Muğla zeytinine sahip çıkıyor

Bu haber 11 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.147 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Vali Mustafa Hakan Güvençer Muğla’da göreve başladığında yazdığım yazılarımda “Hemen göklere çıkarmanın alemi yok” türünden ifadelerde bulunmuştum. “Hele bir görelim bakalım” demiştim.

Görmeye başladık.

Hem de ziyaretler ve iadeiziyaretler sürürken…

Muğla zeytinciliğini” masaya yatırdı.

Önemli mi?

Hem de çok önemli.

Çünkü Muğla Valiliği sektörün paydaşları ile ilk kez böyle bir toplantı yaptı.

xx        xx        xx

Son 10 yılda Muğla’ya gelen her vali işe “turizmden” başlamıştır. Vali Güvençerzeytincilik” dedi. “Bu vali tarımcı” deyip, tarım adına sevinip, turizm adına üzülmenin anlamı yok.

Zaten Muğla’yı “turizm merkezi” olarak gören yanlış yapar.

Muğla, turizmde de, tarımda da ülkemizin önde gelen bir bölgesi.

Ormancılığı ve başta mermercilik olmak üzere madenciliği göz ardı etmeden birini ötekine tercih etmemeliyiz.

Muğla’da öteden beri öteki sektörleri ihmal edip turizmle yattık, turizmle kalktık.

Turizmde geldiğimiz yer de ortada…(!)

xx        xx        xx

Vali Güvençer’in ayağının tozu ile el attığı zeytincilikle ilgili yaptığı toplantıya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Ticaret Borsası yetkilileri, Ticaret Odaları ve Ziraat Odası Başkanları, İl Özel İdaresi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, TARİŞ, GELİ ve sektör temsilcileri katıldı.

Toplantıda bir de önemli bir isim vardı; Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mücahit Taha Özkaya

Vali Güvençer, toplantının açış konuşmasında, amaçlarının uzmanlarla Muğla Zeytinyağının kalitesinin arttırılması ve pazarlanması için neler yapılabileceğini belirlemek olduğunu söylüyor ve “Muğla olarak ürünlerimize sahip çıkıp, marka haline getirmeliyiz.” diyordu.

Kesinlikle katılıyorum. Bu toplantının zaman geçirilmeden ikincisinin Milas’ta yapılmasında yarar var.

xx        xx        xx

Toplantıda Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın yaptığı konuşmada çok önemliydi. Muğla’nın kendine özgü memecik çeşidinin kötüdür algısıyla hareket ettiğini belirterek, “Memecik kötü bir zeytin değil. Memecikten elde edilen zeytinyağı ilaç aslında…” diyordu.

Bu savın ortaya konmuş olması açısından bile yapılan toplantı önemli.

Peki, Memecik zeytininden elde edilen zeytinyağının “ilaç” olduğu nasıl anlatılacak? O ilaç nasıl şişelenip, paketlenecek? Nasıl markalaştırılacak?

Aslında bu anlamda Milas’ta uluslararası ödüller almış öncü firmalar var. O firmaların araladığı kapıdan Muğla’yı geçirmek ve markalaşmak zor olmasa gerek…

Bence bu toplantı en azından “farkındalık” yarattı. En önemlisi sektörün üretici ağırlıklı paydaşları Vali Güvençer ile “Devlet’in” yanlarında olabileceği umudunu yeşertti.

Bir an önce ikinci toplantıda yarar var.

xx        xx        xx

Muğla’da Devlet’i yanında görmek isteyen başka sektörlerde var.

O sektörlerin başında da “mermercilik” geliyor.

Mermerciliğin Muğla’da yerelinde çözülebilecek sorunları var.

O sorunlardan en önemlisi Muğla’da hala bir “Gümrük Müdürlüğü”nün bulunmaması.

Muğla’da Gümrük Müdürlüğü eksikliği sadece mermercilerin değil, yaş sebze, meyve, narenciye ihracatı yapanlarında sorunu.

Valiliğin girişimi ile bu müdürlük kolaylıkla Muğla’ya kazandırılabilir.

xx        xx        xx

Muğla’da mermercilik ile birlikte narenciye ve yaş sebze, meyve sektörünün de masaya yatırılmasında yarar var. İhraç edilemeyen veya üreticiyi zarar ettirecek fiyata düşen domates salçaya, meyve suyuna dönüştürülebilir.

Ama tesis yok!

Bu durum narenciyede de geçerli. Narenciye de meyve suyuna dönüştürülebilir.

Ama tesis yok!

Oysa Muğla, turizmde önde gelen bir merkez… Muğla’nın yüzlerce turizm tesisinde neden Muğla’nın domates suyu, portakal suyu tüketilmiyor? En önemlisi, nar ve narenciye gibi ürünler soğuk hava depolarında saklanıp, yazın turistik tesislerde tüketilebilir. Veya fiyatlar yükselince satılır…

Ama soğuk hava deposu da yok!

Üç yıl kadar önce Tarım Bakanlığı soğuk hava deposu kurulması için kişilere yüzde 50, birliklere yüzde 70 oranında hibe vaadinde bulunmuştu. Maalesef talipli çıkmamıştı! Belki de doğru anlatılmamıştı. Yeniden peşine düşülebilir.

xx        xx        xx

Muğla’da hayvancılık, süt ve süt ürünleri de en çok ihmal edilmiş sekterlerimizden birisi.

Turizm tesislerimizde başta Muğla’nın zeytini, zeytinyağı olmak üzere Muğla’nın sütü, yoğurdu, ayranı ve de özellikle balı neden tüketilmiyor?

Muğla’nın arıcılarına bir dokunun bin ah işitin…

Sayın Valimiz Güvençer’in özellikle arıcılarımızla bir araya gelmesinde çok büyük yarar olacaktır. Arıcıların sorunlarının çözümü için Ankara’ya bile gitmeye gerek yok.

xx        xx        xx

Elbette su ürünleri de var…

Su ürünlerinde Muğla, özellikle denizde kafes ve kara da tarla balıkçılığı ile ülkemizi balıkla besleyebilecek bir potansiyele sahip.

Ama Devlet’in, yani Muğla Valiliği’nin onları da dinlemesinde yarar var.

Ben “zeytinciliği” masaya yatıran Vali Güvençer ile ne yalan söyleyeyim umutlandım.

Vali Güvençer’in yapacağı toplantılar o sektörlerin sorunlarına köklü çözüm getiremese de hepsi için alanlarında farkındalık ve sinerji yaratılmasına yol açacaktır.

Başlamak bitirmenin yarısıdır.

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.