Muğla’da İki Eren: Şeyh İlyas ve Şeyh Bedrettin

Bu haber 28 Ağustos 2018 - 1:22 'de eklendi ve 1.098 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Memleketim Turgutlu’ya yaklaşık 20 yıldır Milas-Söke-Ortaklar üzerinden gider gelirim. Yolda iki şeyhin türbesi dikkatimi çeker: Şeyh İlyas ve Şeyh Bedrettin.

ŞEYH İLYAS

Şeyh İlyas’ı siz de ziyaret etmişsinizdir. Bafa Gölü çukuruna sarkınca biraz ilerde sağda. Yani yol ile göl arasında. Şeyh İlyas aslen Konya Hadim’denmiş. Bektaşi terbiyesi ile büyüyen İlyas Dede, 1800 başlarında bu yöreye zeytin işçisi olarak gelmiş ve Pınarcık köyünden bir hanımla evlenmiş ve halk hekimliği yaparak yöre halkına ve gelip geçen kervanlara şifa dağıtmış. 1886 yılında ölmüş ve vasiyeti üzerine bugünkü yere defnedilmiş. Türbesi bakımlı. Adaklar kesilip ziyaret ediliyor. Dilek taşı ve ağacı var. Dilek taşında mum yakılıyor ve buraya para yapıştırılıyor. Para yapışıp kalırsa, dileğin yerine geleceğine inanılıyor.

ŞEYH BEDRETTİN

Selimiye’den sonra yoldan 4 km uzakta olduğu için pek uğrak yeri olmayan eren ise Şeyh Bedrettin’dir. Şenköy kabristanındaki türbesi, gerçek bir mimarî şaheserdir ve Muğla’daki en büyük ve en özgün türbedir.

Türbede, Emir Buharî müridlerinden Şeyh Bedrettin medfundur.

Şeyh Bedrettin, Simavnalı Şeyh Bedrettin değildir elbette. Arapça mezar taşında verilen bilgilere göre bu Şeyh Bedrettin, Şeyh Kasım’ın oğludur ve Hicrî 889, Miladî, 1484/1485 yılında, yani II. Bayezid zamanında ölmüştür.

6 satırlık Arapça mezar taşı metninin Latin harflerine aktarılmış hali ve Türkçesi şöyledir:

El-hukmu li’llâhi’l-vâhidi’l-Gaffâr el-merhûmu’l-muteveffâ fî-hâzihî’l-makâm Bedreddin ibn Şeyh Kâsım kaddesallâhu sırrahu’l-azîz ve hüve halîfetu Seyyid Muhammed el-Buhârî el-müteveffâ fi şehr-i Bursa. Enfeanâllâhu bi-rûhihi’l-azîz. Âmin yâ Rabbe’l-âlemîn. Târîh: senetun 889

Hüküm, tek ve affedici olan Allah’ındır. Bu makamda merhum ve müteveffâ Şeyh Kasım (Allah onun sırrını yüceltsin)’ın oğlu Şeyh Bedreddin medfundur. O (Şeyh Bedreddin) Bursa’da medfun Seyyid Muhammed Buharî’nin halifesidir. Allah onun aziz ruhunu vesile kılarak bizleri faydalandırsın. Sene 889/1484/1485

2015 başında restore edilen muhteşem türbenin girişinde ise 3 satırlık şu kitabe var:

Hâzihî türbetül’l-aktâb ve’l-encâb min hulefâi’s-Seyyid Muhammed el-Buhârî. Lehâ hurriret et-târîh: Eyâ makarr-ı mürşidin

Türkçesi şöyle: Bu asiller ve yüceler türbesi, Seyyid Muhammed Buharî’nin halifelerinin türbesidir. Bu türbe için şu tarih yazılmıştır: Ey mürşidlerin meskeni

Eyâ makarr-ı mürşidin” mısraı ebcedle Hicrî 956, Milâdî 1549/1559 yılını gösterir. Yani türbe Kanunî Sultan Süleyman devrinde yapılmıştır. Görüldüğü gibi Şeyh Bedrettin ve çevresi Bursa’da medfun Muhammed Buharî (Ö.1429)’nin müridlerindendir ve Nakşbendiyye tarikatine mensuptur.

Oldu olacak türbenin çeşmesinden de söz edelim.

Türbenin önünde bir çeşme var. 1579/1580’de yapılmış. Üç yalaklı ve suyu akan bir çeşme. 311 rakımda akan bir çeşme… Evliyanın kerametinden midir nedir bu yükseklikte bu akan çeşme?

Çeşmenin kitabesi de Arapça:

Târîh hâze’l-benât: Seb’a ve semânîn ve tis’a. Sene 987

Türkçesi şöyle: Bu yapının tarihi: 987. Sene 987

Şeyh Bedreddin ile ilgili ilk bilgileri Ali Rıza Hakses’in Muğla ve Menteşe Büyükleri adlı basılmamış kitabından (1942) öğrenmiştim. Daha sonra sevgili Prof. Dr. Remzi Duran’ın 1994’de Dokuz Eylül İlahiyat dergisindeki yazısını okumuştum. Türbeyi gidip görmek ve yazmak bu zamana kısmetmiş.

Muğla olarak bu tür değerlerimizin kıymetini bilmek şart; bilmek ve önem verip tanıtmak!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.