Muğla’da Gezi Parkı Platformu

Bu haber 07 Haziran 2013 - 1:37 'de eklendi ve 1.207 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Gezi Parkı Direnişi” ile ilgili ilk günlerde bir “sükunet ve birbirini anlama” yazısı yazmaya çalıştım. Beğenen oldu, beğenmeyen oldu. Zaten kimse beğensin diye de yazılmış bir yazı da değildi…

Telefonlar alıyorum, önüme geçenler oluyor. “Neden duyarsız davranıyorsunuz?” diye soruyorlar. Hamle her gün olup biteni düzenli olarak haber yapan bir iki gazeteden biri… Muğla’da olup bitene duyarlı olduğumu göstermem için her gün bu konuda yazılar mı yazmalıyım?

Ama bu gün yazmam gerektiğini gördüm.

xx        xx        xx

İki nedenle yazmam gerektiğini gördüm.

Birincisi; “Gezi Parkı Direnişi”ne Muğla’da destek eylemlerinin bu gün 7’nci günü… Muğla’da bir “Gezi Parkı Platformu” oluşturulmuş bulunuyor. Platformun çağrısı üzerine olduğu söyleniyor; son üç gündür her gece saat 21.00’de Sınırsızlık Meydanı’nda toplanılıyor ve buradan şehir merkezine yürüyüş yapılıyor.

Burada en önemli nokta da ilk günlerde “seyirci” kalan Muğlalıların da gençlerle bütünleşmeye başlamış olmaları. Bir önemli nokta da polisin belli bir anlayış ve hoşgörü içinde olması… Sınırsızlık Meydanı meşru eylem alanı olurken, Adalet ve Kalkınma Partisi il merkezine yürümekten de vazgeçildi.

İkincisi; önceki gece Miraç Kandili idi. Günlerdir her gece saat 22.00-01.00 arasında Tekel Kavşağı’nda oturma eylemlerinde alkol aldıkları halde önceki gece halkla şehir içi yürüyüşü sonunda Sınırsızlık Meydanı’na gelip, kavşakta oturma eylemi yapan gençlerin alkol almamaları oldu…

xx        xx        xx

Peki, bu her gece eylemler devam eder mi?

Üniversitede vize sınavları bitti. Öğrenciler gider, eylemler biter diye beklenebilir. Sanmıyorum. Görünen o ki devam edecek. Çünkü Muğlalılar da gençlerle bütünleşti…

Daha ne kadar sürer bilemiyorum. Kimsenin bildiğini de sanmıyorum.

Ne zaman Başbakan Erdoğaninadı” bırakıp, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülhangi mesajı” aldı ise, o mesajı alır ve bir başka “barış süreci” daha başlatır ve kalan yüzde 50’yi “dönüştürmekten”, kadınlarımızın kaç doğum yapacaklarını belirlemeye varan, yaşamlarına müdahaleden vazgeçtiklerini gösterir, bu ülke ve bu ülkede yaşayanlar için alınan kararlarda toplumun öteki yarısını yok saymaktan vazgeçildiğini hissettirir belki o zaman…

Demokrasilerde iktidarların görevi yaşama müdahale etmek değil, yaşamın kalitesini yükseltmek olmalıdır…

xx        xx        xx

Çünkü adı “Gezi Parkı Direnişi” olan “masum isyanTürkiye’ye yayıldı ve her geçen gün de büyüyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün yaklaşımı, Bülent Arınç’ın özür dilemesi sokaklara, meydanlara çıkanları tatmin etmedi.

Olay “taksim meselesi” olmaktan çıktı. Ortada artık “demokrasi ve özgürlük” talebi var. Cumhurbaşkanı Gül’ün vurguladığı gibi demokrasi sadece “seçim” değil…

Demokrasi sorunları ise sadece demokrasi ile çözülür.

İnsanlar da özgürlüğü kendileri alır.

Verirler mi? Bilemem… En azından o özgürlük talep edilir. Talep karşılığını bulur mu?

