Muğlalı Ahmet Davutoğlu!

Bu haber 17 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 2.324 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ben bugün Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nu “Muğlalı Ahmet Davutoğlu” diye hitap etmek istiyorum.

Muğlalı Ahmet Davutoğlu memleketin Muğla’ya 2 yıl sonra tekrar hoş geldin. Ankara’dan ülkemizin zengin illerinden biri olarak görülen, ama çok büyük zenginliklerin fakir bekçiliğini yapan ve iktidarınızda hak ettiği hizmetleri alamayan Muğlalılara umarım ve inşallah güzelliklerle, müjdelerle geldiniz.

xx        xx        xx

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Davutoğlu Muğla’ya ilk kez 2012’nin Mayıs ayında gelmişti. Kendileri o gelişlerinde Muğla sokaklarında koruma ordusu olmadan yürüyüp, halkla selamlaşarak Hz. Şahidi’nin huzuruna çıkan ilk devlet adamı oldular.

AK Parti İl Kongresi için gelmişti. Bu gün milletvekilliği hevesi ile İl Başkanlığına nokta koyacak olan Sayın Nihat Öztürk o gün seçilmiş il başkanı olmuştu.

Yeri gelmişken sormak isterim; Sayın Öztürk il başkanlığında Muğla’ya hangi hizmetlerin gelmesine vesile oldu da Muğla Milletvekili olup hangi hizmetlerin gelişine vesile olacak?

Belki bu gün bir veda konuşması yapar da açıklar!

xx        xx        xx

Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Muğlalılığı nereden geliyor?

Bizim insanlarımız için “Balık beyinli” denir. Beyinsiz olduğumuzdan değil, unutkan olduğumuzdan… (!)

Sayın Davutoğlu’nun 2 yıl önce; 7 Mayıs 2012’de kongre salonunda resital verircesine irticalen yaptığı konuşma unutulmuş olmalı… Ben unutmadım… Kendileri o dönem kabine içinde sevdiğim bakanlardandı. Muğla konuşmalarında hayran olmuş, ertesi gün bu köşede yayınlanan “AK Parti’nin Muğlalı Genel Başkanı” başlıklı yazımda kendilerini “Muğla hemşerisi” ilan etmekle kalmayıp, “İşte AK Parti’nin gelecekteki genel başkanı” demiştim.

Kâhin değilim. Öyle şeylere inanmamda. Eğer bu bir “öngörü” ise, öngörümün gerçekleşmiş olmasından mutluyum…

xx        xx        xx

Dün Dışişleri Bakanı olarak ağırladığımız Sayın Davutoğlu’nu bu gün Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı olarak ağırlayacağız. Bugün de Şahidi Hazretlerinin huzuruna çıkmak isterler mi bilmiyorum.

Çıkarlarsa ve “Burada bir külliye oluşturulmasını istemiştik, hani nerede?” diye sorarsa başta İl Başkanı Nihat Öztürk olmak üzere AK Parti’nin yerel kurmayları ne yanıt verecekler bilmiyorum.

xx        xx        xx

8 Mayıs 2012 tarihli yazıma yeniden baktım. Orada “Hemşerimiz Dışişleri Bakanı Davutoğlu, sanki hep ‘Muğlalı’ imiş de hasret gidermesi, hemşerileri ile kucaklaşması için AK Parti kongresi bir vesile oldu…” demişim.

Çünkü hal ve hareketleri ile bu izlenimi veren Sayın Davutoğlu o gün kongrede konuşmasına şu selamlama ile başlamıştı:

Ege Fatihi Menteşe Beyin, Akdeniz Fatihi Turgut Reis’in, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in hemşerileri, Mevlana hazretlerinin manevi talebesi Şahidi Hazretlerinin gönüldaşları merhaba…

Ne yalan söyleyeyim, bu sözleri duyarken “Salondakilerin kaçı Cevat Şakir’i, Menteşe Beyi bilir, kaçı Şahidi hazretlerini tanır?” diye de kendi kendime sormuştum! Müthişti… İşte bu noktada yazıma şöyle devam etmişim:

Biz Muğlalılar değerlerimizi bilmiyoruz, tanımıyoruz. Geçmişimizden bi haberiz, geleceğimizi de göremiyoruz… Hafta sonunda Muğla bir ‘değer’ daha kazandı. Kongre salonunda duvarda yazılar vardı. Onlardan birinde, ‘Kuzum Bal Ahmadım oğlunla ordu, kızınla oba olasın. / Koç koç oğulların ardına düşe. / Ayaklarına taş değmeye, dünyalar ayaklarına gele. / Herkesler sana akıl danışa…’ diye yazılıydı. Bakan Davutoğlu yazıyı görünce duygulanıp, şöyle deyiverdi: ‘Değil mi ki siz beni babaannemin duası ile karşıladınız, artık Muğla’nın milletvekili, Muğla’nın Bakanıyım. Her yerde Muğla’nın sesi olurum. Biz Toroslar’dan Yörük Türkmen geleneğinin takipçisiyiz. Toroslarda benim doğduğum yerdeki Kıble Kayası ile Muğla’nın Yılanlı Dağı kardeştir. Onun için ben Muğlalıyım. Şahidi Mevlana’nın manevi talebesi, ben de manevi talebesiyim. Onun için Muğlalıyım. Şahidi hazretlerinin emanetine sahip çıkacağız.

