Muğla, Modern Hayvan Barınağına Kavuştu

Bu haber 17 Temmuz 2018 - 2:55 'de eklendi ve 978 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Sokak hayvanları, özellikle kediler, köpekler ve güvercinler konusundaki hassasiyetlerimiz, medeniyet tarihimizdeki eski yerine kavuşmak üzere… Hayvan vakıfları, yük hayvanlarına aşırı yük yüklemeyi yasaklayan padişah fermanları, karıncayı bile incitmeyen bir zihniyetin medeniyeti, hayvan sevgisinden uzaklaşır gibi olduysa da son zamanlarda gündemimizde yer almaya başladı.

Sokak hayvanlarının beslenmesi ve bakımı, bireysel imkânların karşılayamayacağı bir seviyeye ulaşmıştır. Evet… Sokak hayvanlarını, özellikle patileri, yani kedi ve köpekleri beslemek, korumak ve hayatın bir parçası hâline getirmek, aynı zamanda devletin de sorumluluğundadır. Bu konuda merkezî hükûmetin yapacakları vardır, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının yapacakları da vardır. Tabii temel güç, insandadır. İnsanlar hayvanseverse, yasalara da ihtiyaç kalmaz, yöneticilere de. Fakat ne yazık ki hayvanseverlik konusunda insanımızın bilinci yeterli seviyede değildir.

Masum bir kedinin, oyuncu bir köpeğin hareketlerini anlayamayan insanlar, onları öldürebiliyorlar. Geçen aylarda, İstanbul’da sahibinin elinden kaçan ve etrafıyla çılgınca oyunlar oynayan bir köpek, girdiği çiçekçi dükkânında, saldırıyor gerekçesiyle öldürülmüştür.

Ne acı!…

Kedinin ve köpeğin dilini bilmeyen insanlar, onlarla birlikte hayat yaşayamıyorlar. Devlet, hayvanlarla birlikte yaşamayı, onların da hayatımızın bir parçası olduğunu, her birinin ayrı birer zenginlik olduğunu öğretecek “hayat bilgileri” vermesi lazım. Derslerde, gazetelerde, dizilerde, sinemalarda sokak hayvanları hassasiyeti işlenmelidir.

Genel bilin uyandırma bir yana, kedilerin ve köpeklerin bakımlarının yapılması ve sağlıklarının korunması için yerel yönetimlere iş düşüyor. Allah’a şükür Muğla bu açıdan şanslı. Yılanlı’ya çıkarken sağda kurulu olan eski Hayvan Barınağı, Muğla’daki patiler için bir şans idi. Sadece patiler için değil; birkaç defa ebabil kuşu sığındı barınağa.

30 Mayıs 2014 akşamı saat 23.00’te bir sokak kedimizin sezaryenle doğumunun yaptırılması, sevgili veteriner kardeşimizin telefon edip “Hocam müjde!… 5 torununuz oldu!…” demesi… Ertesi gün aynı annenin 2 yavruya daha süt anneliği yapması… Her haber verdiğimizde, barınak çalışanlarının derhal yaralı veya hasta patilere yardıma koşmaları… Mama yetişmeyen yerlere yemek artıklarının ulaştırılması… Daha birçok güzel iş Muğla Hayvan Barınağı tarafından gerçekleştirildi.

Yıllardan beri kullanılan barınak artık yetmiyordu…

Büyük Şehir Belediye Başkanlığı, derhal soruna el attı ve Akçaova’da büyük bir alanda yeni bir barınak inşa etti. 12 Temmuz günü açılışı yapılan barınak, hayli geniş bir alanda ve şimdilik yeterinde kapalı alan da inşa edilmiş.

Kapalı mekânlarıyla, açık alanlarıyla, çimlendirmesiyle, ağaçlandırmasıyla ve hepsinden de önemlisi veterinerleri ve personeliyle dört dörtlük bir barınak inşa edilmiş. Elbette bazı eksiklikleri var ve değerli yöneticilerimiz, eksiklikler hatırlatıldığında derhal giderme yolunu tercih ediyorlar; bahane üretmiyorlar yani.

Büyük Şehir’in barınağı harika oldu….

Pekiiii…

Ya Menteşe ilçesi ne olacak?

Menteşe Belediyesi de sadece ayakta tedavi ve kısırlaştırma için şanına yakışır bir barınak oluşturmalı ve merkezdeki patilerin sağlığı için Büyük Şehir Barınağının yükünü azaltmalıdır. Yani, büyük hastanenin işini azaltacak Sağlık Ocakları/Aile Sağlık Merkezleri gibi bir yapılanma sağlanmalıdır.

Modern hayvan barınağı için başta Büyük Şehir Belediye başkanı Dr. Osman Gürün olmak üzere, emeği geçen herkese ne kadar teşekkür etsek azdır.

Son not: Kamuoyunda, barınakları vahşet mekânları olarak tanıtan bir zihniyet var. Muğla barınağında böyle bir şey yok. Barınakta, en az bizler kadar sevgi ve hassasiyet var. Barınağa güvenin lütfen.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.