Muğla Ticaret Odası Vizyoner Olmalı

Bu haber 31 Ağustos 2018 - 1:51 'de eklendi ve 645 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Kısa bir zaman önce ulusalda yazılarıyla buluştuğumuz ve büyük bir keyifle okuduğumuz Güngör Uras’ı kaybetmiştik.

Ve saygıyla anımsadığım bir ekonomi yazarı olarak adı kulaklarımızda hep çınlayacaktır.

Güngör Uras’ın 2005’de bir köşe yazısı Muğlalı hemşerimiz Sayın Zafer Karadağ ile ilgili idi.

Buraya taşıyarak, yaratıcılığın, girişimciliğin gittiği noktayı anlatmak,

Zafer Karadağ’ın yarattığı başarı öyküsünü kutsamak için tekrar gündeme taşıyorum.

Sayın Uras başlıyor anlatmaya;

Zafer Karadağ Muğlalı genç bir iş adamı…

Çin’den ithal ettiği parçalarla motosiklet üreten Harput firmasının kurucusuna yardımcı olmak için Çin’e gidip gelirken, Çin’i çok sevmiş.

Zafer Karadağ’ı İstanbul’dan Pekin’e uçarken THY uçağında rastladım.

Koskoca Airbus tipi uçağının yarısını ülkelerine dönen turistler, yarısını da Çin’e iş yapmaya giden Türkler doldurmuştu.

Çin hattından uçuş bulmak zormuş.

Uçaklar dolu gidip dolu geliyormuş.

Zafer Karadağ ‘Hocam’ diyor. Bizim halkımıza, Çin tehlike olarak tanıtılıyor. Korku veriliyor. Halbuki Çin bizim için bir fırsat diyor.

1.3 milyar Çinlinin bizim işimizi elimizden alacağını söylüyorlar. Tersine biz 1.3 milyar Çinliye çok şey satabiliriz diyor. Gide-gele, ben bunları gördüm. Karar verdim. Şanghay’da bir ofis ve ev tutarak işe başlarım. Çinlilere Türk mallarını satacağım. Hemen bir üniversitenin lisans üstü derecesine kayıt olup, master derecesini alıp, hem de Çince öğrenirim, der bu sohbette Zafer Karadağ…

Alır bavulunu tutar Çin’in yolunu.

Gidiş o gidiş.

Aslanlar gibi konuşlanır Çin’in kalbinde.

İşini kurar. Vatandan uzakta olsa ekmeğinin peşinde, ülkemizin ithalat bağımlılığının zincirini kırıp, yalnız ve güzel ülkeyi ihracatçı yapmak üzere uğraşır.

Kendisi için olduğu kadar, memleketi içinde didinip çabalar.

Bu milletin emeği ve ederi olan, alın teri olan ürünlerimizi satmaya koyulur.

Zinciri ters çevirmiş ve ülkeye döviz kazandıran bir konuma ulaşmıştır.

Bambaşka bir coğrafyada, bambaşka bir kültür içinde, an be an işini büyütür.

Zaman zaman Çin pazarı diye uzaklardan seslenmekte.

Korkmayın gelin burada iş kurunuz’ diyor.

Diyor da sıla özlemi ile de tutuşmakta.

Her daim ülkesi için atıyor kalbi.

Sayın Zafer Karadağ’ın girişimciliğine ve girişimci ruhuna şapka çıkartılır.

Kim bilebilir ki? Hangi hayallerin girişimciliğe götürdüğünü.

Girişimciliğin kökleri hayallere dayalıdır.

Sonuçta bir değer yaratma var.

Hayallerin nereye gittiğinin, çok güzel örnekleri hayatın içindedir.

Hayallerin neler yaptığını bir düşünün.

Girişimciliğin kökleri hayallerdir, bu bir gerçek.

Düşünsellik ve eylemsellik, girişimciliğin ana çatısıdır.

Girişimcilik bir eylem.

Girişimcilik inovasyon.

Girişimcilik ekonomik değerlerin yaratılmasında en önemli faktör.

Gelişmede itici güç girişimcilik. Bilgi toplumunun özelliği ise girişimciliktir.

Bir meşale yakalım istiyorum. Bu meşale, aydınlığı yaratmalı.

Hakkaniyeti kutsamalı.

Mutlu ve refah yaşamayı sağlamalı.

Üretmeyi ve yaratıcı olmayı kırbaçlamalı.

Ben de kalkınmada itici güç ‘girişimciliktir’ diyorum…

Nice öyküler var girişimcilikte ve başarıda. Bu öykülerden insanlarımız feyiz alabilir diyorum. Keşke ilimizde girişimciliği ve girişimcilik kültürünü anlatan farkındalık yaratan bir şeyler yapılsa.

Ben de her fırsatta, Çin fırsatlar ülkesi diyorum. Bu tezimden de dönmüyorum.

Hükümette bu konuda Çin’le ticarette olumlu adımlar attı. Güzel.

Hep söylüyorum, iyi ki iktisat eğitimi almışım bana vizyon kattı.

Yeni olgular doğurmamı sağladı.

Üretim ve nitelikli ticaretle biz refahı anlamlı kılabiliriz.

Seviyorum seni Muğla. Senin güzelliğin için çalışıyorum.

Sayın Zafer Karadağ’ın Çin ile ticareti geliştirin seslenişlerini Muğla gündemine taşıdıkça bir kaynamalar olmuştu.

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ile Türk Çin İpek Yolu Derneği (TÜÇİDER) işbirliğinde flörtüz şeyler yapmıştı ve sonuçta neler gelişti bilmiyoruz. Ticaret Odasından bir açıklama bekliyoruz.

Muğla Ticaret Odasının daha vizyoner olmasını bekliyorum.

Proaktif bir yönetim anlayışı ile yaratıcı ve ilimizin ticaret anlayışına vizyon katacak uygulamalar yaratmasını istiyorum.

Yok öyle koltukları kaptık oturduk demek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
oktay ozel 31 Ağustos 2018 / 12:12

sayin Simsek ,muglali olupta yurt disinda farkli ulkelerde girisimcilik yapan pek cok hemsehrimiz den biride benim..Yurt diisnda ticaret yapmak, ayakta kalmak ,adapte olmak o kadar kolay degil.her ulkenin kendine karakteristik uygulamalari var. bunlari anlayabilmeniz icin en az 4- 5 yil o ulkede hic risk almadan yasamaniz gerekir.iyi derecede o ulkenin dilini, kulturunu, yapisini, sistemini insanlarinin ozelliklerini tanimaniz gerekir.basarili olmanin anahtari budur.ama yurt disindaki turk buyukelcilikleri turk vatandaslarina bu konularda hic mi hic yardimci olmamaktadirlar. ne yaparsaniz kendi cabanizla yapiyorsunuz.. eger turkiye ihracatini katlamak istiyorsa turk buyukelciliklerinde o ulkenin hukugunu , muhasebesini,cok iyi bilen turk isadamlarina girisimcilere rehberlik edecek birimler kurulmali.yurt disinda bircok turk bu yuzden buyuk sorunlar yasamis ve caresiz kalmistir.sonucta yine zarar eden turk ekonomisi olmustur