Muğlalı hoşgörülüdür ama! 12.11.2011

Bu haber 12 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 614 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Zaman Gazetesi, Muğlalı Paşa’nın adının Van’da askeri kışladan kaldırılmasının ardından Prof. Dr. Mustafa Sunu ve Prof. Dr. Namık Açıkgöz ile Vet. Hekim Necati Demirel’in, AK Parti yöneticilerinin görüşlerine başvururken, CHP’li Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün ve CHP İlçe Başkanı Bahattin Gümüş’ün görüşüne de başvurmuş…
Adı geçen gazete haberine, “Muğlalılar Van’ın ardından paşanın adının Muğla’da da silinmesini istiyorlar.” diye başlık atmış!
Talihsizlik bir başlık olmuş. Yok, böyle bir şey!
 
xx      xx      xx
Aynı gazete (daha sonra başka gazetelerde de yer aldı) haberine göre, Orgeneral Mustafa Muğlalı isminin iş hanından ve Saatli Kule’nin bulunduğu caddeden kaldırılmasını istemediklerini ifade eden CHP Muğla Merkez İlçe Başkanı Bahattin Gümüş ise, “Güneydoğu’da görev yaptığı sırada 33 köylüyü öldürdüğüne dair iddialar var. Van’da isminin kaldırılması normal olabilir, ama Muğla’da kalkmasını istemiyoruz. Sonuçta Muğla’nın yetiştirdiği bir komutan.” derken, Muğla Belediye Başkanı CHP’li Osman Gürün, “Olayı Muğla’ya taşıyamayız. Orada hassasiyet vardı. Bu yüzden Genelkurmay kaldırdı. Ancak iş hanındaki ismin konuluş amacı hemşerilik duygusu.” demiş.
Doğru demiş, ama anlamıyorlar… Olay Muğla’ya taşınmamalı, ama taşıyorlar!!!
 
xx      xx      xx
CHP’li Belediye Başkanı Osman Gürün, Zaman Gazetesi’ne ve ötekilerine yaptığı açıklamada, Muğlalı Paşa’nın adının iş hanına 30 yıl önce iş hanını yaptıran dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin tarafından Belediye Meclis kararı ile verildiğini anımsatarak, “Özalp’taki Kışla’dan kaldırılan isim 2004 yılında konulmuş. Dikkat edilirse iş hanına biz 30 yıl önce bu ismi verdik. İsmi vermemizdeki amaç, hemşerimizin üst seviyeye yükselmesi ve isminin orada yaşatılması. Van’daki olaylarla arasında farklılıklar var. Muğlalı Paşa hukuki süreç sonuçlanmadan vefat etti. General oluncaya kadar çeşitli yararları olan bir hemşerimizin ismini iş hanına verdik.” derken şöyle devam etmiş;
“İş hanının tek sahibi belediye değil. Kamu Mülkiyeti Kanunu’na göre tek başımıza karar alamayız. İsim değiştirilsin diye bize gelen bir talep yok.”
 
xx      xx      xx
CHP İlçe Başkanı Gümüş ve Belediye Başkanı Osman Gürün açıklamaları ile Muğlalılara tercüman olmuş. Kendilerine aynen katılıyorum, ama…
AK Partili Belediye Meclis Üyesi Hamza Akercan, isim değişikliği için önerge verdiğini, ama gündeme dahi alınmadığını söylüyor. Keşke teklif gündeme alınmış ve Muğlalı olmasa da Muğla Belediye Meclisi’ne seçilebilmiş olan Akercan’a Muğlalının hassasiyeti anlatılabilmiş olsaydı!
Muğla’da doğmadınızsa “memuriyet dışında” Muğla’ya gelmek zorunda değilsiniz! Gelmişseniz, Muğlalının hassasiyetlerine saygı duymanız gerekir. Ben de Diyarbakır’a, Van’a gitmek zorunda değilim, gidersem Diyarbakırlının, Vanlının hassasiyetlerini anlamak zorundayım… Karşılıklı empati yapmamız, “duygudaş” olmamız gerekir…
Bir de “Kamu Mülkiyeti Kanunu’na göre tek başımıza karar alamayız.” diyen Başkan Gürün’e sormak istiyorum; ya iş hanının tamamı belediye mülkü olsaydı?..
Ve bir de Müslüman Mahallesi’nde salyangoz satmak istercesine isim değişikliği isteyenlere önerim var; gidin iş hanında mülk sahibi olanlara sorun bakalım ne yanıt alacaksınız?
“Hayır!” yanıtı alırsınız.
 
xx      xx      xx
Bu gün Doğu’da, Güneydoğu’da yerleşim yerlerine, cadde, sokak ve parklara Kürtçe isim veriliyor. Gayet normal. Ama bu gün oralarda terör kamplarının adları da cadde ve sokaklara veriliyor. Öcalan’ın köyü Amara’nın adı da sokaklara konuluyor. Örneğin 21 Ekim 2007’de bir gurup PKK’linin saldırısında 12 şehit verdiğimiz Dağlıca’nın adı Kürtçe “Oramar” olarak bir yerlere veriliyor… Bazı yerler ölen teröristlerin Kürtçe kod adlarını alıyor!
Biz bu durumdan rencide, tahrik olmayacağız, ama Necati Demirel kardeşimin dediği gibi Muğlalı Paşa’nın memleketindeki adı birilerini rencide edecek.
Yapmayın… Ne olur yapmayın!..
 
xx      xx      xx
Biz barışı, huzuru, bir arada yaşamayı gerçekten istiyoruz. Bu konuda samimiyiz. Eğer Vet. Hekim Necati Demirel’in dediği gibi bu özlemin önündeki engel Muğlalı Paşa’nın adı ise ve Muğla’da adının bulunduğu yerlerden kaldırılması gerekiyorsa, kaldırırız da…
Muğlalı hoşgörülüdür, ama…
Doğu ve Güneydoğu’da cadde, sokak ve parklara verilen Kürtçe isimler içinden bizleri rahatsız eden “tahrikkar” isimler kaldırılacaksa, yarın bir gün Abdullah Öcalan’ın adının bir yerlere verilmesinin engelleneceği garantisini veren varsa neden olmasın…
 
xx      xx      xx
Ne yapılmalı?
Zamana bırakılmalı… Gün gelir, Muğlalılar yüreklerine taş basıp Muğlalı Paşa’nın adını bulunduğu yerlerden kendiliğinden silerler… Ama gün gelir Muğlalılar, Paşalarının adını bir yerlere vermiş olmakla kalmayıp heykelini de dikerler!… Ben şimdi kalkıp, “Tamam Paşanın adını kaldıralım. Sonra ne isteyeceksiniz?” diye de sormak istemiyorum!..
Empati, lütfen biraz empati; duygudaşlık…
Ben her ikisi de dostum Prof. Dr. Mustafa Sunu’yu da, Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ü de anlıyorum. Onlar “bilim insanları”… Keşke bilim dalları da “sosyoloji”; toplum psikolojisi olsaydı!
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.