Muğla’da Sıradışı bir eğitimcinin ardından

Bu haber 29 Mayıs 2019 - 0:25 'de eklendi ve 1.785 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Asabi bir toplum olduk. Arayıp “Ayhan İçöz’ü neden yazmadın?” diye soranlar oldu.

Sanki yazmayacakmışım gibi… Sanki işi bu olan herkes yazmış ta bir ben yazmamışım gibi…

Aslında okurun hesap sorması da güzel.. Sormalı.. Hesap soran insandan zarar gelmez. Hesap soran toplumda sağlıklı toplumdur. Ancak giderek “hesap soran toplum” olmaktan ta uzaklaşıyoruz.

Üstelik sorgulayanı da tepeliyorlar. Uzun zamandır unutmuştuk. Gazetecilere saldırılar yine başladı. Son bir ayda 4 gazeteci saldırıya uğradı. Şükürler olsun, henüz can kaybı yok…

Kadına uzanan eller kırılsın” derken, “Gazetecilere uzanan eller kırılsın” demeye başladık.

Beter olsun” diyenler de var! “Gazeteci” dediğin, sadece “yazmadığında” değil, “yazdığında” da hırpalanıyor…

Ben de hem sövüldüğümü, hem övüldüğümü biliyorum. Hangisi daha çok, işte onu bilmiyorum… Allah övgüsüz, sövgüsüz bırakmasın…

 xx           xx           xx

Rahmetli Ayhan İçöz ile ilgili sosyal medyada hemen herkes bir şey yazdı, paylaşımda bulundu. Ne kadar çok seveni varmış, ne kadar çok insana dokunmuş demekten kendimi alamadım. Kıskanır gibi oldum!

Nedense kendisiyle yollarımız hiç kesişmedi. O‘nun gibi birini tanıyamamış olmama üzüldüm. Oysa ne kadar çok da ortak dostumuz varmış.

Yaşamı “tercihlerimizle” ıskalamamamız lazım. Ayhan İçöz ıskalamamış.

Edebiyat öğretmeni, tiyatro yazarı, tiyatro yönetmeni, folklorcu, insan… İnsan biriktirmiş, dost biriktirmiş, öğrenci biriktirmiş, sevgi biriktirip, umut beslemiş, aşılamış…

Yapılan sosyal medya paylaşımlarına baktım; “Ayhancığım bunu bize yapmamalıydın.”, “Ne yaptın be kardeşim oldu mu?”, “Olmadı be Ayhan amcam bu zamansız erken gidişin..”, “Oldumu şimdi böyle..” diye yazanlar olmuş. Daha başka benzer ifadelerde vardı…

Olmayan ne? Ne olacaktı? Nasıl olacaktı? Ne yapmalıydı… Yapacağını yapmış, insan yetiştirmiş, hepinizin sevgisini, saygısını kazanmış. Güzel insan olmuş…

O ne hesap sorar gibi… Elbette üzüntü ifadesi onlar ama.. Başka türlü olamaz mı? Seviyoruz hesap sormayı. Bir de sormamız gereken yerlere sorsak, sorabilsek…

 xx           xx           xx

Sorgulayabilsek…

Eğitimci Ayhan İçöz ilk değil. Gazeteci Ekrem Orhan da ilk değildi… Dilerim son olurlar…

Muğla Basını “şehit haberi” verir gibi, “beyin kanaması sonucu ölüm” haberi vermeye başladı.

Emir Allah’ın” elbette. Ama kullarında yapabilecekleri olmalı ve var… Elbette ne yapılırsa yapılsın, sonuç kaçınılmaz da olabilir… Ama ne yapılabilecekse yapılmalı…

Antalya‘da, Konya‘da değil, Muğla‘da yapılmalı… “Dünya şehri” diye övündüğümüz, “Avrupa Kenti” dediğimiz bir şehirde “yok” olmamalı… “Yoğun bakımda yatak kalmadı” denilmemeli.

Ekrem Orhan kardeşimizin ardından 23 Mayıs‘ta “Muğla Spor Basını öksüz kaldı” diye bir yazı kaleme almıştım. O yazıdan önce sevgili Ekremyoğun bakımda yer olmadığı içinAntalya‘ya gönderildiğinde 14 Mayıs tarihli yazıma “Muğla’da yoğun bakım yok kimin umurunda!” başlığı atmıştım.

O yazımda Sabahattin Önkibar‘dan önce Yeniçağ Yazarı Yavuz Selim Demirağ’a yapılan insanlık dışı saldırıyı sorgularken yoğun bakım meselesini de sorgulamıştım. Sevgili Ekrem‘in Antalya‘da vermekte olduğu yaşam  mücadellesini bıraktığı haberi gelirken, İl Sağlık Müdürlüğü‘nden de “yoğun bakım” açıklaması gelmişti… Ardından tam yayınlayacaktım, değişiklik yapılacağı haberi geldi…

xx           xx           xx

Ekrem Orhan arkadaşımızı uğurlamamızın ardından geçen hafta sonunda o ilk açıklama İl Sağlık Müdürlüğü‘nün “Tıbbi Hizmetler Başkanlığı”ndan kısalmış bilgi notu olarak geldi. Yer kalırsa bugün paylaşırız.

O bilgi notu gelirken rahmetli Ayhan İçöz ile ilgili haberi de geçen cumartesi günü ilk veren MSKÜ öğretim görevlilerinden Sezai Çıldır oluyordu.

