Muğla Milletvekili İzleme Komitesi

Bu haber 20 Mart 2015 - 2:04 'de eklendi ve 1.380 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Siyasal katılma; toplumda yaşayanların (vatandaşların) siyasal sistem karşısında durumlarını, tutumlarını ve davranışlarını belirleyen bir kavramdır. Basit bir meraktan yoğun bir eyleme kadar uzanan geniş bir tutum ve faaliyet alanını ifade eder. Siyasal katılmanın boyutları; İlgi (siyasal olayları izleme), Önemseme (siyasal olaylara önem verme), Bilgi (olaylar ve sorunlar hakkında bilgi sahibi olma) ve Eylem (siyasal olaylara aktif olarak karışma) olarak sıralanır. Bu boyutlar arasındaki ilişki katılım derecesini etkilemektedir.

Buna göre en alt seviye; seyirci faaliyetleri olarak belirlenen, gazete, dergi, radyo ve televizyon ile siyasal olayları izleme, mitinglere katılma, özel görüşmelerde siyasal olayları görüşme, oy verme, bir siyasal partinin rozetini taşımadır.

Açıkça siyasi vaziyet alarak eyleme geçme orta seviyeyi gösterir. Gazetelere yazı yazmak, radyoda ve mitinglerde konuşmak, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak, siyasal liderlerle görüşerek onları etkilemeye çalışmak, bir adaya/partiye yardımda bulunmak bu seviyedeki davranışlara örnek gösterilebilir.

Olayların içine karışma ve aktif rol alma ise üst seviye davranışlardır. Siyasal partiye üye olma, görev alma, seçilerek gelen kamu görevlerinde bulunmak, aday olmak, seçim kampanyalarında fiilen çalışmak gibi eylemlerde bu seviyede değerlendirilmektedir.

Ünlü siyaset bilimci Robert Dahl, siyasal katılma ve siyasal katılmanın boyutlarını bu şekilde tanımlamıştır. Siyaset biliminde siyasal katılma davranışları bu şekilde tanımlanıp, incelenirken ilimizde milletvekillerinin çalışmalarını izlemek, denetlemek ve ilimizin sorunlarıyla ilgili etkin çalışma yürütebilmek amacıyla Dr. Hakan Toksöz’ün öncülüğünde kısa adı MUMİKOM olan Muğla Milletvekili İzleme Komitesi kurulmuştu. Kısa zamanda büyük ilgi gören bu oluşumu İzmir’de İzmikom, Adana’da Amikom, Edirne’de Emikom, Bartın’da Bamikom izledi ve 49 ile yayıldı. Ünü yurt dışına da çıkan MUMİKOM’un çalışmaları o dönem ABD Başkanı olan Clinton’un Demokrat Partisi’nin fikir üretim merkezi National Democratic Institute’un da (Ulusal Demokrasi Enstitüsü) dikkatini çekmişti. Enstitü adına Türkiye’de temaslar yapan Nelson Ledsky (Eski Kıbrıs koordinatörü), MUMİKOM’un çalışmaları hakkında ilimize gelerek yerinde bilgi almıştı. Ledsky, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı TÜSES’in toplantısında Türkiye’de demokrasinin ancak tabandan tavana doğru sivil toplum girişimleriyle kökleşebileceğini ifade ederek demokrasinin gücünün, parlamentonun saygınlığına bağlı olduğuna vurgu yapmıştı.

Siyasal katılmaya yeni boyut ekleyen bu oluşum 1995 seçimleri sonrasında başarılı çalışmalar yapmış, seçilenler üzerinde halkın denetimini gerçekleştirmek istemişti. Bu çalışmalar bilindiği gibi parti içi mekanizmalarla yapılır ya da yapılması beklenir. Ancak parti içi disiplin mekanizması gibi süreçlerin bu türden denetim yerine farklı fikirleri bastırma, lidere itaat gibi işlevler yerine getirdiği herkesin malumudur.

İlk kez ilimizde kurulan MUMİKOM, siyasetin tabana yayılması için önemli bir görevi yerine getirecekken maalesef tarihe karıştı. Günümüzün teknolojik imkânlarıyla daha rahat ve daha etkin izleme yapabilecekken, demokratik süreçlerin tabana yayılması ve gelişmesi beklenirken bu oluşum neden sürdürülemedi? Aslında bu sorunun cevabı iki ay kadar önce Siyasette Merkezileşme başlıklı yazımda bulunabilir. Genel Merkezler, kontenjan, merkezi yoklama, temayül, fermuar gibi bir takım dâhiyane buluşlarla milletvekillerini belirliyor, yetmiyor il başkanlarını atıyor, kamuoyunda da herhangi bir tepkiyle karşılanmıyor.

Siyasetteki bu tarz veya buna benzer gelişmeleri kaleme alan yazarlar da çeşitli yöntemlerle susturulmaya çalışılıyor. Yani gazetecilerin de kamu adına denetimine, eleştirisine de tahammül gösterilmiyor. Yerel basınımızın önemli yazarı, Özcan Özgür’ün parti disiplinine verilerek savunmasının istenmesi ilimizdeki siyaset seviyesinin nereden nereye geldiğini kanıtlıyor. Siyasette de sosyal yaşamda da lütfen biraz hoşgörülü olalım, eleştiriye tahammül gösterelim, hakaret içermeyen farklı fikirlere saygı duyalım…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.