MUĞLA´DA YÜKSELEN BİR DEĞER

Bu haber 28 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 560 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

 “ÜNİVERSİTE’’
 
Yıllardır, Muğla adına sahip olduğumuz bazı değerleradına kıvanç duyduk.Dolayısıyla yeri geldiğinde, ilgili ve yetkililerinbilgisine sunmanın ötesinde bir gerçeğin altını çizdik.Bizler yıllara varan süreçte, Yüce Yaratan’ın bahşettiği doğal güzelliklerin korunup ve geleceğe taşınması noktasında, olağanca titizlik gösterdik.
Doğal olarak, kimi zaman bazı olumsuzluklar karşılaştığımızda (orman yangınları ve doğa harikası
nice eserlerin tahribi ve de başka yerlere kaçırılması) haklı serzenişlerde bulunduk. Her ne kadar, yanan orman sahalarının ağaçlandırılması tesellimiz olsa bile, özellikle yurt dışına kaçırılan eserler geri iade edilir miydi?
 
Zira, bu tür geçmişin izlerini taşıyan eserler, ait oldukları yerlerde yakışırdı. Muğla’yı ayrıcalıklı yapan bir başka ayrıntı, bir dönem rahmetli İsmet İnönü’nün “bacalarına kadar temiz Muğla” vurgusunun esasını teşkil eden temiz bir kent oluşumuzdur. Her ne kadar, şehrin gelişim süreci içerisinde yeni yapılar, özellikle kanalizasyonun neden olduğu yoğaltım, daha temiz kentin yaratılmasında engel teşkil etse bile, başka illere göre dokusu bozulmayan bir yerleşim birimiyiz. Hele birde, doğalgaz ünitesinin gelmesi sonrasında daha temiz bir havaya sahip olduğumuzda, kirlenmeyen kent olgusuyla örtüşürüz.
 
***
Bu iki önemli ayrıntının ötesinde Muğla’yı farklı kılan bir başka değer, bundan 20 sene öncesinde temelleri atılan Üniversitemizdir. Evet, Muğla Üniversitesi bugün 20 şeref yılını geride bırakıp, geleceğe emin adımlarla ilerleyen bir bilim yuvasıdır. Üniversite bünyesinde görevli tüm yöneticiler, çalışanlar ve de öğrenciler, aynı bilinçle hareket ederlerse, daha bir istim üstünde yüksek öğretim kurumu olacağında en küçük şüphemiz yok. Yeter ki Muğla adına sahip olduğumuz yüce bir değer
olduğu gerçeğini göz ardı etmeyelim.
 
***
Aslında, aradan geçen 20 yıllık süreç, kolayına geçen yıllar olmadı. Hele kurulma aşamasında, dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı Hemşehrimiz Erman Şahin, “yeni kurulacak üniversiteler arasında Muğla’da olacak” diretmesinde bulunmasaydı, çok daha sonralar üniversiteye kavuşabilirdik. Dolayısıyla başlangıçtaki paye Erman Şahin’e aittir. Sonrasında 2 isim, unutulmazlar arasına girdi. Kurucu Rektör Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı ve bir müstesna insan rahmetli Sıtkı Koçman. Şayet, Fığlalı’nın engin tecrübesi ve azmi , Sıtkı Koçman’ın maddi manevi desteği olmasıydı, bugün Muğla Üniversitesi, ülke genelinde konuşlananbirçok ilim yuvası gibi sıradanlaşırdı. O süreçte Fığlalı yol gösterdi, Sıtkı Koçman’da harcını koyarak, bugün hepimizin gururlandığı bir yüksek öğretim kurumuna sahip olduk. Kurucu Rektör Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın görev süresi sonra erdiğinde, yerine seçilen yeni rektör Prof.Dr. Şener Oktik, aynı çizgi devam ettirebilir miydi? Çok geçmeden bakıp gördük ki Oktik’te Fığlalı’nın açtığı yoldan devam ediyor.
O da batı standartlarında yeni bir yapılaşma sürecine imza atan bilim adamı olarak yerini almıştı.
G ü n ü m ü z R e k t ö r ü P r o f . D r. M a n s u r Harmandar’a gelince. Gözlemlediğimiz kadarıyla Harmandar’ın izlediği politika daha bir başka. “Fiziki anlamda mükemmel yapılaşmayla
taçlanan bir üniversite olabilmenin temel şartı, eğitim ve öğretim alanında da başarılı olmaktır” diyen Harmandar’ın gözü daha yukarılarda. O, Muğla üniversitesinin sadece Türkiye’de değil uluslar arası düzeyde bir bilim yuvası olması mücadelesini vermektedir. İnanıyoruz ki, ekibiyle birlikte bunu başaracak, adından sıkça söz ettiren bir kurum haline getirecektir. Sonuçta, Muğla Üniversitesinin 20. Kuruluş yılını gönülden kutlarken, geçmişten günümüze emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.