MUĞLA ZOR BİR KENT

Bu haber 25 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 663 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye genelinde konuşlanan iller içerisinde Muğla’nın birçok yönüyle ayrıcalık gösterdiği bir realitedir.
Bu farklılık, bölge halkı için olduğu kadar bizatihi devletimiz adına artı değerler içermesine karşın, yönetim bazında sorumluluk üstlenenler için aynı şeyleri söylemek, o denli kolay değil.
Eğer yerel yönetimler adına görev üstlenenler ile mülki amirlerden vali ve kaymakamlar, bir an için dahi olsun, tabir yerindeyse boş bulunsalar. Telafisi zor bir tablo ile karşılaşmaları kaçınılmazdır.
Onun için diyorum ki Muğla zor bir kenttir.
***
Dolayısıyla kenti ayrıcalıklı yapan oluşumlara bakalım.
Bir kere konum itibariyle stratejik noktada bulunması dahi, başlı başına önem arzeder.
Burnunuzun dibinde yer alan Yunan Adaları nedeniyle, iki ülke çoğu zaman suların ihlal edildiği gerekçesiyle karşı karşıya gelmişse, fazla söze hacet yoktur.
Buna en iyi örnek Kardak Adasına dikilen Yunan Bayrağı sonrasındaki gelişmelerdir.
Dönemin başbakanı Tansu Çiller, “ya bu bayrak inecek ya da inecek” diyerek tavır koymuşsa, sıradan bir olay olarak algılanamaz.
Kardak Adası Muğla sınırları içerisinde yer aldığına göre il valisinin bana ne deme şansı yoktur.
Muğla’yı ayrıcalıkla yapan bir başka alan turizmdir.
Ülke ekonomisi adına turizmin nasıl rakamlar içerdiği, dolayısıyla Muğla’nın katkısını yadsımak mümkün olmadığına göre, daha da girdi elde etme noktasında başta valilik olmak üzere ilgili kuruluşlara çok önemli görevler düşmektedir.
Bilhassa turizmin çeşitlendirilmesi bağlamında.
Bunu sağlayacak olan valiliğin girişimleri ise ister istemez sorumluluk yüklendiği ortadadır.
Eğer bir ilin % 67’lik kesimi ormanlarla kaplı, aynı alan içerisinde yer alan ormanlar, sıcaklık değerlerinin yüksek rakamlar içerdiği yaz mevsiminde yangınlara maruz kalmakta ise yetkili ve ilgililerin kendilerini soyutlaması düşünülemez.
Dolayısıyla yangınların önlenmesi noktasında her türlü tedbirin alınması, kullanım alanı en geniş ürünler için göz ardı edilemeyecek olgudur.
Ülke enerji üretimine önemli katkı sağlayan termik santraller bacalarından, halkın sağlığını tehdit eden zehirli gazlar çıkıyorsa, onların bertaraf edilmesinde ilgililer ve mülki amirlerin önemli dahli vardır.
Muğla genelinin önemli bir kesimi sit kapsamı içerisinde olduğu için çoğu kez ortaya çıkan sorunların giderilmesinde ilk başvurulan teşekkül, elbette kaymakamlık makamları ile valiliktir.
Turizmin merkezi noktalarından olan ilde, özellikle aşırı nüfuslanmanın ortaya çıkardığı olayların önlenmesi adına asayiş güçlerinin ayrı bir sorumluluğu olduğu yadsınamaz.
Her ne kadar emniyet teşkilatını ilgilendiren gelişmeler olsa da asıl işi kotaracak olan kaymakamlıklar ve valiliktir.
Zira, bu tür olaylarda sorumlu olarak sadece emniyet mensupları değil, mülki amirler görülür.
Muğla sınırları içerisinde gözlenen önemli gelişmeler sadece bunlarla sınırlı değildir.
İlin eğitiminden sağlığa, ulaşımdan çevrenin korunması dahil daha nice alanların sorunlardan arınması diye baktığımızda, kolay yönetilen bir yerleşim merkezi olmadığı aşikardır
Bütün bu alanların bağlı olduğu bakanlık temsilcileri, özellikle bakanlar, yaz mevsimi süresince Muğla’dan eksik olmadığına göre, il valisi aynı süre içerisinde adeta diken üstündedir.
Dolayısıyla bir taraftan her alandaki gelişmeleri takip ederken, diğer yandan gelip gidenlerle meşgul olmak durumundadır.
Kısaca, dışarıdan bakıldığı zaman güllük gülistanlık bir kent olarak görülen Muğla’da görev yapmak, asıl sorumlular için o denli kolay değildir.
Bu denli geniş bir Hinderlanda sahip olduğundan, her daim gelişmelerden anında haberdar olmak bir yana çözüm üretmek durumundasınız.
Onun için bir kez daha altını çizmek gerekirse Muğla gerçekten zor bir kenttir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.