Muğla Siyaseti İnşa Edilmeli

Bu haber 24 Ocak 2015 - 1:32 'de eklendi ve 1.149 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Türkiye siyaseti açısından yeni bir dönemin başlayacağı Haziran 2015 seçimleri için süreç hızla ilerliyor. Seçimlere iddialı girecek partilerde hareketlilik her geçen gün artıyor. Geçen hafta AK Parti il yönetimi kongreyle yenilendi. CHP yönetimi ise atama yapılarak belirlendi. İl, ilçe yönetim kademeleri yenilenirken milletvekili aday adayları da yavaş yavaş çalışmalarına başladı.

Önümüzdeki ayın 10’una kadar kamu görevlilerinden adaylık düşünenler de istifa ederek sürece katılacaklar. Ardından adayların belirlenmesi, propaganda sürecinin başlamasıyla siyasi tansiyon giderek yükselecektir. Seçim sonuçlarına göre ise hem ilimiz hem de ülkemiz açısından yeni bir döneme girmiş olacağız. Basından takip ettiğimiz kadarıyla her ay düzenli olarak yapılan kamuoyu araştırma sonuçlarına bakılınca mevcut siyasi tablonun değişmediği görülmektedir. Eğer seçimlerden de böyle bir sonuç çıkarsa 2019 yılına kadar ufukta seçim görünmüyor. Bu durumda 2019 yılı ise önce mahalli idareler sonra genel seçimler ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaşanacağı bir yıl olacak.
Seçimler, siyasi partilere ve siyasi aktörlere topluma kendilerini yeniden ifade etme, anlatma fırsatı verir. Aynı zamanda yeni program ve söylemlerle yenilenme ve değişim imkanı da verir. Bu anlamda artık muhalefet partilerinin AK Parti’yi bir şekilde iktidardan indirme zemininde ortaya koyduğu söylem ve eylemlerini gözden geçirmesi gerekmektedir. Bu türden yapılan siyasetin istenen amaca hizmet etmediği ortadadır. Yapılan seçimler ve kamuoyu araştırmaları bu görüşü doğrulamaktadır. Farklı bir siyaset ve söylem geliştirilmediği sürece AK Parti iktidarının daha epeyce uzun bir zaman süreceği gerçeği farklı siyasi kesimlerce de dile getirilmektedir.
Diğer taraftan geride kalan 13 yıllık iktidarının tüm yıpranmışlığını değişen genel başkanı ve lideriyle aşmaya çalışan AK Parti, 2015 seçimlerinden de başarıyla çıktığı takdirde yeni bir sayfa açmış olacaktır. Bu dönemde özgüveni derinlik kazanmış, olgunlaşmış, devlet yönetimi ve sorunlar karşısında yeterince deneyim kazanmış olan AK Parti’nin, kadrosunu üç dönem kuralı gereği ve diğer dengelerle büyük ölçüde yenileyeceği gözlenmektedir. Bu durumda siyasetin normal zemininde, kavga ve gerilimden ziyade geleceğin inşasında oluşturulması diğer siyasi kesimleri de bu açıdan etkilemelidir. Ülke siyaseti açısından son derece olumlu görülen bu gelişmelerin ilimize de yansıması beklenmelidir.
Son 13 yılda ülkemizin değişik kesimlerinde yaşanan olumlu gelişmeler bir türlü ilimizi etkilememiş, yaygın deyimle adeta teğet geçmiştir. İlimiz daha çok yaşam tarzına müdahale edileceği endişesiyle sürekli tepki oyları kullanmış, yatırım ve hizmet talep etme ihtiyacı hissetmemiştir. Bu nedenle hala alt yapı sorunlarını dahi çözememiş, bir taraftan da ülkemizin turizm başta olmak üzere en önemli illerinden biri olma konumunu sürdürebilmiştir. Siyasetin kendi normal zemininde yapılmasıyla ilimizin sorunları ve beklentileri üzerine partiler ve siyasi aktörler fikirler geliştiremez mi? Seçime kadar ilimizin gündemi bu konularla oluşturulursa eminim güzel projeler ortaya çıkacaktır. Projelerin hayata geçirilmesiyle de Muğla’mız hak ettiği hizmetlere kavuşacaktır. Engelleyici değil, yapıcı ve oluşturucu siyasetin tercih edilmesiyle oluşacak siyasi ortamdan ilimiz ve hepimiz kazançlı çıkarız.
O halde önümüzdeki seçim süreci fırsat bilinerek önceki siyasi atmosferden farklı bir yol izlemelidir. Elbette burada iş daha çok siyasi partilere ve siyasi aktörlere düşmektedir. Böyle bir ortam oluşmasına halkımız da katkı sağlamalıdır. Üniversiteden de yararlanarak turizmden tarıma, mermercilikten arıcılığa, tüm sektörlerin ve halkın sorunları masaya yatırılmalıdır. Çözüm noktasında da her kesime düşen görev ve sorumluluklar belirlenmelidir. Bu çalışmaların ardından ilimizi temsil edecek vekiller belirlenmeli ve Muğla siyaseti oluşturulmalıdır.
Aksi takdirde kişisel çıkar ve çekişmelerin hakim olduğu, dar alanlarda yapılan siyasetten her zamanki gibi kazanan olmayacaktır. Kaybeden ise Muğla’mız olacaktır. Eğer 2019 yılına kadar siyasi istikrar sürecekse ilimiz için de uzun vadeli program ve strateji hazırlanmalıdır. Kaybedilen yılların telafi edilmesi için sorun iyi analiz edilmeli ve aynı hatalar tekrar yapılmamalıdır. İlimizin potansiyeli iyi değerlendirilmeli, kurumlar arasında işbirliği ve güç birliği yapılmalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.