xx        xx        xx

Söz konusu yazımda şu ifadelerde de bulunmuşum:

“… AK Parti’nin hafta sonunda Atatürk Spor Salonu’nda yapılan 4. olağan il kongresinde gördüm ki kendisinden Başbakan da olur, Cumhurbaşkanı da… Genel Başkan neden olmasın?.. Bu ülkede ‘devlet adamı’, ‘lider’ kolay yetişmiyor. Muğla’ya özellikleri nedeniyle çok ‘bakan’ gelip gitmiştir. ‘Bakan’ başka, ‘devlet adamı’ başka… Çünkü herkes bakan, başbakan olabilir, ama ‘devlet adamı’ olamaz… Geçen cumartesi günü AK Parti Kongresi’nde Muğlalılar ‘devlet adamı’ gördü.

Şimdi Muğla bu cumartesi, bugün Başbakan görecek…

xx        xx        xx

Niyetim bugün hemşerimiz Sayın Davutoğlu’nun başına kakmak değil… “Hani ne oldu?” diye hesap sormak da değil… Ben bu gün “hemşerimiz” olduğu için, hemşeri olma rahatlığı içinde kendilerine hemşerilerini; Başbakanlık değil, Genel Başkanlık makamını Muğla’da temsil eden makamı şikâyet etmek…

Ki söz konusu yazımın bir bölümünde de şunları yazmışım:

Ben Sayın Davutoğlu’nun sıradan politikacılar gibi, laf olsun, şirinlik olsun diye ‘Ben de Muğlalıyım’ dediğini sanmıyorum. Sözleri Muğla’da, özellikle AK Parti’de ‘yerli-yabancı siyasetinden medet umanlara’ şamar gibiydi… Muğlalı olmak kolay değildir… Muğlalı olmak demek Muğla’da doğmak hiç değildir! Nitekim Atatürk Spor Salonu, AK Parti Kongresi için yetersiz kalmıştı. Üstelik orası ‘kongre salonu’ değil, ‘spor salonuydu’ ve ‘gayrinizamî’ bir salondu! Bu güne kadar da hiçbir siyasi bu hastalığa neşter vurmamıştı, ama Sayın Davutoğlu hemen orada neşteri vurdu. Gençlik Spor Bakanı’nı arayıp talimatı verdi. ‘Bu salon Muğla’ya yakışmıyor. Muğla’nın yeni kapalı spor salonu 2013’e yetişecek…’..

Bugün gelirlerse ve kongrede konuşurken, “Hala bu salon mu? 2013’e yetişmesi için neden takipçi olmadınız?” diye soruverirse kim ne yanıt verecek? Bunu da bilemiyorum!

xx        xx        xx

Sayın Davutoğlu bir hemşeriniz olarak size şikayet ediyorum. Muğla, AK Parti için bir “siyasi” alan değil, “ticari” alan haline getirilmiş; Muğla’nın değil, kişilerin işlerinin takipçisi haline gelinmiştir!

Siz ki 2 yıl önce Muğla’da, kongre salonunda Atatürk’ün “Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var..” sözünü anımsatarak, “Hattı diplomasi yok, sathı diplomasi var. O satıh bütün dünyadır.” derken şöyle devam etmiştiniz:

Muğla’ya Türkiye’nin standartları yetmez. Muğla’nın uluslararası standardı olmalı. Olacak. Muğla, uluslararası bir şehir. Muğla yılda 3 milyon turist ağırlıyor. Yaz tatillerinde Bodrum ve Marmaris’e geliyoruz. Tatil diplomasisi yapıyoruz. Yabancı devlet adamları da kıyılarımızda hem tatil, hem diplomasi yapıyor. Muğla’nın misafirperverliği, yurt dışında diplomatik faaliyetlerimizde bizim referansımız oluyor. Teşekkür ediyorum.

Ama biz hala 12 ay turizm yapamıyor ve hala 3 milyon AB fakiri turisti ağırlıyoruz! Doğal gazla daha yeni tanışıyoruz. Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gerçek anlamda kavuşamadık. Onkoloji, Geriatri Köylerimiz yok. İkinci Basamak Sağlık Hizmetine sahip değiliz. Tarıma Dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni kuramadık. Denizli-Aydın-Muğla-Güllük özel demir yolunu gerçekleştiremedik. İkinci Etap TOKİ Evlerini yapamadık. Ortaöğretim Kampüsünü kuramadık. Öğrenci yurtlarımız yetersiz. Mimarlık Fakültesi’ne bina bulamıyoruz!

