Muğla’da “Elhân-ı Şitâ”

Bu haber 31 Ocak 2017 - 0:01 'de eklendi ve 904 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

Bundan önce 12 sene bulunduğum Elazığ ve 6 sene yaşadığım Ankara’da kar yoğunluğunu görmüş biriyim.
Karın çok az yağdığı Ege bölgesinden çıkıp İç ve Doğu Anadolu’ya gidince, 60 yıllık hayatımın 18 yılını karlı şehirlerde geçirmiş oldum.
1994’te Muğla’ya geldiğimde, karın değil de yağmurun bol olduğu bir yere geldiğimi,  Yılanlı’dan Karabağlar yaylasına sarkarken karşılayan yağmurla anladım.
O gün bugündür yağmuruyla heyecanlandığım sevgili Muğla’ya bu sene adam akıllı yağdı. Bir kaç gün kalan kar, alışkanlıklarımızı değiştirmese de doğayla ilişkimize tesir etti.
Her sene Yılanlı’nın zirvesinde seyrettiğimiz kar, sokaklarımıza bahçelerimize kadar geldi ve bir kaç gün misafirimiz oldu.
Kanada’ya gidip kar romantizminden kar trajedisine geçen  İzmirli gibi olmasak da tadını da çıkardık karın bereketini de  hissettik.
Bundan önce bu yoğunlukta 3 defa daha kar yağmıştı Muğla’ya. Biri 1997 falandı galiba, diğeri de 2001 falandı. Bundan önceki yoğun kar 2009’da yağmıştı.
***
Sabah kalktığımızda karşılaştığımız bembeyaz örtü, yeşile doymuş Muğlalılar için çok şaşılacak bir şeydi.    Son kar gece başladığı için pek çok hemşehrimize sabah sürprizi yaşattı ama gece karın yağdığını gören üniversite öğrencileri, Kötekli’yi, kartopu şenlik alanına döndürdüler ve neredeyse sabaha kadar şenlik devam etti. Üniversitede sınavların ertelendiğini duyunca da akşama kadar uyudular. Olan esnafa oldu; öğrenciler akşama kadar uyuyunca, zavallı esnaf akşama kadar tek tük   müşteri ile idare etti.
Yağmuruna alıştığımız ve bir şiirimde de kullandığım Muğla yağmurundan sonra 3 gün kalkmayan kar’ıyla, 2017 Ocak ayının başı Muğla tarihine geçmiştir. 9 Ocak Pazartesi gününü 10 Ocak Salı gününe bağlayan gece karın sessiz sessiz yağışını hissettiğimde pek çok insan gibi Cenap Şehabettin’i ve onun meşhur kar şiiri  “Elhân-ı Şitâ”yı hatırladım.  Hep yağmurlu şiir ve mısralarla  geçen Muğla günlerim, seyrek de olsa kar şiiri ve mısraları da hatırlatıyordu ama  bu sene olduğu kadar değil. Bu sene ilk defa gece lapa lapa yağan kar, “Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş” mısraıyla parlattı zihnimi ve arkasından şiirin ezberimde  kalan mısraları sökün etti.
Sabah kalktığımda Karabağlar yaylasını kar kaplamış görünce hem kar bereketine şükrettim hem de manzara heyecanıyla çarptı yüreğim. Hep uzaktan gördüğümüz yoğun karı, Karabağlar yaylasında bu kadar yoğun görmemiştik.  Harput yamaçlarını kaplayan kara alışmış birine  yıllar sonra karşılaşılan hatıra gibiydi benim için yaylayı kaplayan beyaz örtü.
Toprağın bereketi ve gençlerin sevinç kaynağı olan kar,  yavaş yavaş ve toprağı suya kandırarak erise iyiydi ama her güzel şeyin ömrünün kısa olması gibi Muğla’yı süsleyen ve bereketlendiren karın ömrü de az oldu. Üçüncü gün çıkan güneş ve ardından yağan yağmur, yamaçlardaki karı eritti ve bizim de yâdımıza rahmetli  Hacı Taşan’ın gevrek sesiyle söylediği türkü geldi:
“Yüce dağ başına yağan kar idim
Yağmur yağdı güneş vurdu eridim”
Hâsılı sevgili dostlar, 10-13 Ocak 2017 günleri karla kaplı bir Muğla coğrafyasına  doyamadık. Kış da o günlerde bu yılın  kar rahatlamasını yaşadı. Bu sene artık kar yağmaz. Seneye Allah kerim.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.