Muğla’da Hizmeti Kim Engelliyor? « Hamle Gazetesi

Muğla’da Hizmeti Kim Engelliyor?

Bu haber 12 Ocak 2016 - 1:08 'de eklendi ve 1.271 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yazımın başlığındaki soruyu bir yıl önce 10 Kasım 2014 tarihli ve aynı başlıklı yazımda sormuştum. Niyetim yazımı yeniden paylaşmak değil. Merak eden arşivden okur. Orada İl Özel İdaresi’nin elindeki bazı yatırımlardan söz ederken, yazımın bir yerinde “Yatağan sınırlarında bir önemli proje de Kanuni’den kalma tarihi Han ve Cami’nin ayağa kaldırılması projesi vardı. Bu projeye de Milletvekili Yüksel Özden destek veriyordu. Yerel seçimden hemen önce Milletvekili Özden konuyu yerinde dönemin Bozüyük Belediye Başkanı Yaşar Gencel ile görüşürlerken ben de oradaydım. İçimden ‘Seçim geldi. Belediye kapanıyor. Olmaz bu iş.’ diye geçirmiştim.” diyerek şöyle devam etmişim:

Olmuş… Söz konusu yazımda ben bu konudan söz etmemiştim, ama İl Kültür Turizm Müdürü Çelik anlattı. Artık Yatağan’ın Mahallesi olan Bozüyük de Han ve Cami restorasyonu ile birlikte tarihi köprü restorasyonu için 1.5 milyon lira kaynak yaratılmış. Yaşar Gencel şimdi Yatağan Belediyesi Meclis Üyesi… ‘Söz konusu kaynak Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nda bekliyor.’ dedi.

Yatağan Belediyesi neyi bekliyor anlamak mümkün değil!

 

xx           xx           xx

Bozüyük’te restorasyonlar tamamlandı mı bilmiyorum. Bir ara yanlış yapıldığı için uygulama durdurulmuştu. Umarım Bozüyük restorasyonları “aslına uygun” tamamlanmıştır. AydınDidim’de Apollon Tapınağı ile Antalya’da Aspendos’un başına gelen ortaya çıkmamıştır.

Muğla’da son yıllarda gördüğüm en güzel restorasyon Milas’ın Türbe Köyü’nde dönemin Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden sayesinde Selçuklu Mimarisinin Muğla’daki en iyi örneklerinden biri olan “İkiz Türbeler” restorasyonu oldu.

Yine Yüksel hoca sayesinde il merkezindeki tarihi cami ve hazirelerine el atılabildi. Ziyaretime gelenler anlattı. Onlara göre Sekibaşı Camii güzel, Kavaklı Camii çok güzel onarılmış. Gelenlerden biri Kurbanzade Camii onarımında yanlışlar niceantalya.com olduğundan yakınarak “Kavaklı Cami Mustafa Böce’nin elinden çok güzel çıktı. Çünkü Muğlalı, kültürü biliyor. Bu işler önüne gelene verilmemeli. Muğla’yı bilene verilmeli. Şahidi’nin Evi’nde yanlış olmaz inşallah.” dedi.

Üzüldüm… “Bu şehir hep böyle sahipsiz mi kalacak?” diye hayıflandım.

Sahi şu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı KUDEB Şube Müdürlüğü ve Valiliğe bağlı Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı ne işe yarar?

 

xx           xx           xx

Biz Şahidi Hazretlerinin yaşadığı ev ayağa kaldırılırken Şahidi Camii ile bütünleşip “külliye” haline gelmesini bekliyorduk…

Gazetemiz yazarlarından Prof. Dr. Namık Açıkgöz 15.06.2015 tarihli yazısına “Şahidi Külliyesi’ne Kavuşuyoruz” başlığı atıp, müjdeyi şöyle vermişti:

Şahidi Camii ve Türbesi’nin içinde bulunduğu mekan, nihayet hapishane olmaktan kurtarılıyor. Özgün iç mekanıyla tam bir Mevlevihane olan cami, yanındaki türbe, bahçedeki ağaçlarla tam bir eski zaman mekanı olan külliye, şimdi, etrafındaki duvarlar yıkılarak, önce özgürlüğüne, sonra da yanındaki Şahidi evi ile birleşerek külliye olma özelliğine kavuşuyor.

Üzgünüm hocam, duyumlarıma göre öyle olmayacakmış!

 

xx           xx           xx

Tesadüfe bakın, hafta sonunda Yüksel hoca ziyaretime geldi. Çalışan Gazeteciler Günümüzü kutladı. Ankara’da bir özel üniversitede göreve başlamış. Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan ARGE’de çalışması isteği almış. Kabul ettiğini söyledi…

Kendisi ile camileri konuştuk. Şahidi Külliyesi ile ilgili “Ev ile cami arasında sokak var. Bu engel olmuş olabilir.” dedi.

Bodrum’da “ortasından sokak geçen hastaneyi” örnek gösterdim. “Sokağın bir yanında Şahidi Camii, öbür yanında Şahidi Evi, öyle külliye mi olur. Onarımı yapılan Caminin batı yanındaki bahçe duvarı yıkılır, restorasyonu başlayan evin doğu yanındaki bahçe duvarı ortadan kaldırılır ve bir de içinden yol geçen külliyemiz olur.” dedim.

Neden olmasın?

