Muğla’da “Şehitlik” Karmaşası ve 15 Temmuz Anmaları

Bu haber 16 Temmuz 2019 - 0:40 'de eklendi ve 1.161 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Üniversite yönetimi Pazar günü bir duyuru yaptı ve 15 Temmuz Pazartesi günü saat 11.00’de, “Yeni Şehitlik Mezarlığı”na ziyarette bulunulacağını bildirdi.

Belirtilen saatte “şehitlik” diyerek Eğergediği’ne vardım ama kimse yok. Duyuruyu yapan arkadaşı aradım, kabristandaki şehitlikte olduklarını söyledi; oraya geçtim.

Tören bitince birkaç arkadaş “Hocam bu şehitliğin yeri karmaşası var. Öbür tarafa gitmiştik.” dediler. “Ben de öbür tarafa gitmiştim.” dedim.

Kurşunlu camiine şehitler için okunacak Mevlid için geldiğimizde, birkaç arkadaş daha “şehitlik” karmaşasından söz etti. Demek ki ciddî bir problem vardı. Muğla merkezde, yani Menteşe ilçesinde “şehitlik” denince iki yer akla geliyordu: Biri Yeni Şehir Mezarlığındaki şehitlik, diğeri Eğergediği’ndeki (Aydın çıkışı) şehitlik…

Dünkü anma töreninde yaşanan karmaşa söz konusu olunca, önce “Acaba isimlendirmede mi bir sorun var?” diye düşündüm. Mevlid’den sonra Vali Yardımcımız Sayın Fethi Özdemir ve Sayın kaymakamımız Caner Yıldız’a konuyu açtım. Her iki şehitliğin adının belirgin bir şekilde ayrı olmasını konuştuk.  Vali yardımcımız, bu karışıklığı önlemek için Eğergediği’ndeki “şehitlik” diye bilinen mahallin adının, “Muğla Şehitler Anıtı” olarak belirlendiğini, kabristandaki şehitliğin ise “Muğla-Menteşe Şehitliği” şeklinde adlandırıldığını söyledi.

İki adlandırma da doğru. Benden bir isim isteselerdi, muhtemelen aynısını teklif ederdim. Demek ki, ilk yapılan “şehitlik” olduğu için, Eğergediği’ndeki şehitlik daha çok biliniyor ve bir tören söz konusu olduğunda çoğu insan oraya yöneliyor.

Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için ne yapmalı? İsimlerinin ayrı olması da çözüm değil.

Ayrıntılı bir duyuru ile bu çözülmez. Algı oluşmuş bir kere…

Kabristanda medfun 3 şehidin yeri değiştirilemeyeceğine göre, Eğergediği’ndeki anıt, kabristana nakledilmeli ve daha görkemli, daha sanatkârane bir eserle şehitlerimiz yâd edilmelidir.

15 TEMMUZ ANMALARI

Maalesef 15 Temmuz anmaları, yaşanan felaket ve trajedinin derinliği ve yoğunluğuna ters orantılı bir şekilde cereyan ediyor. 15 Temmuz gibi bir terörist darbe teşebbüsü ve bunun halk tarafından önlenmesi, dünya tarihinin tek örneğidir ve Türkiye’de cereyan etmiştir. Terörist darbeye engel olan kitle, “devrimci gelenek”ten falan gelme değil… Bildiğin halk… Bazılarının “kuru kalabalık” dediği kitle… O akşam ve sabaha kadar teröristlere diz çöktüren bir halk var ve böyle bir hareket, dünyada başka bir ülkede yok!…

Son derece önemli bir olay yaşanmış ama akabinde böyle ciddi ve önemli bir olay, sol muhalefet tarafından değersizleştirilmiş. (Sol böyle bir destanı kendisi yazsaydı, şimdiye kadar 50 tane filmini, 1000 tane romanını bir milyon şiirini, iki milyon tablosunu, bez yüz milyon şarkısını yaparak işin cılkını çıkarmıştı.) Maalesef iktidar da böylesine önemli bir olayı toluma mâl edemedi. Muhalefetin saldırındaki seviyesizliğe aynı seviyesizlikle cevap vermeye kalkarak, şanlı bir destanın polemik konusu yapılmasına engel olamadı.

İşte dün Muğla örneğini gördük. 200 kişilik bir şehitlik ziyareti; 100 kadar insanın katıldığı bir Mevlid töreni… Törene katılanların pek çoğu zaten protokol mensubu. (Geçen senenin protokol zevatı yoktu tabii. Çünkü o tipler, böyle törenlere, “protokol icabı” gelirler; protokolde yoklarsa, böyle yerlerde de yokturlar.)

Hani halk?

Bu tür keder ve sevinçleri halka mâl edemezseniz, bir süre sonra unutulur gider. Oysa böyle günlerin unutulmaması şarttır ama unutturmamak için işi ciddiye almak da şarttır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.