“Muğla menfaati” için “partilerüstü” davranış…

Bu haber 02 Eylül 2019 - 0:03 'de eklendi ve 1.733 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dün epostalarıma bakarken 29 Ağustos Perşembe sabahı Menteşe Kent Konseyi Yürütme Kurulu imzasıyla gelen iletiyi gördüm. İletide “Kent konseyleri 3.7.2005 tarihli ve 5393 sayılı belediye kanununa dayanılarak kurulmuş olup, ilgili kanunun 76. maddesinde kent konseylerine, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışma görevi verilmiştir.” ifadesine yer verilmiş.

Hafta sonunda yayınlanan “Muğlalının kabaran ayranını söndürmeyin!”başlıklı yazımda “MUÇEP, neden Kent Konseyi’nin gölgesinde kaldı” şeklinde ifadem olmuştu. Bu yazım 28 Ağustos Çarşamba günü yayınlanmış olsaydı, “İletinin muhatabı acaba ben miyim?” diyecektim!

Tabi ben iletiyi daha önce alsaydım, o ifadeyi yine kullanırdım…

Konsey yöneticilerinin bu “görev tanımı”nı paylaşma ihtiyacını neden duyduklarını sorgulamayacağım. Demek ki Karabağlar konusunda “öncülük” veya “koordinatörlük”le ilgili benim gibi sıkıntılılar var…

xx      xx      xx

Menteşe Kent Konseyi Yürütme Kurulu imzalı ileti “Bu anlamda, şehrimizin gündemini yoğun olarak meşgul eden ve halkımızın huzursuzluğuna neden olan Karabağlar Yaylası, Sece Yaylası, Yaraş’ta maden arama amaçlı olduğu bildirilen çalışmaların, tüm yönleriyle, kentin tüm bileşenleri ve halkımızın katılımıyla tartışılacağı bir forum düzenlenmesine karar verilmiştir.

Forum 02.09.2019 Pazartesi günü 18.00’de Menteşe İskender Alper Kültür Merkezi Konakaltı Kültür Merkezinde gerçekleştirilecektir. Tüm halkımızın katılımını bekliyoruz.” diye devam etmiş.

Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi” demek istediler herhalde. Ki halk dilinde “Konakaltı Kültür Merkezi” daha yaygın…

Ben bu gün bu foruma gidemeyeceğim. Gereksiz bılduğum “sondaj yürüyüşü” yüzünden değil.. O geçti artık. Bir engelli olarak forum salonuna inemeyeceğm için…

Eşraf” veya “mütegallibe” buyurganlık kültürüde böyledir! Toplantının bir “resmi ağırlığı” olacak… O nedenle resmi yapı yakışır. Her ne kadar “olay yeri” de olsa, yaz günü bu toplantıyı Karabağlar‘da, Süpüroğlu veya Keyfoturağı‘nda yapmak “avam” kaçabilirdi.. (!) O kadar sivilleşmenin de alemi yok…

xx      xx      xx

Partilerüstü Muğla”nın Karabağlar Yaylası için ayağa kalktığı gün ve saatlerde face hesabımdan paylaştığım mesajlardan birinde “Ankara Yanlış Yapmış olabilir. Karabağlar ‘Muğlalı’ AK Partililerle CHP’lileri karşı karşıya getirmemeli.” demiştim. O mesajımın altına Mülga Muğla Belediyesi‘nin emekli İmar Müdürü, Şehir Plancısı Celal Şakıyan şu yorumu yaptı:

1986’larda kum çakıl ocakları da bir sorundu. Özel İdare veriyor ruhsatı. Adam satıyor kum ve çakılı… Verdigi sözü de tutmuyor, doldurmuyor çukuru… 30 – 40 metre derinlikte çukurlar oluşuyor… Sayın Erman Şahin davalar açarak çakıl ocaklarını kapatabilmişti. Yerel idare ve yerel yönetici çok önemli… Sanırım valiler bile o ili tanıyan yerlilerden olmalıdır…

