Muğla Kültür Şenliği üzerine…

Bu haber 05 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.719 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Uzun bir kesintiye rağmen, Muğla’da il genelinde gelenekselleşmiş en uzun soluklu şenlik:
Muğla Kültür Şenliği…
Temelleri 12 Eylül’ün Muğla Valisi Kemal Nehrozoğlu’na dayanır.
Erman Şahin’in belediye başkanlığında “kültür etkinlikleri”yle; Orhan Çakır’ın belediye başkanlığında “konserleri” ile öne çıkardı. Çakır’ın belediye başkanlığında konserler ilk kez Atatürk Stadyumu’na taşınmış ve burada ilk konser veren Zülfi Livaneli olmuştu.
Gerek Şahin ve gerekse Çakır döneminde Muğla Uğur Mumcu’larla, İlhan Selçuk’larla, Emre Kongar’larla, Kemal Anadol’larla, Rıdvan Budak’larla, Aziz Nesin’lerle, Şadan Gökovalı’larla, Arif Sağlar’larla, Hikmet Çetinkaya’larla, Fikri Sağlar’larla, Makbule Kaya’larla, Tarık Akan’larla, Fatma Girik’lerle, Cengiz Bektaş’larla, Metin Sözen’lerle, Hasan Özgen’lerle, Vecihi Timur’larla ve daha nice kültür-sanat, yazın, bilim insanı, şair ve “şehirci” ile tanışmıştı…
Adları saymakla bitmez, yurt dışından ve içinden pek çok ünlü siyasetçi ve sendikacı ile yerel yönetici ve tiyatro topluluğu yanında yine yurt içinden ve dışından halk oyunları ekipleri ağırlanmıştı Muğla’da…
Şenliklerde yanan Belediye Sineması (şimdi katlı otopark oluyor) kapalı mekan olarak kullanılırken, bütün Muğla açık mekan olurdu. Başta Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı’nın avlusu olmak üzere, Saburhane, Akyol, Tabakhane kahveleri ünlü kültür-sanat-bilim insanları ile Muğlalıların tartışıp, söyleştikleri yerler olurdu…
Muğla’ya sadece 400’e yakın tescilli yapısı nedeniyle değil, işte bu yüzden “Kültür Kenti” denilmişti…
 
xx           xx       xx              
O şaşalı günlerde yılda 3-5 gün şenlik günleri yetmez, etkinlikler şenlik günlerine sağmaz olmuştu.
Bu yüzden Muğla’da ayrı zamanlarda “Sinema Günleri”, “Tiyatro Günleri” ve başka “günler” de yapılmaya başlanmıştı.
Ulusla arası Karikatür Günleri ve Uluslararası Halk Oyunları Günleri yapılması gündeme gelmiş, Muğla’nın, Fransa’nın Avinyon’u olabileceği söylenmişti…
Geldik bu güne…
 
xx           xx           xx
Önceki hafta sonunda Muğla Kültür Şenliği’nin 18.’si yapıldı.
‘Kalabalık’ta yürümek zor oluyor diye Belediye önünde başlayıp, Cumhuriyet Meydanı’nda noktalanan geleneksel şenlik yürüyüşüne katılmadım. Önden gidip, meydanda korteji bekledim. Karşıdan, Kurşunlu Cadde’den kortej görününce şoke oldum. Cumhuriyet Meydanı’na doğru bir avuç insan geliyordu!..
Meydanda toplananlar Muğla Belediyesi’nde çalışanlardan daha azdı. Son yerel seçimlerde belediye başkanlığı için oy veren 15 bin kişinin 20 de biri yoktu!…
Atatürk Anıtı’na Belediye Başkanı Osman Gürün tarafından çelenk kondu. Beklenen, en azından alışılan kalabalık yaratılamadığından mı ne, geleneksel şenlik konuşmaları yapılmadı. Ağahan Mimarlık Ödülü olarak kazandığı para ile restore edilen Konakaltı Kültür Merkezi’nde adının verildiği “Nail Çakırhan Salonu” dururken, iki yıl önce yitirdiğimiz büyük insan, hemşerimiz Çakırhan’ı anmak için belediye otobüsleri ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ne geçildi. Burada Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün ile Vali Vekili Ahmet Ali Barış ve Muğla Milletvekili Dr. Ali Arslan bir avuç insana seslendi…
CHP Muğla Milletvekili Dr. Ali Arslan, şenliği düzenleyen Muğla Belediye Başkanı ve ekibini kutlayarak, “Bu tür etkinlikler Muğla Kültürüne evrensel bir boyut kazandırılmasını sağlıyor. Her yıl çok güzel etkinlikler gerçekleştiriliyor. Güzel Muğlamız bu etkinliklerle tanıtılıyor.” demiş!
 
