Muğla’da ortak aklı yakala mak!

Bu haber 30 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 849 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

“40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi” derlerya, öyle bir şey;
Muğla Valisi, Muğla Belediye Başkanı, Muğla Üniversitesi Rektörü… Üçü yan yana geliyor…
Gazeteciliğimin yanında yılların yerel TV programcısıyım da… Bu üç ismin ikisini belki ama, üçünü yan yana getiremezdim. Getirebilmeyi bile düşünemezdim… Mimarlar Odası Muğla Şubesi getiriyor.
Bu, Muğla’da tarihi bir olay.
Bu tarihi olayı, ilki, yarın başlayacak olan “Mimarlık Haftası” etkinlikleri çerçevesinde, bu üç ismi “dinleyici olmaktan” alıp, “yan yana konuşmacı” haline getirmeyi düşünen ve getiren, başaran Mimarlar Odası’nı kutluyorum.
 
xx           xx           xx
Keşke Vali, Belediye Başkanı, Rektör üçlüsünün yanına İl Genel Meclisi Başkanı da konulabilseydi.
İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü Bodrumlu. Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Sinan Akyurttaklı da Bodrumlu!…
Bakarsınız bir gün de bir başka demokratik kitle örgütü, Muğla Valisi, Muğla Belediye Başkanı, Muğla Üniversitesi Rektörü, Muğla İl Genel Meclisi Başkanı ve Muğla Milletvekillerini belli bir konunun, ki bu konu “Muğla” olur; yan yana getirir…
Muğla’nın yanyanalıklara büyük ihtiyacı var…
 
xx           xx           xx
Bu üç isim; Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik ve Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün yarın Konakaltı Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonu’nda saat 16.00’da “Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel SİT Alanı’na Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konu başlığı ile yan yana geldiklerinde ne konuşacaklar?
Tabiki ne konuşacakları zaten konu başlığında belli…
Hemfikir mi olacaklar? Karşıt görüşler mi sergileyecekler?..
“Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel SİT Alanı’na Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konu başlığı ile yapılacak konuşma, tartışma sınırlandırılmış olsa da, konu başlığının özü; koruma…
“Koruma” ise Muğla il merkezinin “Kentsel SİT’i” ile birlikte Muğla ilinin tamamı için önemli bir konu…
Tarihi Muğla Kentsel SİT’i ile birlikte Milas’ın Çöllüoğlu Hanı ve Arastası, Bodrum Kentsel SİT’i, Datça’nın, Fethiye’nin, Ula’nın sivil mimarlık örneği yapıları, Fethiye’nin Arkeolojik ve Kentsel SİT’i Kayaköy’ü, Bozüyük Evleri, Köyceğiz Evleri, Marmaris’in Kale çevresi de pek ala ele alınabilir…
Bu anlamda yarın Muğla il merkezi ile sınırlı kalınmamasını umuyorum.
 
xx           xx           xx
Öyle yada böyle, yarın tarihi bir gün…
“Böylesi 40 yılda bir olur” da derlerya, öyle bir şey…
Böyle bir şeyin olabileceğini 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi, ama ben 40 yıl sonra olmayacağım! Muhtemelen ‘Allah gecinden versin ama’ yarın bir araya gelecek olan üçlü de olmayacak…
Ve, 40 yıl sonra hepimiz sorgulanacağız.
 
xx           xx           xx
Muğla bir “üniversite kenti”…
40 yıl sonra kesinlikle birileri arşivlere girecektir. 40 yılda bir de olsa zor yana yana oturtulabilecek üç ismin ne konuştukları, salondaki dinleyicilerin neler sordukları ve sorulara verilen yanıtlar irdelenecektir.
O zaman “Ne kadar politik, iki yüzlü davranılmış” mı, “Bir şehrin geleceği, ne kadar bilimsel, düzeyli, politik kaygı ve önyargılardan uzak, ne kadar olabilirse o kadar ödünsüz tartışılabilmiş” mi denilecek…
“Yapılmalı”, “Edilmeli” denilenlerin ne kadarı yapılmış, edilmiş olacak?!!
 
xx           xx           xx
“Muğla’nın en büyük gereksinimi nedir?” sorusuna herkesin vereceği yanıtlar çeşitli olacaktır. Ancak inanıyorum ki, “Muğla’nın ortak akla gereksinimi olduğunu” hiç kimse de yadsımayacaktır.
Muğla Kentsel SİT’i ve tarihi Arastası ile ilgili bu güne kadar MEYAP (Muğla Evlerini Yaşatma Projesi” ve benzeri pek çok proje üretildi. Sanıyorum “ortak akıl” yakalanamadığı için bir arpa boyu yol gidilemedi.
Bir tarihte Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün ile birlikte Yunanistan’a olan seyahatimizde öğrendik, duyduk; Yunanistan’a adım atan her turist mutlaka Atina’nın Akrapol’ü ile birlikte “Plaka” denilen ve içinde tavernalarının bulunduğu Arastası’na uğruyor.
Bizim Arastamız bu günkü haliyle bile Atina’nın Plaka’sına yüz basar, ama…
Biz Muğlalılar bir tarihi Adliye Sarayı’nın “nasıl kullanılacağı” konusunda bile ortak aklı yakalayamadık!
 
xx           xx           xx
Eğer tarihi Adliye Sarayı, Belediye Sarayı değil de, Güzel Sanatlar Fakültesi yapılabilmiş olsaydı, tarihi Saatli Kule Caddesi’nden Arasta’ya bütün dükkanların kendiliğinden restore edilmeye başlandığını, kentsel SİT içindeki evlerin birer birer öğrenci pansiyonlarına dönüştüğünü görebilirdik…
Belediye Parkı’nda üniversite öğrencilerini resim yaparken, keman, flüt çalarken görmek ne hoş olurdu…
Umarım, yarın yapılacak etkinlik Muğla’da ortak aklın yakalanmasının ilk adımı olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.