Muğla Kıyılarının Yeni Patronu

Bu haber 02 Haziran 2017 - 0:40 'de eklendi ve 1.417 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazımı “Peki bu iyi ve olumlu bir gelişme mi, kötü ve olumsuz bir gelişme mi?” diye noktaladım. Sorunun yanıtını vermek veya almak için biraz erken sorulmuş bir soru bu…

Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi” kurucularından AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin amcası olduğu söylenen TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete’yi gazeteci olarak ta tanımıyorum.

Başta TURMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu Dikici ve TURMEPA Yönetim Kurulu Üyesi Metin Kalkavan ile Hürriyet Gazetesi Yazarı Fatih Çekirge ve kendisini yakından tanıdığım Bodrum Çevre Platformu Üyesi Avukat Remzi Kazmaz’ın kurucuları arasında yer aldığı “Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi” elinde Muğla kıyılarının talan edileceğini, doğal çevrenin mahvolacağını söyleyemeyiz…

Tersini de savunamayız.

xx        xx        xx

Rahmetli Turgut Özal’ın Başbakanlığı sırasında Muğla’da Özel Çevre Koruma Bölgeleri (Gökova, Akyaka, Bozburun Yarımadası, Datça Yarımadası, Köyceğiz, Dalyan, Göcek, Ölüdeniz) ilan edildiğinde kıyametler kopmuştu.

Muğla’nın en güzel ve hassas kıyı, koy ve kumsallarının yağmalanıp, talan edileceğini, betonlaşacağı ileri sürülüp, ayağa kalkılmıştı.

O yıllarda bu konuda kaleme aldığım yazılarımın hemen hepsi için pişmanım.

Bu gün bazı yerlerinde hile-i şeriyyeye başvurulmuş olsa da Muğla’nın en korunmuş alanlarının Özel Çevre Koruma Bölgeleri olduğu söylenebilir.

Bu gün Özal’ı rahmetle, minnetle anıyoruz…

Özal iktidarında olduğu gibi Erdoğan iktidarında da benzer bir durumla karşı karşıya olabiliriz.

O nedenle henüz yargıda bulunmak için erken.

xx        xx        xx

Duyumlarımız ve öğrenebildiğimiz kadarıyla ortada iki iddia var.

Onlardan biri “2014 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile MUÇEV arasında yapılmış olan protokolün geçen ay yenilenmesi gerekirken halen yenilenmemiş olması için MUÇEV’in yetkilerini 16 Mayıs tarihinde kurulan Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredeceği”  iddiası…

Bu konuda AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk’ten veya Valilikten bilgi alınabilirdi.

Ben watzaptan “Deniz ticaret odası öncülüğünde bir şirket kuruldu. Yönetiminde METE soyadlı birinde var. Bu şirket Muğla kıyılarının patronu oldu. MUÇEP devreden çıkıyor. Bundan haberiniz var mı? Düşünceleriniz?” sorusuyla Milletvekili Öztürk’ü aradım. Yanıt alamadım. Görmemiş olabilir.

Valiliği Kadir Tamer arkadaşımız aradı, söz konusu protokolün yenilenmediğini öğrendi.

Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi Baş Danışmanı Yavuz Kayı ile görüştük. Gelişmeden habersizdiler…

Bir diğer iddia ise “Kurulan şirketin A.Ş. olması nedeniyle kıyılarımızda yetkili olacağı sahilleri, plajları, yat bağlama tesislerini, iskeleleri ve koyları İhale Kanunu’na tabi olmadan istediğine kiralayabilecek olması” şeklinde…

İnsan işte burada biraz düşünüyor, ama bekleyip görmek lazım…

xx        xx        xx

Bakanlıkla gerekli protokolün yapılması halinde Muğla kıyılarında söz sahibi olacak olan “Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi”nin 16 Mayıs 2017 tarih ve 9327 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi‘nin 961’nci sayfasında yer alan “kuruluş sözleşmesine” baktım.

Sözleşmenin ilk maddesinde “Hasan Efendi Mahallesi, Meclis-i Mebusan Caddesi No 22 Beyoğlu İstanbul” şeklinde adresi belirtilmiş. Buna göre kayıtlı olduğu vergi dairesi de İstanbul olacaktır. Zaten Muğla kıyılarının ekmeğini yiyenlerin önemli bölümü İstanbul’a kayıtlı!

Şirketin kurucusu olarak da “İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası” ifadesi kullanılmış.

Bu ifade Muğla kıyılarının “korunarak kullanılacağı” anlamında güven hissi veriyor…

xx        xx        xx

İkinci maddede “Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi” diye şirketin unvanına yer verilirken, üçüncü maddede şirketin amaç ve konusu şöyle anlatılmış:

Şirket aşağıda yazılı amaç ve konularda faaliyet göstermek üzere kurulmuştur.

– Ülkemizin doğal koy ve kıyılarının korunması, kullanılması, temizlik ve bakımı, atıkların toplanması amacıyla kıyı ve deniz alanlarında bilimsel, akılcı ve koruyucu bir yönetim sistemi kurmak ve işletmek.

– Kıyı ve deniz alanlarında teknelerin doğaya zarar vermeden bağlanmalarını sağlamak amacıyla mapa, şamandıra, tonozlama sistemi yapmak, işletmek, işlettirmek.

– AB veya diğer Çevre Fonlarından yararlanmak için projeler sunmak, işbirliği yapmak.

– Sorumluluk bölgelerindeki işletmecilere, sivil toplum kuruluşlarına çevre bilincini geliştirmek üzere bilgilendirme çalışmaları yapmak.