Sizin 2 yıl önce üniversite yerleşkesinde temelini attığınız camiyi bile bitiremediler!

Sayın hemşerimiz, dediğiniz gibi “Muğla’nın uluslararası standardı olmalı.”, ama Muğla’da partiniz yöneticilerinin de uluslararası standardı olmalı… (!)

Sayın hemşerimiz, Muğla’da siyasilerin sorunlarının çözümünden sıra hala Muğla’nın sorunlarının çözümüne gelemedi…

Hoş geldiniz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
ali karadaş 17 Ocak 2015 / 08:41

Muğla’ya hizmet edenlere ödül verilecekse, bu ödülü hak edenlerden birisi sayın, Özcan Özgür olmalıdır. Sadece bu yazı bile ödül almaya hak eder. Muğla’lıların çerçeveleyip asmaları gereken bir yazı kaleme almışsınız. Adalet ve Kalkınma Partisi kadroları Muğla’da yetersiz kalmıştır. Genel Merkezlerinin performanslarına erişememişlerdir. Muğla’da 2004 yılı İl Genel Meclisinde elde ettikleri ezici üstünlüğü koruyamamışlardır. Bunca yıl Muğla’ya (Menteşe) bir belediye hizmet binası dahi yapma becerisini gösteremeyen 2014 Yerel Seçimlerinde Muğla’yı CHP ye teslim etmişlerdir. Şimdide sayın; Başbakan’ın karşısına iki listeyle çıkıyorlar. Ne diyecekler hepimiz merak ediyoruz. Ne yazık ki soluyla sağıyla Muğla’mız başarılı siyasetciler yetiştirememiştir. Var olan potansiyelinde önleri tıkanmıştır. Çünkü Muğla’da siyaset tekelleri oluşmuştur. Hani baron diyorlar ya. İnşallah bu yazınız Muğla’ya gelirken Aydın yolunda eline ulaşır. Saygılarımızla…

reşat öztepe 17 Ocak 2015 / 11:16

Gocuman; Aleyhime bile! olsa yalan söylemem yalan söyleyemem. Yazınızı okudukça ağlamaklı oldum. Şükür bazı doğruları hala yazan çizen var diye. Geçenlerde bir yazınıza yorum yaptığımda siz de yazınıza konu ettiniz. Bendeniz yine yeniliyorum ama,bir ilave etmek istiyorum. Partimize(Muğla İl)diğer partilerden gelenlerin hepsi Ordinaryüs demiştim,aynen yineliyorum,ilave olarak da; Muğla lı doğma böyüme moğlalı olunmaz amma,Niçin 16 kişilik kadrodan bir tane bile!? moğlalı çıkamadı. Niçin Partiye Muğlalı olanlar el atmıyor. diyeceğim. Başbakanımıza ve Genel Başkanımıza da hoşgeldiniz diyorum. selai ve sevgi.

ali karadaş 17 Ocak 2015 / 19:48

Sayın, Özcan Özgür, sabah yazdığım notta, “İnşallah bu yazınız Davutoğlu Muğla’ya gelirken, Aydın yolunda eline ulaşır.” demiştim. Televizyonun verdiği kadar başbakanı izlediğim. Ve yazınız başbakana ulaşmış olduğunu düşündüm. Yazınız Muğla’da başbakanın yol haritası gibiydi. Kongreye veda ederken Şahidi Hazretlerini ziyaret edeceğini söyledi. Artık detaylarını ve satır aralarını sizin yazılarınızda okuruz. Sayın Başbakanın bu kadar yoğun işi arasında bu ziyareti çok önemlidir. Biz Muğla’lı olarak kaç defa gittik. Ben şahsen hiç gitmedim. Muğla’ya geldiğimde ilk işim Şahidi Hazretlerinin haziresini ziyaret etmek olacak. Yine sizin köşenizde okumuştum. Şahidi Hazretlerinin mezarı, etrafıyla birlikte restore edilmesi gerektiğini bunu da Sayın; Davutoğlu’ndan dış işleri bakanlığı döneminde hükumetten istemiştiniz.
Mevlana Hazretlerinin manevi evladı, manevi torunu Şahidi Hazretleri Muğla’nın önemli bir değeridir. Bunun restorasyonu için hükumetten yardım gelecek diye beklemeye gerek yok. Muğlalılar ne güne duruyor. Muğla’da eskiden tek belediye vardı. Muğla’nın şimdi iki belediyesi oldu. Menteşe ve Muğla Büyük Şehir Belediyeleri. Bu iki belediye bir araya gelip yapabilir. Özcan bey, hiç kimse yapmazsa sizin başlatacak olduğunuz bir kampanya ile bu iş yine başarılır. Sizin gibi kalemi kuvvetli ve gerçek Muğlalı bu işi becerir. Bunun maliyeti nedir? Otomobil fabrikası mı kuruyoruz? Sizin öncülüğünüzde Muğla’nın öz sermayesi bu işe yeter. Bilmiyorum takdir size ait. Saygılar.