Haklı.. Zaten bir gün Valileri de o ilin halkından seçeceğiz görünüyor. Mutlaka iyi olacaktır. Muğla‘da şimdilik iktidar milletvekillerinin yerli olması ile yetinelim. Milletvekilleri Yelda Erol Gökcan ve Mehmet Yavuz Demir geçtiğimiz salı günü başka illerin milletvekilleri gibi davranıp, “sondaj çalışmasının” arkasında durabilirlerdi… “Muğlalılıkları” ağır bastı…

Keşke o gün yerel yöneticilerimiz kendilerine teşekkür edip, kesin netice alıncaya kadar destek verebilselerdi. Muğla’da siyasilerin “Muğla menfaati” için “partilerüstü” davranış sergilemelerinin kime ne zararı olur ki?

xx      xx      xx

Eski İmar Müdürü Celal Şakıyan‘ın sözünü ettiği derin kum çakıl ocakları bugün Karabağlar Yaylası ile Düğerek arasında kurulu Menteşe Kanalizasyon Arıtma Tesisi‘nin deşarj alanı olarak kullanılıyor.

Tesis kurulurken, o çukurların izole edilmesi gerekiyordu. İhalesinde de yeraldığı halde izole edilip edilmediği bilinmiyor. Bu köşede 9 Temmuz 2019 tarihli yazıma “Büyükşehir Belediyesi yeraltı sularını kirletiyor mu?” başlığı atmıştım. Hala soruya yanıt alamadık…

Söylenmeyi bırakıp, “söyleyen” bir MuğlalıKarabağlar Yaylası’nda yeraltı suları kirleniyor” diye DSİ Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü‘ne şikayette bulunmuş. Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucu “vatandaş” haklı çıkmış ve DSİ Bölge Müdür Yardımcısı Nevzat Tatar imzası ile “Gereği” için MUSKİ‘ye, “Bilgi” için Menteşe DSİ 213. Şube Müdürlüğü‘ne yazı gönderilmiş.

Gereği yapıldı mı yapılmadı mı bilen yok… Menteşe Kent Konseyi hazır bugün “Karabağlar” konulu “forum” yapıyor. Forumda bu konuda ele alınabilir…

xx      xx      xx

Tabi bu arada dehşet bilgi kirliliği yaşanıyor. Biz o kirliliğin içinde “gerçeğe” ulaşmaya ve Karabağlar Yaylası‘nda her ne aranıyor olursa olsun, o çalışmanın geri dönüşü olmayacak şekilde sonlandırılması için yapılan ve yapılacak “samimi” çalışmalara katkı vermeye çalışırken, arada gözümüzden kaçanlar da oluyor.

Gelişmeleri yakından takip eden TMMOB İl Koordinasyon Kurulu da müdahil olacak ve sondaj çalışmaları hakkında bugün Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacakmış. Mimar Görkem Acar kurul adına “TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu olarak; Muğla’mızın eşsiz doğa güzelliklerinin korunması için, her türlü hukuki ve demokratik girişimlerde bulunacağız.” demiş.

TMMOB‘nin bu konularda sicili temizdir. Doğrusu eski bir Gökova Sürekli Eylem Kurulu Üyesi olarak yanlarında MUÇEP‘i görmek isterdim.

Evet, kirlilik diz değil, insan boyunda… Dehşet bilgiler geliyor. Yayla da aslında ‘Uranyum‘ ve ‘Toryum‘ aranıyormuş. İnanmadım… İsteyen inanabilir. Jeotermal kaynak arandığını söyleyenlerde çıktı. Hatta belgesini bile gönderdiler…

xx      xx      xx

Elimdeki belgeye göre, Derinay Enerji Üretim Paz. San. ve Tic A.Ş.‘nin 2018A004 nolu Jeotermal Arama Ruhsat Sahasında, sondaj çalışması için Muğla Valiliği‘ne (Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı) başvuru yapılmış.Valilik, Büyükşehir Belediye Başkanlığı‘ndan görüş istemiş. Başkan Gürün adına Genel Sekreter Hüseyin DaşgınBaşkanlığımız uhdesindeki Jeotermal Ruhsat Sahaları sınırları incelenmiş olup, yazınız ekinde belirtilen koordinatlarda planlanan sondaj çalışmasının yapılmasında kurumumuzca herhangi bir sakınca görülmemiştir.” diye yanıt vermiş.