Bu maddelere bakınca “Deniztemiz Derneği (TURMEPA) şirketleşmiş” demek mümkün…

xx        xx        xx

Şirketin amaç ve konusu şöyle devam ediyor:

– Kıyı ve deniz alanları yönetimi için, ilgili kurum, kuruluşlar ve paydaşlarla iş birliği yapmak gerektiğinde bölgesel danışma kurulları oluşturmak.

– Yönetimini yaptığı bölgelerde; plaj, turistik tesisler, iskeleler, konaklama ve günübirlik tesislerin işletmeciliğini yapmak, kiraya vermek, ticari amaçla çalıştırmak, amaçları doğrultusunda taşıma ve atık alım gemileri yapmak, işletmek, işlettirmek.

– Kıyı ve deniz alanı yönetimi amacıyla yeni projeler üretmek, geliştirmek, uygulamak.

– Konusuna giren işlerle ilgili olarak, eğitimler, kurslar, toplantılar, konferans, sempozyum, panel ve benzeri etkinlikler gerçekleştirmek, fuarlar, geziler, ödül organizasyonları, turlar ve benzeri muhtelif düzenlemek, bilimsel ve uygulamalı çalışmalar yapmak.

– Konusuna giren işlerle ilgili uhdesindeki menkul ve gayrimenkulleri işletmek ve sair aktifleri/değerleri kiraya vermek işlettirmek.

Bu maddeler akla ülkemizde yeni yeni konuşulup, tartışılan ve ilimizde ilk kez Akyaka da gündeme gelen “Bütünleşik Kıyı Alanı Yönetimi (BKAY)” yaklaşımını getiriyor. Bu da insana “Bu şirket İMEAK (İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası) tarafından Hükümet’in bilgisi dahilinde kurulmuş olabilir” diye düşündürüyor…

xx        xx        xx

Şirketin sicil gazetesindeki kuruluş sözleşmesi “Şirket bu amaçlarla;” ara başlığı ile özetle şöyle devam ediyor:

Konuyla ilgili olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin almak kaydıyla yurt içi ve/veya yurt dışındaki özel ve tüzel kişilerle ortaklık kurabilir, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan bunları devralabilir ve/veya bunlarla işbirliği ve çalışma bölgesindeki kamu ve mahalli yönetimlerle ortak çalışmalar yapabilir. Konusu ile ilgili işlemler için teşvik belgeleri, teşvik kredileri alabilir. Faaliyet konuları ile ilgili olarak şubeler açabilir, İMEAK DTO Şube ve Temsilcilikleri ile işbirliği yapabilir. Yurt içi ve yurt dışından gerekli havai kara ve deniz araçları, makine ve ekipmanları kiralayabilir, satın alabilir, yönetebilir, işletebilir. Konusuyla ilgili ve bu hususta faydalı gördüğü her türlü hizmet ve projeyi uygulayabilir, yönetebilir, hizmet ve/veya faaliyetleri gerçekleştirmek üzere gerekli tesisi kurabilir ve gerekli personeli istihdam edebilir.

xx        xx        xx

Beheri 10000,00 Türk Lirası değerinde tamamı nama yazılı 500 paya ayrılmış toplam 5000000,00 Türk Lirası değerinde sermayeye sahip olan şirketin kuruluşunda söz konusu meblağ İMEAK (İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası) tarafından nakdi olarak taahhüt edilmiş. Nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin 1250000,00 TL‘si ise şirketin tescilinden önce ödenmiş.

Buradan da anlaşılacağı gibi Muğla kıyılarının, koylarının, plajlarının, iskelelerinin yeni patronu “Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi” yarı resmi bir meslek odası olan İMEAK Deniz Ticaret Odası tarafından kurulmuş.

Adı geçenlerde sözleşmeyi doğru okuduysam şirketin yönetim kurulu üyeleri oluyor. Muğla’ya hayırlı olur inşallah…

Carettaların İztuzu Kumsalı mı? Orası Üniversitede kalmaya devam ediyor…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 02 Haziran 2017 / 09:56

Gocuman; Doyurucu bilgi toparlamışsınız. Devletin Hüküm ve Tasarrufu altında değilmi? bu sayılan kıyı,koy,deniz, hazine yada ormanlık araziler. neden A.Ş. sonuçda Anonim Şirket. Nama yazılı hisse senedi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Hükümleri çalışır. hayırlı olsun diyelim Hani Haaayırlı olmasını istemeyiz. sevgi ve saygı.

günaydın 02 Haziran 2017 / 11:55

Kıyıları Ankaradan harita üzerinden kontrol ediyorlardı kıyılar bitti şimdi gelirlerini Ankarada kurdukları şirketlerle kontrol ediyorlar. Ne derler ”Yediler kırklar toplanmış”

günaydın 02 Haziran 2017 / 11:58

Bu bilgilendirme için teşekkür ederim. Bir sürü abuk sabuk bilgi ve haber arasında özellikli ve faydalı bir bilgi ve haber.

mehmet kaya 02 Haziran 2017 / 20:23

Bodrum’da adamlar denize dubalar koymuşlar. Yatlara dubalar yüksek rakama kiralanıyormuş. Duyduğumuza göre iki bin adet duba koymuşlar Gölköy ve Türkbükü koylarına. Dubalara yat bağlamak 20 binden aşağı değilmiş para hesabını siz yapın. Demek bu gayri resmi işler bu ekip tarafından resmi hale getirilecek. Bodrum’un kaymağını yiyenler yiyor. Seyredenler seyrediyor.