Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi…

Bu haber 11 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.314 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Üniversitesi “Sıtkı Koçman Günleri”nin 9’ncusunu gerçekleştiriyor.
Her Kasım ayında gerçekleştirilen bu “vefa günleri” önceki gün Üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi’nde gazetemiz yazarı İsmail Atasever’in “Bilinmeyen Yönleri ile Sıtkı Koçman” başlıklı söyleşisi ile başladı.
Atasever’in söyleşisi bir anlamda “Sıtkı Koçman Günleri”nin açılış konuşması oldu.
350 kişilik salon neredeyse boştu!
Oysa Sıtkı Koçman Vakfı’ndan burs alan öğrenci sayısı 300’dü.
Demek ki, rahmetlinin harcadığı paralarla yapılan sıralarda öğrenim görmelerinin yanında, bir de Vakfı’ndan öğrenim bursu alan gençler bile gelmemişti!
Neden?…
 
xx           xx           xx
Vefasızız…
İyilikleri, güzellikleri çabuk unutuyoruz.
Atatürk Kültür Merkezi Salonunda gerçekleşen konferansı Muğla Vali Yardımcısı Faruk Necmi Kurt, Muğla Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Sapmaz, Rektör Vekili Prof. Dr. Atila Yücel, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurettin Demir, Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Güven Görk, Sıtkı Koçman Vakfı yetkilileri, birkaç idari çalışan ile bir avuç öğrenci izledi.
Anma gününün ilk gününde asiller değil, vekiller vardı…
Elbette işleri vardır, gelememişlerdir. Başka bir önemli yerde olmak durumundadırlar.
Ama, 9 yıldır Sıtkı Koçman Günleri Kasım ayında yapılıyor.
Programlar buna göre ayarlanamaz mı?
Herkes bir yana üniversitenin rektörü bunu yapamaz mı?
Hala Sıtkı Koçman Vakfı’nın başkanlığını yapıyor mu bilmiyorum ama, Üniversite’nin Kurucu Rektörü olarak, hemşerimiz Alaattin Arpat ile Koçman’ın ilgisini ve zenginliğini Muğla Üniversitesi’ne çekebilmiş olan Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’yı da aradı gözlerim. Alaattin Arpat’ı da, Üniversite’nin kuruluşunda; aynı anda kurulan 20 üniversite için çıkarılan kararnamede yer almasını sağlayan dönemin Bayındırlık Bakanı Erman Şahin’i de…
Yoksa davet edilmemişler miydi?
 
xx           xx           xx
Gözlerim kimleri aramadı ki o gün…
Rahmetli Sıtkı Koçman Muğla Üniversitesine bugünkü değerlerle 70 trilyonu aşkın bir maddi katkı sağlamakla kalmayıp, bir katkılarının devamı için ardında Sıtkı Koçman Vakfı’nı bırakıp gitmiş bir şahsiyet…
İsmail Atasever’in anlattığı gibi, sadece Muğla Üniversitesi’ni, Muğla Üniversitesi yapan bir hayır sever değil Koçman… Türkiye’nin dört bir yanında eğitim alanında, sağlık alanında hayır izleri var. En çok ta eğitime katkı vermiş.
Üstelik birileri gibi hayır yapıp, vergiden düşmemiş. Eğitim kurumlarına katkı yaparken, yaptırdığı inşaatlara harcadığı paraların vergisini de devlete kuruşu kuruşuna ödemiş, tek kişi…
Önceki günkü söyleşi de Muğla Milli Eğitim Müdürü Mustafa Aksan’da olmalıydı. O’nun da belki çok daha önemli (!) işi varmıştır… Peki bir kişi olsun gelip Muğla Eğitimini temsil edemez miydi?
Ya benim sevgili meslektaşlarıma ne demeli?
Salonda gazeteci yoktu!
 
xx           xx           xx
Söyleşinin soru-yanıt bölümünde Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Güven Görk, Muğla Basını’nı bir “Sıtkı Koçman Belgeseli” hazırlamamış olmasını sorgulamak istedi.
Dayanamayıp ben de söz aldım ve, “Sevgili hocam şu anda şu salonda Muğla Basını yok. Hangi basından belgesel bekliyorsunuz” dedim. Muğla Üniversitesi’nde Radyo-TV Bölümü bulunduğuna dikkat çektim…
Meğer o bölümde bir belgesel hazırlama girişimi başlatılmış. Pek çok belge, bilgi, görüntü arşivlenmiş. Meğer o arşiv üniversitenin yanında, Sıtkı Koçman Vakfı’nda da varmış. Hep birlikte el ele verip, bir ‘komisyon’ oluşturup, o bölgeseli gerçekleştirmeye karar verdik.
Umarım karar olarak kalmaz…
 
xx           xx           xx
Muğlalılar, Muğla Üniversitesi, Muğla eğitim camiası rahmetli Koçman’a borcunu bir belgeselle geçiştiremez, ödeyemez…
Söyleşi için gittiğimde üniversiteyi en son gördüğümden gelişmiş buldum. Her gün gelişiyor…
Üniversite ile birlikte Muğla ve Muğla ekonomisi de gelişiyor. Muğla, yazın öğrenciler gitti mi suyu çekilmiş kuyuya dönüyor…
Muğla’nın rahmetli Koçman’a olan borcu kolay kolay ödenmez.
Ama biz bir üniversiteye adını bile veremedik.
Üniversitenin adının verilmesi teklif edildiğinde, TBMM’nde teklife karşı çıkılırken, sanırım halen hayatta olduğu gerekçe gösterilmişti. Bu gün hayatta değil…
Girişimlere devam edilmeli…
Sonuç alınır mı alınmaz mı onu da bilemiyorum ama, hiç değilse biz gazeteciler üniversite haberlerimiz de “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi” diyebiliriz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.