Demek ki sondajlarda yerel yönetimden görüş isteniyormuş… MTA‘nın sondajı için istenmemiş mi acaba?

O belgeye dayanarak bugün “Karabağlar’da jeotermal kaynak aranıyor” diye yazabilirdim. Ama provake edilmem istenebileceğinin de farkındayım. Araştırıp, inceliyorum. Görüşün Marmaris‘te sondaj için alındığı bilgisine ulaştım.

Menteşe Kent Konseyi bu konuyu da gündeme alabilir. Forumcu bir konsey… Marmaris uyuyor olabilir. Onlara iyilik etmiş olurlar. Jeo termal Marmaris‘e iyi gelebilir. Tabi neresinde, nasıl yapılacağı da önemli… Aydınlıların başlarına gelenler unutulmamalı…

xx      xx      xx

Bütün bu iç karartıcı muhabbetin içine Bodrum‘dan güzel bir haber geldi. Orada CHP’li genç, idealist bir başkan var; Ahmet Aras

Bodrum‘daki Yunus Parkı’nın kapatılması için 8 yıldır mücadele eden hayvanseverler, emeklerinin karşılığını aldı. Yunusları gösteri aracı olarak kullanan tesisin ruhsatı iptal edildi. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras parkın ruhsatını iptal ettiğini açıklayarak, “Arkadaşlarımızın yunusların özgürlüğü için yaptığı çalışmaları destekliyorum” dedi. Bodrum Kent Konseyi, Yunuslara Özgürlük Platformu ve Yazar Buket Uzuner‘in destekleri ile işletmenin kapatılması için 85 bin imza toplanmıştı.

Bodrum’un Başkanı da konseyi de her eve lazım!

Yunusların kurtuluşu mucize gibi… Muğla‘da kurtuluşu bekleyen pek çok canlı var… Ormanlarımız başta geliyor. Son zamanlarda orman yangınlarına çok canlı verdik… Temmuz‘da İstanbul ve Datça‘daki orman yangınlarını PKK‘nın parçası Halkların Birleşik İntikam Milisleri üstlenmişti. İstanbul Valiliği, Aydos‘taki yangını çocukların çıkardığını açıklarken, Muğla‘daki yetkililerde terör örgütünü yalanlayıp, “PKK’nın gençlik yapılanması propagandasını yapıyor” demişti. Bizde turizm sezonunda dillendirmek istememiştik.

Bu sefer “Ateşin çocukları inisiyatifi” diye bir şey çıktı. Son İzmir, Muğla yangınları ile ilgili Başkan Gürün dahi “sabotaj ihtimali değerlendirilmeli” derken, yetkililer de “sabotaj ihtimalini değerlendiriyoruz” açıklaması yaptılar ve ardından PKK‘nın uzantısı “Ateşin çocukları inisiyatifi” isimli terör örgütü İzmir‘deki yangın başta Muğla, İstanbul gibi birçok noktada çıkan yangınları üstlendi.

Düğerek toplantısında bir “kınama” beklemiştim. Bel ki bugün… Bir de bu forumdan “hemen ağaçlandırın” popülizmine karşı, “Bir yıl sonra ağaçlandırın” uyarısı çıkar mı bakalım…

——————————                                                      ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Kötü politikacıları kazandıranlar, oy vermeyen iyi yurttaşlardır. George Jean Nathav

ÇİVİ

Menteşe’de Kızılay İş Merkezi’nde kiralık ofis varmış. Arkadaşım, “Kızılay Başkanı Yusuf Kayacık, Valiliğe ait binaya Kızılay’a gelir getirmek için mi taşındı?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 02 Eylül 2019 / 10:18

Gocuman; Yazınızı okudum. Meslek Odası Temsilcisinin her türlü Hukukki ve demokratik mücadele vereceğiz cümlesinden hareketle Hukuki mücadeleyi anladık herkes gibi. Ancak Demokratik Mücadele den siz ne anlıyorsunuz Bana göre klasık kalıp basma bir laf gibi geldi. Neyse Çok güzel olacak diyenlerede de bir göz kırpalım. sevgi ve saygı.

özcan özgür 02 Eylül 2019 / 10:32

“Demokratik mücadele”den ben demokratiik haklarını kullanacaklarını anlıyorum. Saygılar.