Muğla Mumcular Kılıçlı Eren Sarnıcı Kitabesi

Bu haber 02 Ocak 2018 - 0:55 'de eklendi ve 595 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

Vaktiyle birkaç yazımda söz etmiştim. 1994 Nisan başında Muğla Üniversitesine atamam yapılıp gelirken, turizm bölgesinde görev yapacak olduğumun farkındaydım ama o yıllarda ve hâlâ Muğla yöresiyle ilgili turizmin “güneş, kum ve deniz” olduğunu da biliyordum. Yerel kültür adına pek bir şeyin kalmadığını da tahmin ediyordum…

Meğer yanılmışım…

Evet… Yörede “güneş, kum, deniz turizmi” yaygındı ama el değmemiş alanlarda mahzun kalan kültürel birikimler de varmış meğer.

Meselâ türküleri… Muğla türküleri… Zeybek havaları ve Teke yöresine yaklaştıkça kırık havaya bürünen oyun havaları… Muğla’ya gelmeye karar verdiğimde, varınca ilk yapacağım iş türküler üzerine çalışmak olsun.” Diye düşündüm. 35-40 tane Muğla türküsü biliyordum ve hepsi de harika türkülerdi. Yeni kurulan bir üniversitenin idârî telaşı yüzünden türkülere yoğunlaşamadım ama Yrd. Doç. Dr. Ümral Deveci hanım, türküleri Yüksek Lisans tezi olarak çalıştı. (Akademik olarak ilk özgün türkü çalışması, “Deniz Üstü Köpürür” adıyla 2007 yılında yayımlanan bu çalışmadır.)

Muğla’ya yerleşip etrafa bakmaya başladığımda ilk gördüğüm kültürel farklılık ve zenginlik sarnıçlar oldu… Muğla merkez (Menteşe) civarında gördüğüm ilk sarnıçlar, mimari ve fonksiyonel açıdan bana çok ilginç gelmişti. Dikkat kesildim ve yöredeki diğer sarnıçları da araştırmaya başladım.

Kale-Tavas’tan Datça’ya; Fethiye’den Bafa Gölü’ne kadar olan Muğla coğrafyası, dünyada kubbeli sarnıçların en yoğun olduğu bölgelerdi. Teker teker hepsini görmeye azmettim ve şu ana kadar da tamamını olmasa da büyük bir kısmını gördüm.

Altımda Toros araba (Ona “Ak katırım” derdim.) dağ-bayır dolaştım ve sarnıcın en yoğun olduğu Mumcular (Karaova) ile Bodrum arasında haftalarca dolaştım. Zaten bu yaylanın adı “Sarnıç yaylası”dır.

Sarnıç yaylasından birkaç sarnıç kitabesini aktarmak istiyorum:

İlki Mumcular Kılıçlı Eren Sarnıcı ( Koordinatları: 37.08.21.28 K; 27.37.01.04 D) Kitabesi:

Bi-hamdi’llâh müyesser oldu bize Hak’dan hidâyet

Muhammed Ali Voyvoda vü Muhammed ü gayruhum min ashâb-ı ehlü’l- hayrât

Du’â ede içen bundan şifâdır bu içenler bulur âb-ı hayât

Habîb’in aşkına yâ Rabb bânîsine vere cennette hûr-ı ‘în-ı imârât

Sene 1255

Hicri 1255, Milâdî 1839 senesinde yapılan bu sarnıcın kitabesi günümüz dili ile şöyledir:

Allah’a hamd olsun, Hak’tan bize hidâyet nasip oldu

Voyvoda Muhammed Al ve hayrat ehli başkaları

Bu sudan içenler ab-ı hayat gibi şifa bulup dua ederler

Ey Allah’ım, Habîb’in Hz. Muhammed aşkına bunu yaptırana Cennette huriler ver!..

Bu sarnıç 179 yıldan beri, gelip geçenlerin su ihtiyacını karşılıyor. Şu anda sürüsü susadığında obanlar sürüyü bu sarnıca getirip suluyorlar. Hem susuzlukları giderdiği için hem de bir kültür eseri bıraktıkları için Allah yaptıranlardan razı olsun.

Mumcular civarında kitabeli birkaç sarnıç daha var. İnşallah onları da yayımlamak nasip olur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.