 

xx           xx           xx

Kaç kere bu köşeden Kurşunlu Camii’nin duvarlarının kaldırılmasını ve oradaki havuzlu park ile bütünleştirilmesinin güzel olacağını yazdım. Muğla’da bu fikre sahip çıkan yüzlerce de insan var, ama sanırım bir türlü Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü aşılamıyor. Kim bilir belki Muğla Milletvekili Nihat Öztürk ile aşılır…

Arşive baktım, 24.11.2011 tarihli yazıma “Camiyi Kimden Koruyorsunuz?” başlığı atmışım. Prof. Dr. Namık Açıkgöz de bir yazısında Şeyh Camii’nin avlu kapısının sağında, solunda yer alan duvarların yıkılmasının isabetli olacağını önermişti.

Sanıyorum kendimiz yazıp, kendimiz okuyoruz!

 

xx           xx           xx

Arşivi karıştırırken Namık hocamın 21.10.2014 tarihli ve “Kocamustafaefendi Kütüphanesi Açıldı Da Ne Oldu?” başlıklı yazısını gördüm. Hoca 90’lı yılların başlarında Muğla’ya geldiğinde önce Şahidi hazretlerini, ardından Şeyh Camii’ni ziyaret ettiğini belirttiği yazısında caminin avlusundaki Muğla’nın ilk kütüphanesinden söz etmiş.

Namık hocam yazısının başlarında “(…) Kitabede şu metin vardı: ‘Kütüphane-i es-Seyyid Mustafa Fehmi el-Mevlevî el-Muğlavî. Sene 1282 (Miladi 1865-1866)’

Bu binanın mimari özelliği ve vaktiyle kütüphane olarak kullanılmış olması ama şimdi terkedilmiş olması karşısında üzülmüştüm. Bir kere, binada ne var diye iğreti ahşap kapıyı açtım. İçerisi mezbelelikti. Bir ara işçiler yatmış kalkmış ama daha sonra kullanılmamış bina. Kullanılmayınca, yağmurda akmış, rüzgar kiremitleri uçurmuş, sıvaları savurmuş…” derken, avludaki tarihi kütüphane binasının yazılanlar sonunda restore edilip, açılışı sürecini anlatarak şöyle noktalamış:

O açılışı yapanlar, o törene katılanlar, o gün nutuk atanlar, nutuk atanları alkışlayanlar, o gün yaşadıkları tatminle kaldılar. Aradan geçen bunca zamana rağmen, o güzelim kütüphanenin kapısı hiç açılmadı. (…) Sahneye içi boş olanlar çıkar; asıl fikir ve proje sahipleri yok sayılırlar. (…) Koca Mustafendi Kütüphanesi, o gün janjanlı bir törenle açıldı ve bir kaç kişi anlık bir tatmin yaşadı da noldu? (…) Hizmetten amaç, esere toplumsal etki ve fonksiyon kazandırılmasıdır; işgüzarlık yapmaya gerek yok.

 

xx           xx           xx

Prof. Dr. Yüksel Özden ile 2. Etap TOKİ Evleri’ni de konuştuk. “Arkadaşlarımızın dönemimizde adım atılan hizmetlerin takipçisi olmaları bizi mutlu ediyor. Dar gelirli evsizlerin çatı sahibi olmalarını sağlayacaklardır.” dedi. Kendisi içinde Kıran’da baba ocağını yenilemekte olduğunu belirterek, “Ben Muğla sevdalısıyım. Daha çok Muğla’da olacağım. Çocuklarımda öyle.” ifadesinde bulundu.

Yanımdan ayrılırken, Şahidi Külliyesi ve öteki konularla ilgileneceğini söyledi. Sağ olsun…

Valimiz ve milletvekillerimiz de ilgileneceklerdir.

Namık hocamın dediği gibi, hizmetler kadar o hizmete toplumsal etki ve fonksiyon yüklenmesi de önemli. Bakalım Bozüyük’te restore edilenlere, Şahidi Evi’ne hangi fonksiyon kazandırılır… Umarım Kocamustafendi Kütüphanesi’nin, tarihi Muğla Arastası’nın başına gelenler onların başına da gelmez.

 

xx           xx           xx

Başlıkla ne alaka yazı değil mi? Niyetim Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığını (YİKOB) sorgulamaktı. Benim yazılarım bazen böyle oluyor. Yine aldı başını gitti… YİKOB’u yarın sorgularız.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
metin kalay 12 Ocak 2016 / 09:05

Muğla Bürokrasisinde Muğla dışında bir yer görmemiş memurlar bulunmakta. Müdür düzeyinde olanlarda bulunmakta. Kaç Vali, kaç Cumhurreisi, kaç bakan eskittikleri belli değil. Vali beyimiz bunları bir araştırsa kim bilir neler çıkar. Emekli olup ne yapacaklar orada oturmak varken. Gidip kahvede mi otursunlar. Muğla bürokrasisinde restorasyon gereklidir. “Çalışan Gazeteciler günü” nüz kutlu olsun. Bu konuyu gazetecilerde araştırıp dizi yazı haline getirebilirler. Muğla’ya kimin ne hizmeti var çıksın ortaya. Muğla hızlı gelişen bir kent. Bu gelişmeye uygun hızlı düşünüp hızlı hizmet üretebilen sisteme ihtiyaç bulunmakta.