parti iktidarı ile birlikte artınca yerel gazete sayısında da artış oldu! Gazete sayısı artarken, gazeteciliğin kalitesi düştü. Gazeteler haber vermekten, fikir üretmekten ve en önemlisi “yerel gücü” denetlemekten uzaklaştı.

Böylece abone ve reklam desteği çekildi. Resmi ilan pastası da küçüldüğü için bazı gazete sahipleri ağlamaya başladılar.

Çok şükür biz Hamle olarak ağlamayanlardanız. Resmi ilan kalkmış olsa da ağlamayız. Hak etmeyenlerle paylaşılmış bir gelir kaynağı olmasa da olur… O zaman hem çok daha iyi gazetecilik yapabiliriz. Çünkü resmi ilan olmasa günlük gazetelerin yüzde 60’ı kapanır ve il merkezinde 2-3 “gazete” kalır.

Muğlalı o zaman o 2-3 gazeteye destek verir… Buna destek demek te doğru değil…  Sanırım, “Muğlalı gerçek gazetelere hakkını verir” demek daha doğru olacaktır…

 xx           xx           xx

Geçtiğimiz günlerde Ekrem Orhan‘ı kaybettik. Hepimiz ardından “spor muhabiri” diye yazdık. Yerinin doldurulamayacağını belirttik.

Evet, artık Muğla’da bir “spor muhabiri”, bana göre “spor gazetecisi” yok.

Peki hangi gazetemizin “spor sayfası” var?

Fethiye‘deki gazetelerimizde var mı bilmiyorum, ama en azından il merkezinde bir tek Devrim Gazetesi‘nde vardı. Rahmetli Ekrem Orhan‘ın ardından artık Devrim Gazetesi‘nin de Spor Sayfası yok…

Bırakın gerisini “spor sayfası” olmayan gazeteyi kim satın alır?

Hadi MuğlalıHaber hayattır” diyerek, “özgürlük, demokrasi” diyerek “gazetecilik yaşasın” diyerek bir, iki gazeteyi satın aldı; Muğlalı iş adamı da reklam verdi…

Peki il merkezini gözönüne alırsak 6 günlük gazete için bunu isteyebilir miyiz? Hakkımız var mı?

Biz önce “gazete” olalım, “gazeteci” olalım, tek bir “cemiyet” şemsiyesi altında birlikte “rekabet” ve “dayanışma” içinde olmayı becerelim… Ortaya “gazeteler” çıkaralım…

Muğlalı gerekeni yapar. Yoksa bu kampanya bu mesleği küçük düşürür…

———————————–                                                                    ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Ben bana sahip çıkmaz, başımı dik tutmazsam kimsenin bana sahip çıkmasını bekleyemem! (Gazeteci- Canan Baykız)

ÇİVİ

Arkadaşım “Birisine gözü kapalı güvenmek istiyorsun değil mi?” diye sordu. “Evet” deyince, “Öyle biri yok, bil istedim” diye karşılık verdi.

Beni Bi Gülmek aldı: )))))

—————————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 10 Haziran 2019 / 10:39

Üstadım merhaba,
Muğla çok özel bir memleket,
bütün bilimsel teoremleri,sosyal kuramları ter yüz eden zaman zaman genelde de olduğu gibi bilimin bile açıklayamadığı sosyal laboratuar konuları ile karşı karşıya geliyoruz,
benim az aklımla anlamaya çalıştığım ve analayabildiğim,
buralara Tanrı’nın çok cömert davrandığı ve bizim bu cömertlikten gelen zenginliği şımarıkça çarçur etmemiz ve bu süreçleri etkileşimi ile ortaya çıkan sosyal sonuçlar,
ne kadar kültür ne kadar etik ne kadar akla mantığa uygun,
ne kadar sorgulanabilir ki kim sorgulayacak filan diye bir beyin fırtınası ve sağanağı içinde Akyol’da bir çıkmaz sokağa varıveriyoruz,

selamlar,