Çıldır paylaşımında “Beyin kanaması geçiren bir emekli öğretmenimizin MUĞLA’da hastanelerde ‘YATAK OLMADIĞI’ için Konya’ya sevk edildiği doğru mudur? Neden Konya derseniz, İZMİR ve DENİZLİ’de de yer yokmuş. Başka bir şey yazmayacağım…” diyordu.

Yazarken üzüntüyle veya öfkeyle unutmuş olmalı, rahmetlinin adını sonra sorulunca yazdı.

İl dışına sevk edilen yeni talihsiz, rahmetli Ayhan İçöz hocaydı…

 xx           xx           xx

Sezai Çıldır‘ın paylaşımının altına doğal olarak önce geçmiş olsun temennileri geldi;

Emekli eğitimci, TEK Kolleji Yöneticilerinden Kamil BencikGeçmiş olsun. Acil şifalar diliyorum. Mikro cerrah ve yoğun bakım ünitesi Konya’da bulabilmişler.” diyordu.

Üniversite hastanemizin eksikleri bitecek gibi değil.

Mütevazı, mülayim, sabırlı Muğlalının ömrü Devlet Hastanesi’nin eksiklerinin giderilmesini, Aydın’da, İzmir’de şifa aramakla, gece sabaha karşı Pamukkale Otobüsü ile Ege Üniversitesi’ne, Dokuz Eylül Üniversitesi’ne yola çıkmakla geçti… Gıkı çıkmadı Muğlalının!

Sonra Devlet Hastanesi de elinden alındı, kapısına “Eğitim Araştırma Hastanesi” yazılan aynı binada avuntu ve sabırla imtihanı başladı Muğlalının

Sonra Eğitim Araştırma Hastanesi kendi yeni binasında hizmete alındı, avuntu sevince döndü… Nevar ki o sevinç kısa sürdü…

Hastane natamam teslim alınmıştı!

 xx           xx          xx

Bugün Muğlalı yaban ellerin yoğun bakımlarında ölmeye devam ediyor.

Çok eksik varmış. Şimdi tamamlanmaya çalışılıyor.

Meğer mikro cerrahi de yokmuş!

MSKÜ öğretim üyelerinden Kübra Karaosmanoğlu da Sezai Çıldır‘ın paylaşımının altına “Bir arkadaşımın eşi de aynı nedenle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gördü..Bütün mesele planlama ve koordinasyon yoksunluğu.” diye yazıyordu.

Bizde MSKÜ Fakültesi Eğitim Araştırmma Hastanesi‘nin dönemin Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel sekreterliği tarafından planlandığını biliyoruz.

Komşularımızdaki gibi, Konya’daki gibi bir planlama yapılmamış…

O gün geç vakit eğitimci Baki Şahin‘in “Sendikanın grubundan bir saat önce yazmışlar. Malisef Ayhan hocamızı kaybetmişiz. Işıklar içinde yatsın. Sevenlerine sabır diliyorum.” şeklindeki bilgilendirmesiyle acı haberi almış olduk…

 xx           xx           xx

Ayhan İçöz, hafta sonunda akşam saatlerinde rahatsızlanarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan müdahalede Ayhan İçöz’ün beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Durumu kritik olan İçöz, hastanede Yoğun Bakım Ünitesinin dolu olması nedeniyle Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi‘ne sevk edildi. Ancak kurtarılamadı. Muğla‘da üzüntüye neden oldu…

Eğitim-kültür-sanat insanı Ayhan İçöz giderken son dersini de verdi… Bu son yolculuğunda, son dersinde eksiksiz, toptan hepimize “insanlık dersi” verdi.

Sağlığında organ bağışı yapan rahmetli, ailesinin de onayı ile 5 ayrı kişiye hayat oldu…

O sıradışı eğitimcinin, “insanın” cenazesini dün törenle, göz yaşları arasında toprağa verdik.

Rahmetli İçöz için hocalık yaptığı Muğla Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi konservatuarında dün ilk tören yapıldı. Ardından ikindi namazına müteakip Kurşunlu Camiinde cenaze töreni gerçekleştirildi… İlkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Bozüyük Mezarlığında toprağa verildi. Allah rahmetini esirgemesin. Cennet mekanı olsun. Ailesine ve sevenlerine sabırlar dilerim.

xx           xx           xx

Düzeltme ve özür…

İlgili yazılarımda FETÖ Muğla Çatı Davası‘nda sanıklardan 4 kişinin beraat ettiğini yazmıştım.

FETÖ Muğla çatı davası popüler isimleri” başlıklı yazımda, 4 beraat eden sanıktan 3’ünün adlarını yazıp Serhas Hakkı Ünsal‘ı yazmayı unuttuğumuz gibi, ertesi günkü “Muğla’da FETÖ’nün okul ve yurtlarına el kondu” başlıklı yazımızda da sehven ceza alanlar arasında göstermişiz. Serhas Hakkı Ünsal bu davada beraat eden 4 kişiden biridir.. Düzeltir, özür dileriz.

———————————–                                                                ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Doğa ile savaş halindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz. (Hubert Reeves)

ÇİVİ

Milas ve Bodrum Belediyelerinde, tabelalarda “Belediyesi…” adının başına “T.C.” getirilmiş. Arkadaşım “Bu belediyelerde CHP’li başkanlar yok muydu?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.