Bilemem…

Bildiğim talep bir biçimde devam eder…

xx        xx        xx

Bodrum’da gerçekleşen eylemlerden birinde gençler 18. Dönem Muğla Milletvekili Musa Gökbel’in konuşmasını istemişler. Gökbel, gençlerin başlattığı bu eylemlere partilerin, siyasilerin karışmamaları gerektiğine inandığı için konuşmak istememiş. Israr üzerine kısaca şöyle demiş:

Bu alanda gençler var. Ben bu yaşımda kendimi en az sizler kadar genç hissediyorum. Eyleme dönüşmemiş bilgelik, hamallıktır. Siz bu eylemde en az benim kadar bilgesiniz. Bu hareket mevcut siyasi yapıların aymazlarını, açmazlarını, taşra politikacısı tavırlarını aşacak, kendi siyasi kadrolarını ve yeni liderlerini ortaya çıkaracaktır. Yolunuz açık, gazanız mübarek olsun. İlk defa çok umutluyum.

Bu konuda yazdığım ilk yazıda da “sokağın iyi okunması gerektiğine” vurgu yapmıştım. Yine aynı şeyi söylüyorum. Cumhurbaşkanı GülMesaj alınmıştır” demişti. Hangi mesaj alındı? Başbakan Erdoğan o mesajı aldı mı, alabilecek mi?

Polis şiddetine yargı şiddeti eklenirse ne olacak?

Endişelerim var…

Oysa Adalet ve Kalkınma Partisi’ni iktidara taşıyanlar bunu Başbakan Erdoğan’ı “daha özgürlükçü” bulduğu için yapmıştı…

xx        xx        xx

Gezi Parkı DirenişiTürkiye’de kırılmaya neden oldu mu? Bunu söylemek zor, ama Adalet ve Kalkınma Partisi’nde kırılmaya neden olduğu söyleniyor. Buna Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yaklaşımlarındaki çelişki gösteriliyor.

Keşke Akparti empati yapabilseydi

Söz benim değil. Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili, Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay’ın… Günay, “Parti vicdanı yeter artık diyor” diye ekliyor. “Kırılma” ile ilgili “AK Parti içinde kırılma değil, AK Parti vicdanının biraz ‘Yeter artık’ deme gayreti olabilir diye düşünüyorum. Ben şahsen o duyguyu taşıyorum.” diyor.

GünayDemokratik sistemlerde siyasal katılımın ‘sandık yoksa söz hakkı yok. Sandık yoksa kimse yok” denilmesi noktasına indirgenemeyeceğinin altını çizerek, ‘Başbakan Vekili‘ sıfatıyla Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç‘ın bu noktayı vurguladığını kaydederken, “Keşke bunu ilk gün söylemiş olsaydık ve keşke bütün bu sevimsizlikler gerginlikler yaşanmamış olsaydı.” diye ekliyor.

Keşke…

xx        xx        xx

Bu gün gelinen noktada “Taksim”den çıkılmıştır. Gelinen nokta “demokratik taleplerin dile getirildiği” noktadır. Eğer meydanlara, sokaklara çıkanlara “Sandıktan çıkar, yaparsınız” denirse o demokrasi değil, başka bir şey olur ve bundan endişe duyarım…

Lütfen sokağı iyi okuyun. O insanlar, gençler CHP veya MHP değil… CHP o insanları her gece sokağa çıkarabilseydi bu gün iktidar olurdu!

Önceki gece Mübarek Miraç Kandili idi. O gün gençler oturma eyleminde alkol almadılar. Gösterdikleri saygı kutlanmaya değer. Gösterdiği anlayış için Muğla Polisini de kutluyorum.

Mübarek Gün ve Geceler ve Üç ayların Regaib Kandili‘nden sonraki Kandil Gecesi olan Miraç Kandili sadece peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen gece değildir. Barış gecesidir de…

O gece peygamberimiz Cenab-ı Hakkın huzuruna Müslümanları değil, bütün insanlığı temsilen çıkmıştır. Demokrasi böyle bir şey…

Mübarek gecenin ülkemize, milletimize huzur, sevgi, barış getirmesini, ayrışmanın eşiğinden dönülmesine vesile olmasını dilerim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.