Muğla markalaştı mı?

Bu haber 03 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 684 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Sosyal
ve ekonomik politikalar üzerinde güçlü bir etkisi olan yaşam kalitesi kavramı,
şehir planlaması, sosyal ve  ekonomik
göstergelere ilişkin araştırmalar, zihinsel ve bedensel sağlık alanındaki
araştırmalar gibi birçok farklı araştırma ve çalışma alanının kapsamına
girmektedir

Yaşam
kalitesi kavramı, modern hayatın gelişimi ve toplumların çağdaş uygarlık
dedikleri merhaleye ulaştıkça  gündeme
gelen ve gelişen bir kavramdır. Araştırmalar teknolojinin gelişmesi ve gelir
seviyesinin yükselmesiyle birlikte, maddi zenginliğin yaşam kalitesinin tek
başına bir göstergesi olmadığını; mekânsal, sosyal ve hatta politik faktörlerin
de bireylerin yaşam kalitesinde etkili olduğunu göstermektedir

Dünya
Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre ise, yaşam kalitesi, bireylerin, hayat içerisindeki
durumlarını, ait oldukları kültürel yapı ve değerler sistemi bağlamında,
algılama ve değerlendirme biçimidir der ve 
söz konusu değerlendirme, bireylerin beklentileri, hedefleri, hayat
standartları ve hayata ilişkin kaygıları ile ilişkili olarak şekillendiğini
belirtir..

Yine
Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre, yaşam kalitesi, bireyin fiziksel
sağlığı, psikolojik durumu, özgürlük seviyesi, sosyal ilişkileri ve yaşadığı
çevrenin başlıca özellikleriyle etkileşimleri gibi çok sayıdaki etkenle ilişki
içerisinde şekillenen, karmaşık ve geniş bir kavram olduğuna da vurgu yapar….

Yaşam
kalitesi ,eğitim,sağlık,ulaşım,güvenlik, Çevre faktörleri ,demoğrafik
özellikler,sosyal yaşam,ekonomik rekabet gücü vb. göz önünde bulundurularak
inceleniyor…

Yaşam
kalitesi yönünden ülke bazlı araştırma yapan ABD’nın Newsweek dergisi araştırmasında,
yaşam kalite standardının en yüksel olduğu ülkeyi Finlandiye olarak açıkladı..

İkinci
sırada ise İsveçre yer alırken ,üçüncü sırada İsveç ve daha sonra ise sırasıyla
Avusturya ,Luxsemburg,Norveç,Kanada,Hollanda,Japonya olarak gidiyor..Biz yokuz
…Nasıl olalım ki?

Yukarıdaki
ABD Newsweek dergilerinin verisi ve ülke bazında yapılmış araştırmalar ve
yaşanılabilir ülkeleri tespit ediyorlar.. Geniş ölçekli bir çalışma…

Bir de
yaşanılabilir kentler yani yaşam kalitesi yüksek şehirler  tespit ediliyor..

Acaba
Dünya’da hangi şehirler yaşanılabilir ?İnsan merak ediyor..Bizler kazandığımız
gelir ile o yaşam kalitesi yüksek, Dünya 
şehirlerinde idame bir hayat sürebilir miyiz ?Sorusu akla geliyor…..

Monocle
Dergisi de her yıl Dünya’ da yaşanılabilir en iyi şehirleri tespit ediyor..
…Burada da yaşam kalitesini ölçerler dikkate alınarak değerlendirme yapılıyor..

İlk
10’da Münih, Kopenhag, Zürich, Tokyo, Helsinki, Stockholm, Paris, Viyana,
Melbourne ve Madrid var.

Fakat,
be-nim ül-kem-den  lis-te-ye  gi-ren  ya-şam 
ka-li-te-si  yük-sek  şe-hir yokkkk..

Nasıl
olsun ki !!! Kişi başın  düşen milli
gelir insan onuru ile bir yaşamı sağlamıyorken,insan onuruna yakışan beklenti
içine girmek hayalcilik olur…….Olsun hayal kuralım !!! hayaller bir gün
düşüncede şahlanıp, eylemle hayat bulur…Büyük önderimiz ATATÜRK  bile hayalleriniz olsun demiştir..

Yeter ki
bizler isteyelim.Etkin ve verimli çalışmayı insanımıza kutsalımız olarak
benimsetelim ki gerisi gelsin..

Dünyada
turizm anlayışında farklılık var..Ülkeler üniter yapıda( bizde üniter yapıda
bir ülkeyiz.Bazı ülkeler federal yapıda mesela ABD,isviçre) pazarlama için bu
üniter yapının dışına çıkarak,  ülke
markası dışında, şehir markası yaratılıyor..Siz dünya şehirlerine giderken
görmek istediğiniz şehir için gidiyorsunuz.. Markalaşması oluşmuş ve imaj
yaratılmış şehirler insanların belleklerine işleniyor.Kafanızda oluşturulmuş
imaj ile, bir gün bu şehre gitmeyi istiyorsunuz..Ben yüksek lisans döneminde
sağlık hizmetleri pazarlaması dersi almıştım ve her neyi pazarlıyorsanız kural
değişmiyor.. Aynı işliyor..İster sağlığı pazarla, ister turizmi..Fark yok..Tabi
ki de tanıtımda olumlu imaj yaratmak çok önemli..

…Ülkemiz
de de Turizm başkenti Antalya, merkalaşmış bir şehrimiz.( benimde
memleketim).10 milyon dış turizm hareketi ile iyi bir sayı ama yeterli
değil.Yaşam kalitesi göstergeleri ekseninde iyileştirmelerle ve akıllı
çalışmalarla bu sayı çok yükseltilebilir..Antalya  gündeminde 
konuşulan,  hızlı tren projeleri
ile turizmin başkentine gelen yabancı konuklar diğer bölgelere de çekilebilir
deniliyor…İlimize de bu sayede daha fazla yabancı konuk gelebilir..

Muğla’nın
markalaşması için yaşam kalitesi göstergeleri ekseninde çalışmalar yapılması
gerekli..Yaşam kalite göstergeleri düzelince yaşanılası şehirler yaratılmış olacaktır..İster
istemez de bacasız sanayiden de gelir elde ederiz..

Unutmayalım
ki Olumlu imajla markalaşma çok önemli !!!!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.