MUĞLA ÜNİVERSİTESİ ORTA SIRALARDA

Bu haber 05 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 821 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyada konuşlanan ülkeler yanında Türkiye içinde olmazsa olmaz kuruluşlar arasında yer alan üniversitelerin hal-i pürmelâli ne durumda ? diye baktığımızda, karşımıza çıkan tablo, hiçte beklenildiği gibi değil.
Oysa ülkemizin en gözde yüksek öğretim kurumları dendiğinde, kuruluşu yıllar öncesine dayanan başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere diğer büyük şehirlerde yer alan üniversiteler akla gelir.
Ardından, sonradan eğitim ve öğretime başlayanlar.
Bunlara 1992 yılında ilave edilen yenileri.
Son yıllarda da mevcut hükümetin aldığı karar gereği her ilde konuşlanan üniversiteler.
Tabi bunlar devletin bünyesinde olduğu gibi bir takım vakıflar tarafından kurulmuşlardır.
İlişkin olarak kendi ilimizde bulunan Muğla Üniversitesi.
Dolayısıyla bugün Türkiye genelinde yer eden üniversite sayısı 140 rakamına dayanmış vaziyette.
Peki, mevcut üniversitelerin başarı düzeyi ne?
Hem dünya üniversiteleri arasında, hem de kendi aralarında ön plana çıkanlar hangileri?
Moda bir deyimle, raytingi yüksek olanlar?
Acaba bunlar arasında, Muğla Üniversitenin yeni neresi?
Buna göre, bazı kriterlerin baz alınarak yapılan değerlendirme sonucu, gözde üniversiteler olarak bilinen niceleri ön plana çıkmazken, hiç umulmayanların ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz.
Peki nasıl oluyor da kuruluşu yıllar öncesine dayanan, dolayısıyla asırlık eğitim ve öğretim kurumu olarak bildiklerimiz geri planda kalıyor?
Bunun yerine hiç umulmayanların sıralamada yer alması!
Oysa bilimsel açıdan, her hangi bir üniversitenin konumunu ön plana çıkara, uluslar arası düzeyde yayın ile birlikte doktora öğrenci sayısındaki fazlalıktır.
Her hangi bir yüksek öğretim kurumunun kuruluşu yıllar öncesine dayansa, dolayısıyla vatandaş nezdinde gözde bir eğitim kurumu olarak algılansa dahi, uluslar arası yayın sayısı ile araştırma ve doktora eğitimi alanlar sayısı istenen rakama ulaşamamışsa, tartışılır.
Hal böyle iken, hiç tahmin edilmeyen bazı öğretim kurumlarının ilk sıralarda bulunmalarının sırrı ne?
İşte bu bağlamda bilimsellikle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir eylem ortaya çıkıyor.
Ülke genelinde konuşlanan öyle üniversiteler var ki, olmazsa olmaz koşullar arasında yer alan araştırmaya yönelmek yerine, işi ilan vermek ve reklama yönelmekle! kotarmaya çalışıyor.
Dolayısıyla bu okullar ön plana çıkıyor.
Tabi ki reyting sıralamasında da yine bunlar önde.
Peki, bu doğru bir yöntem midir?
Her hangi bir üniversitenin akademik başarısında ilan ve reklamın ne yararı olabilir?
İşte meseleyi bu açından baktığımızda, ortaya çıkan sonucun hiçbir geçerliliği olmuyor.
Siz üniversite olarak akademik işbirliği içerisine girip araştırmaya yönelik sistem geliştirmek yerine, işi reklama dökerseniz, sadece günü kurtarmış olursunuz.
Oysa asıl olan temel kriterlerden biri, üniversiteden mezun olanlara olan rağbettir.
Günümüzde, ülkenin ön gözde yüksek öğretim kurumları olarak bilinen okullardan mezun olanlar, şu veya bu kuruluşlar ötesinde bizatihi devletin tercih ettiği kişiler olurken, reklama dayalı yöntem uygulayan okul mezunlarına ilgisizlik, meselenin ne olup olmadığını ortaya çıkarmaktadır.
Bütün bu kriterlerin baz alındığı süreçte Muğla Üniversitesinin konumu ne? diye bakıldığında, mevcutlar içerisinde orta sıralarda kendine yer bulan okul olarak karşımıza çıkıyor.
Gerek bünyesinde bulunan öğretim kadrosu, aynı öğretim üyelerinin yayımladığı uluslar arası nitelikte makaleler bağlamında Muğla Üniversitesi, 140 yüksek öğretim kurumu arasında kendine yer bulan kurum konumunda.
Tabi bu durum genel anlamda ehven-i şer  bir pozisyon içerse de, arzulanan daha üst sıralarda kendine yer bulması.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Rektör Prof.Dr. Şener Oktik de bu durumu teyit ediyor.
Muğla üniversitesi olarak, son yıllarda arkadaşlarımızın yayımladığı uluslar arası makalelerdeki artış ve de doktora öğrenci sayımızdaki fazlalık sevincimiz olmaktadır.
Ama bununla yetiniyor değiliz.
Bizim hedefimiz daha çok makale yayımlanması ve araştırmaya yönelmek.
Neticede, Türkiye genelinde konuşlanan üniversitelerin başarı durumlarının ölçülmesinde başvurulan yöntem tasvip gören değildir.
Asıl olan, akademik düzeyde araştırmayla birlikte, öğretim üyelerinin uluslar arası nitelik taşıyan makalelere yönelmesidir.
Bu kriterler baz alındığında bir kültür şehri olarak bilinen Muğla’da  üniversitenin orta sıralarda değil de daha üst düzeyde olması temel beklentimizdir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.