Muğla Müzeleri kime emanet?

Bu haber 18 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 775 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ankara Resim Heykel Müzesi’ndeki Hoca Ali Rıza’ya ait 13 karakalem çalışması kayboldu. Yerine sahteleri kondu. 5 değerli tablo da bulunamıyor.
Bu bir ilk değil!
Daha yakın zamanda, Karun Hazinesi’nin en değerli parçaları arasında yer alan Kanatlı Denizatı Broşu’nun, sahtesiyle değiştirildiği iddialarıyla gündeme gelen Uşak Müzesi’nde, 210 adet tarihi halı ve kilimden 71 tanesinin de kayıp olduğu ortaya çıktı.
Datça’da 21 yıldır Prof. Dr. Ramazan Özgan tarafından yapılan kazılar sırasında, antik kentin yağmalandığı ortaya çıktı. Bakanlık buradaki kazıları durdurdu.
Akıl alacak gibi değil!
xx xx xx
Yine yakın zamanda, Yatağan’a bağlı Turgut Beldesindeki Lagina Antik Kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda iş makineleriyle kazı yapıldığı ve eserlere zarar verildiği gerekçesiyle Bakanlar Kurulu kararıyla kazılar durduruldu.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tırpan hakkında, kazıyı takip eden Bakanlık temsilcileri tarafından eserlere zarar verdiği ve kazı alanı içine tandır kuyusu açtığı iddiasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
Bir dönem Türkiye Arkeologlar Derneği Başkanlığı da yapan Kazı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tırpan’ın tepkisi ne oldu?
Kazının durdurulması gerekçeleri ile ilgili “Sudan sebepler” dedi, “Muğla gibi bir kültür kentini kaçakçılara bırakacaklar, tıpkı Datça da olduğu gibi” iddiasında bulundu.
Akıl alacak gibi değil!
xx xx xx
Ben Prof. Dr. Ahmet Tırpan ile aynı görüşte değilim.
Ortada bir talan varsa, elbette Devlet talana “dur” diyecektir…
Datça Knidos’ta, Yatağan Lagina’da mahkemelik olduğu için o konulara girmeyeceğim. Ama sormadan da geçemeyeceğim:
Knidos korunuyor mu? Lagina korunuyor mu?
Korunuyorsa kim, nasıl koruyor?
Benim asıl yanıtını merak ettiğim soru da şu;
Ankara’nın göbeğinde bir müzede talan yaşanıyorsa, Muğla’da ne oluyor?
xx xx xx
Bir dönem Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni dünyanın önde gelen müzeleri arasına sokan, her yıl açılışını yaptığı sergilemelerle yankı uyandıran ve bana göre Türkiye’nin önde gelen müzecisi olan Oğuz Alpözen ile ilgili emekli olduktan sonra, ardından göreve gelenler tarafından ortaya atılan iddialar ne oldu?
Oğuz Alpözen aklandı mı?..
Aklandı ise hakkında ortaya ‘hırsızlığa’ varan iddialarda bulunanlara ne oldu?
xx xx xx
Yanıtı aranabilecek o kadar çok soru var ki?
Evet, pek çok soru var. Ama hepsini tek soru haline getirelim:
Muğla’daki ören yerleri ve kazı alanları gerek definecilere, tarihi eser kaçıkçılarına karşı, gerekse oralarda kazı yapanlara karşı ne denli koruma altında?.. Muğla Müzeleri ne denli güvenlik altında?..
xx xx xx
Muğla’da İl Özel İdaresi bütçesinden milyarlar harcanarak, Muğla Üniversitesi Karya Araştırma Merkezi yöneticisi Arkeolog Adnan Diler’e, Muğla’nın tarihi eserlerinin envanteri (dökümü) çıkartıldı.
O envanter ne işe yarayacak, bilmiyorum. Ama ben Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi başta Milas Müzesi, Muğla Müzesi, Fethiye Müzesi ve Datça Müzesi ile kazı evleri ve depolarındaki envanteri merak ediyorum…
Datça Knidos’ta yaşananlar yaşanırken, Yatağan Lagina’da yaşananlar yaşanırken Marmaris ve Muğla Müzeleri’nin yöneticileri neredeydi?
Olup bitenler de bu iki Müze’nin yöneticilerinin hiç mi sorumluluğu yok?
xx xx xx
Ankara Resim Heykel Müzesi’nde ortaya çıkan skandal her yönü ile tartışılmakta. Ama hiç kimse kalkıp, o müzedeki güvenlik görevlileri “Devletin kalifiye kendi elemanları mı, yoksa herhangi bir özel güvenlik şirketinin elemanları mı?” diye sormadı.
Ben soruyorum; Muğla’daki ören yerlerindeki, kazı alanlarındaki, müzelerdeki güvenlik görevlileri Devletin ‘kalifiye’ güvenlik elemanları mı, yoksa bir özel güvenlik şirketi elemanlarımı?!!
xx xx xx
Arkeolojik ve folklorik zenginlik denilince Türkiye’nin en zengin illerinden biri Muğla’dır. Ankara’da yaşanan skandalın Muğla’yı harekete geçirmesini umuyor ve bekliyorum. Muğla Valiliği ve Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü derhal harekete geçip Muğla Müzelerinde, Muğla kazı alanlarında ve kazı evlerinde, depolarında envanter incelemesi başlatmalıdır.
Merak ediyorum kaç eser kayıp. Kaç eserin yerinde kopyası var? Muhafaza edilen eserler nasıl muhafaza (sağlıklı koşullarda mı, sağlıksız koşullarda mı) ediliyorlar?
Allah’a mı, kime emanet?!!
Tabi müzelerimizin dörtdörtlük, güvenlikli ve eserlerin sağlıklı koşullarda korunduğu mekanlar oldukları da anlaşılabilir. Bu övüncümüz olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.