MUĞLA’DA YEREL BASIN

Bu haber 26 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 996 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yasama, yürütme ve yargı’dan sonra 4.kuvvet olarak nitelendirilen basının Muğla ayağı hangi düzeyde? olduğunu anlamak adına, Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş’le Hamle TV’de bir program daha gerçekleştirdim.
Bir program daha diyorum.
Zira Türkeş’le bugüne değin en azından 25’e varan karşılıklı söyleşilerimiz oldu.
Kendisi cemiyet başkanı, bizlerde basın mensubu olduğumuz için artı ve eksileriyle Muğla Basınını masaya yatırmak gerekiyordu.
Gerek ulusal bazda yayın yapan, gerekse yerel düzeyde işlevini sürdüren medya, kimi zaman eleştirilir olmaktan kurtulamaması altında yatan nedenler neydi?
İşte son zamanlarda daha bir kritik edilen medyanın Muğla ayağını masaya yatırmak anlamında konuğum olan cemiyet başkanına sordum.
Şu aşamada Muğla basınını nasıl görüyorsunuz?
Cemiyet başkanı olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, Muğla basınının geldiği nokta, gerçekten mutluluk verici.
Bu sadece kişisel görüşüm değil.
Zaman zaman Türkiye’nin değişik illerinde yapılan yerel medya toplantılarında Muğla basınından sitayişle bahsedilmesi, bunun bariz göstergesi.
O bakımdan ilimiz genelinde, türlü sıkıntılara karşın büyük bir özveriyle halkın ilgi ve bilgisine sunulan gazetelerin sahipleri ve çalışanlarını yürekten kutluyorum.
Tamam da sayın Türkeş, söz konusu gazetelerin tamamı istenen içerikte değil.
Evet doğru.
Ama her geçen gün kendilerini yenileme çabalarını göz ardı edemeyiz.
Peki, ulusal bazda yayın yapan medya kuruluşlarına ne dersiniz?
Bugün, basın ahlak ve ilkeleri doğrultusunda, tarafsızlığını koruyabilen yayın organı yok denecek kadar az. Üstelik her bir medya patronu, yayıncılık yanında çok daha değişik alanlarda faaliyet gösteriyor.
Bir basın mensubu olarak bu duruma üzülmemek elde değil.
Geçmişte gazetelerin başında bulunanlarla bugünü karşılaştırdığımızda, gazetelerin nereden nereye geldiği kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani, gazete patronları yayıncılığı daha bir geri plana atan eğilim içerisindeler mi?
Aynen öyle.
Daha da üzüntü veren, çoğu gazetelerin iktidarın dümen suyunda olması.
Tamam da dünde aynı şekilde değil miydi?
Her dönemde iktidar yanlısı basın organları olurdu ama bu denli değil.
Geçmişte halkımızda şöyle bir kanaat vardı. Basın siyaseti yönlendiriyor.
Bugün durum tersi mi?
Aynen öyle.
Aksi olsaydı bu sayıda medya kuruluşu iktidar yanlısı olmazdı.
Nasıl önlenecek?
Kuvvetler ayrılığı bakımından 4.güç olarak nitelendirilen medyanın, istenen çizgide olması için ne yapılmalı?
Bir kere basın organlarının, iktidar ve bir takım kartellerle göbek bağı olmamalı.
Her basın kuruluşu, doğruları hiç çekinmeden yazıp söyleyebilmeli.
Bu gerçekleştiği zaman yayın ilkelerine riayet eden basın kuruluşu olabilirsiniz.
Aksi halde, bugün olduğu gibi tarafsızlığı yitirdiği gerekçesiyle güvenirlilik olgusu zedelenir ve de tartışılır olmaktan kurtulamaz.
İşte Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olmanın ötesinde basın duayeni olarak kabul edilen Ünal Türkeş’in yerel ve genel bazda yayın hayatını sürdüren medya kuruluşlarının geldiği nokta ile ilgili görüşleri.
Görünen o ki, Muğla adına değişen bir şey yok.
Dün, il genelinde konuşlanan gazeteler, gelişmeleri tarafsız bir gözle halkın ilgili ve bilgisine sunarken bugün de aynı ilkeler doğrultusunda görev yapmaya çalışıyor.
Hem de türlü sıkıntılara karşın.
Ama aynı şeyi ulusal basın organları için söylemek olası değil.
Ünal Türkeş’in açıkça dile getirdiği şekliyle onlar, her hangi bir kurum, kuruluşa göbek bağıyla bağlanmışlar.
Hal böyle olunca, tarafsızlık ilkesini riayet etmeleri mümkün değil.
O zaman, ortada ne güvenirlilik kalıyor, ne tarafsızlık.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.