Muğlalı Hizmete Erişemiyor Demek…

Bu haber 03 Nisan 2015 - 0:10 'de eklendi ve 801 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Meşgulsün Ama Neyle.

Bu köşe yazımı inceleyiniz.

Kamusal suç işleme olarak. Bir kusur var mı?

Memuriyetim ile bu köşe yazımın bağını anlayamadım? Nasıl bir bağ kurulıpta ta …… yapıldığını kavramadım… Birisi bana anlatırsa sevinirm.

Okuduğum bir anekdotta,

Elbette meşgulsünüz.

Meşgul olmak yetmez.

Karıncalarda meşgul.

Asıl mesele neyle meşgul olduğunuzdur diyordu.

Son 2 yıldır çok ama çok meşguldüm…

Annemin hastalanması ile pat diye yıkıldık.

Yaklaşık 2 senedir mesafeleri yaklaştırarak, tüm izinlerim dahil, hemen hemen her hafta sonu annemin yanına giderek destek olma çabasıyla geçti.

Çünkü burada olanaklar sınırlı.

Onkoloji kısır ve tek hekim.

Alt yapı yok.

Nitelikli bir merkez yok.

Sistemli tedavi uygulayacak birim yok.

Tedavi sonrası için Pet CT yok.

Ki bir USG için Muğlalı aylarca bekliyorsa gerisini siz düşünün.

Sayısız şey yokkk.

Buradaki hastalarda yakın illere giderek tedavi olmaktalar.

Yazık oluyor Muğlalıya demek kalıyor.

2 sene sonrasında yapımı bitecek olan, yeni hastanede her şeyin olacağı söyleniyor.

Dayan yürekler dayan.

Onun için ailemin yaşadığı yerde annemin tedavi olması çok mantıklı idi.

Mesafaleri çok yakın ettim ve kar kış demeden yollara düştüm. Annemin yanına hiç abartısız her hafta sonu gittim. Tanı koyma aşaması ve ameliyatlar derken uzun bir hastane yatış dönemimiz oldu.

Sonrasında da tedavilerimiz başladı.

Her tedavisinde yanında olmaya çalıştım.

Sayısız kez yolculuk yaptım.

Antalya yakın olsada günden kazanmak için geceleri yolculuk yaptım.

Pazartesi sabahları uykusuz olarak çalıştığım kurumda görevimin başında oldum.

İşlerin hiçte iyi olmadığı çok anlar oldu. Aniden gitmem de gerekti.

İki kez aciliyetten gittim. Ve bu iki kez için telefonda söylememe rağmen benim işyerime meslektaşım diyeceğim kişi gelip hakkımda tutanak tuttu. İş yerinde doktor arkadaşım bir seferinde aniden gitti bana haber verdi desede dinlemediler.

Gözlerini kötülük öylesine bürümüş ki anlatamam.

Hatta annemin başında öğrendim tarafıma tutanak tutulduğunu. Gözlerim doldu bu kadar insanlık dışı davranışa. Yaşatılan bu kötü anları annem hissetti.

Bu kadar kötü olabilen insanlar gün gelecek, hayatlarında daha büyük bir kötülüğü yaşayacaklardır. Etme bulma dünyası bu dünya. Zamanı geldi ağladım bana yapılanlar için.

Ağlasamda eğilmedim. Kendimi toparladım.

İşlerin kötü gittiği zamanlarda bile yenilgi yok dedim. Ve duanın gücüne inandım.

Çok şeyler okudum. Çok bilgilendim.

Bu süreçte tamamlayıcı tıbbın ne kadar önemli olduğunu anladım. Alternatif demiyorum.

Tıbbi tedavi ile yapılan tamamlayıcı tıbbın sinerji yarattığını gözlemledim.

Ozon tedavisinin.

Nöral terapinin.

Akupunkturun.

Hemeopati.

Manyetik alan tedavisinin.

Biorezonans tedavisinin.

Negatif iyon tedavisinin.

Detoksun…

Alkali beslenmenin ve alkali iyonize su içmenin ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu gördüm. Aynı zamanda hastanın nitelikli beslenmesi ve besin destek ürünleri kullamasının, iyileşmede olmazsa olmaz olduğunu ve hastaların tedavi olur iken eksik, olan vitamin ve minerallerin yerine konulmasının sağlıklı olmada ve hastalıklarla mücadalede önemini deneyimledim.

Çok ama çok yoruldum.

Çok meşgüldüm.

Çok koştum.

Çok hüzünlendiğim anlar oldu.

Ağladığım anlar.

Kalbimin duracağını hissettiğim saniyeler.

Büyük yaratıcının kanatlarının altına sığındığım ve onun varlığı ile rahatladığım zamanlar.

İyiliğin ve iyi insan olmanın önemini biliyordum ve uyguluyordum, bunun önemini bin kat daha hissettim. Algılarımın değiştini ve geliştiğini hissettim.

Sevginin ne kadar kutsal olduğunu anladım.

Paylaşmanın değerini.

Zor anların ve tüm zorlukların, birlikte aşılabileceğini görmenin sonsuz duygularını yaşadım. Mücadele etme ruhunun ve kıvılcımlarının, meşaleye dönüşmesinin aydınlık yola götürdüğünü.

Geliştim, olgunlaştım, erdim. Baktığım penceremin ufkunun sonsuzluğa doğru genişlediğini hissettim.

Paylaşmanın yüceliğini, sağlığın hayatın temeli olduğunu.

Sayısız öğretilerle geçen anlar, zamanlar yaşadım.

Çok şükür ki, mücadelem sonunda çok iyi duruma geldi.

Rabbim sana binlerce kez müteşekkirim. Varlığın bize güç verdi.

Çok meşgüldüm ve çok yoruldum, ama değdi. Çok şükür ki, bugünleri gördük diye bitirmiştim bu köşe yazımı.
Muğlalının hakkını savunmak suç olmasa gerek.

Bir gerçek var ki; Muğla’da sağlık hizmetlerine erişmediğimiz çok şey hizmet var.

Tek onkolog var. Bir tek doktor yoğunluğu kaldıramaz ve onkoloji hastalarının takibinde kullanılan PET CT yok.

Onkokoji ve Radyoterapi hastaları çevre illere giderek tedavi olmakta.

Tedavi olanakları yok. Çekilen çileler bitmeli.

Sayısız kez hafta sonu her hafta sonu Cuma’dan annemin yanına gidip, Cumartesileri tamamlayıcı tıb tedavilerini aldırmam ve Pazar gecesi dönüp, Pazartesiler mesaiye uykusuz geldim demem de, bir kusur yoktur diye düşünüyorum.

Muğlalıyım. Muğla’ya da yerleştim. Muğla için yazacağım. Gelişmesi için yazacağım.

Önemli olan Muğla hoş seda bırakmak. Hoş seda bırakanların arkasından da güzel şeyler yazılmakta.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.