xx           xx           xx
Ben de Milletvekili Dr. Ali Arslan gibi bu gün Muğla Belediye Başkanı ve ekibini kutlamak isterdim ama…
Aradaki kesintilere rağmen çeyrek asırlık geçmişi olan bir şenlik böyle mi olmalıydı?
Her sene dönemin belediye başkanı tarafından şenlik programı açıklanırken, amaç “Yerelden ulusala, ulusaldan yerele ve yerelden evrensele kültür alışverişi” diye belirtilirdi.
Bu amaç sayın Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığı’nda da öne çıkarıldı. “Kültür ekseni” ile oynanmadan şenliğe yeni boyutlar katıldı, ama…
Hafta sonunda gelinen nokta, Milletvekili Dr. Ali Arslan’ın sözlerine uygun düşmüyordu.
Muğla’nın bırakın “evrensel boyutta tanıtımını” şenlikten sonraki günlerde Muğla’yı yaygın basında bu şenlikle nasıl ve ne kadar görebildik?!!
 
xx           xx           xx
Milletvekili Arslan’ın sözlerini duyunca, yukarıda sizlerle paylaştığım şenlik geçmişini anımsadım.
Muğla’da “Kültür Şenliği” yapılırken, Yeşilyurt Beldesi’nde dönemin Belediye Başkanı Mehmet Güner sayesinde “Rahvan At Yarışları” ve Belediye Başkanı Osman Gürün’ün o zaman başkanlığını yaptığı “Karabağlar Yaylası Güzelleştirme Derneği” tarafından yaylada geleneksel kavun yarışları yapılırdı.
Mehmet Güner, başkanlıktan vazgeçince Rahvan At Yarışları yapılmaz olunca üzülmüştüm. Bu gelenek son üç yıldır Muğla Kültür Şenliği içinde yaşatılıyor. Sayın Gürün’ün belediye başkanı olmasının ardından Yayla Kavunu Yarışları da şenlik içine alındı.
Hafta sonunda Muğlalıların bihaber oldukları, Muğlalılardan bihaber şenliğin içinden rahvan at yarışları ile kavun yarışını alın, geriye ne kalıyor?
Bir MUSANDER (Muğla Sanat Sevenler Derneği) etkinliği olan Rifat Çığ’ın “Eteklerdeki Muğla” belgeseli gösterimi ve MUSANDER üyeleri Turgut Dereli ile Tülay Kayar’ın geleneksel Muğla yaşamından kesitler sunan söyleşileri kalıyor.
İyi ki MUSANDER varmış…
 
xx           xx           xx
Yıllar önce, Başkan Şahin veya Başkan Çakır döneminde Muğla Kültür Şenliği’nin bir Vakıf marifeti ile yapılması gündeme getirilmişti. Bu ihtiyaç, “Ya bir gün CHP Muğla Belediyesi’ni kazanamazsa?” sorusundan doğmuştu. O zaman tartışmalarda CHP’nin Muğla’da hep kazanacağı yargısına varılmış olmalı ki, ‘Vakıf’tan vazgeçildi.
Ki, CHP, Muğla Belediyesi’ni hep kazana geldi…  Üstelik her seçimde oylarda artış ta kaydediliyor…
Ama…
Keşke o zaman “Ya bir gün CHP Muğla Belediyesi’ni kazanamazsa?” sorusu yerine “Ya bir gün belediye yönetiminde anlayış değişirse?” sorusu sorulmuş olsaydı…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.