Muğla Kıyılarında Planlama Oyunları

Bu haber 18 Ekim 2017 - 1:05 'de eklendi ve 1.531 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Aydın-Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları (BKAY) Planı” çalışmaları Muğla Bilgilendirme Toplantısı geçtiğimiz günlerde Muğla il merkezinde gerçekleştirildi.

Toplantıya Muğla Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Veysel Şemsi Güner, belediye temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.

Böylesine önemli bir toplantıda Vali Esengül Civelek’in, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün ve ayrıca Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren’in vekil göndermek yerine kendi katılımları konuyu “daha önemli” kılar mıydı bilmiyorum…

Ki bu toplantı Muğla kıyılarında yapılaşmanın nasıl olması gerektiğinin veya hiç olmaması gerektiğinin tartışıldığı veya tartışılmadığı bir toplantı…

 

xx           xx           xx

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar, bütünleşmiş kıyı alanları planlamalarının, kıyılarda hızlı ve plansız yapılaşmanın, olası afet etkilerinin önlenmesi ya da bunlar için tedbirler alınması için yapıldığını, planlamaların gerçekleştirilmesi ile hem uluslararası sorumlulukların hem de ulusal hükümlülüklerin yerine getirileceğini belirtmiş.

KayapınarKıyı alanlarımız her zaman konut, tarım, sanayi, su ürünleri üretimi, liman, iskele, tershane gibi fonksiyonlar açısından sürekli yapılaşma baskısı altında kalmıştır.” diye acı gerçeğin altını çizerek şu ifadelerde bulunmuş:

Dolayısıyla kıyı alanları her zaman bozulma, tüketilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bunun önünü alabilmek, bozulmayı en aza indirmek için bir planlamaya ihtiyaç olduğu görülmektedir. Bu nedenle yerinde katılım ve önerilerin alınmasıyla yapılması gerekmektedir. Bütünleşmiş kıyı alanları planlamaları, koruma ve kullanma arasındaki dengenin bir takım hedefler ortaya koyacaktır.

 

xx           xx           xx

Toplantıda, Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş da “Bizlere emanet bırakılan kıyılarımızı iyice planlayıp oradaki eko sisteme zarar vermeden, eko sistemin canlılığını, tür çeşitliliğini, sayısını arttırarak emaneti bizden sonraki kuşaklara aktarmak görevimizdir” demiş.

Edinilen bilgiye göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılında başlanılan 2017 yılı içerisinde bitirilmesi planlanan Aydın-Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planının kıyı kaynaklarının korunması ve kullanılması, sektörel önceliklerin belirlenmesi ve sektörler arası uyumun sağlanması amacıyla katılımcı ve bütüncül bir yaklaşımla hazırlanan stratejik bir plan niteliğinde olduğu belirtiliyor. İnsanın bu noktada “Bu stratejik planlama kıyılarımızı mı koruyacak, kıyılarımızı talan edenleri mi?” diye sorası geliyor…

 

xx           xx           xx

Buraya kadar tamam… Ancak Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) üyelerinin bu toplantı ya da planlama için muhalefet şerhi var. Basında da yer alan “Aydın ve Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları (BKAY) PlanıBilgilendirme Toplantısı’nın perde arkası MUÇEP’ten geldi.

O toplantıya, yaklaşık bir yıldır Doğal Sit Alanları Değişikliği’nin peşinde olan ve onaylanarak uygulamaya konan Gökova Paftası’nı mahkemeye veren Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) üyeleri de katılmış.

Bodrum Deniz Ticaret Odası’ndan Rüştü Tezcan, Bodrum Kent Konseyi ve Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Demiröz, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği’nden Serdar Denktaş, Çevre ve Arı Koruma Derneği’nden Şamil Beştoy, Sualtı Araştırmaları Derneği’nden Ozan Veryeri ve TMMOB Şehir Plancıları Odası’ndan Sami Tomurcuklu’dan oluşan katılımcı MUÇEP’liler, yetkilileri soru yağmuruna tutmuşlar. Ancak sorulara ve verilen cevaplara yer verilmemiş…

 

xx           xx           xx          

Toplantıya katılan MUÇEP’lilerin gözünden işte o toplantıdan notlar ve acı gerçekler:

Toplantının konusu, Çevre ve Şehircilik BakanlığıMekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün AnaKent Şirketine hazırlattığı ‘Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’ hakkında bilgilendirme idi.

Protokol konuşmaları ve Mekansal Planlama Genel Müdürü’nün sunumundan sonra, plan ‘müellifi’ – AnaKent Firması temsilcisi ve Proje Koordinatörü, planı anlatmış.

Genel Müdür Yavuz Erdal Kayapınar, yaptığı sunumda BKAY Planının temel amacının: “sürdürülebilir kalkınma ile kıyıların korunması ve biyolojik çeşitliliğin yaşatılması, daha etkin bir yönetim yolu ile kıyı alanlarının tüm kullanımlarının etkileşimlerini gözeterek sürdürülebilir kalkınma ve kullanım koşullarının sağlanması” olduğunu ifade etmiş.

 

xx           xx           xx

Sorular ve cevaplar…

MUÇEP’liler’den Serdar Denktaş’ın, “Çevre Şehircilik Bakanlığı bünyesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ‘Doğal Sit Alanlarının Yeniden Değerlendirilmesi’, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ‘Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’ ve ‘İklim Değişikliğine Karşı Hassas Türleri Stratejik Plan’ çalışmaları yapılmaktadır. Ancak, Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü Natura 2000 Projesi ve ‘Biyoçeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı’ aynı alanları etkilemektedir. Ancak bu çalışmaları yürüten kurumların birbirlerinden haberdar olmadığı, çalışmalar arasında bir koordinasyon olmadığını gözlemliyoruz. Doğal SİT Alanlarının yeniden değerlendirilmesinin BKAY planlamasında dikkate alınmış mıdır?” şeklindeki uzun sorusuna, genel müdürden gelen cevap ise ilginç…

 

xx           xx           xx

Genel Müdür Yavuz Erdal Kayapınar toplantıda Serdar Denktaş’a yanıt verirken, “Ekolojik temelli bilimsel raporu görmedik” demiş. Madem görmediniz, o toplantının alemi ne? Hem yarın sizin stratejik toplantıyı da birileri görmezse ne olacak?

Sadece Genel Müdür değil; Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından bir gayrimenkul firmasına hazırlatılan “Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Rapor”unu hiçbir kamu kuruluşu görmemiş.. (!) Rapor sır gibi saklanırken, Genel Müdür Kayapınar’dan adeta bir itiraf açıklama şöyle:

Kurumlar arasında koordinasyonsuzluk olması söz konusu değil, ancak ‘Ekolojik Temelli Bilimsel Raporu’ görmedik. Sit Alanlarının yeniden değerlendirilmesinin dikkate alınmamış olması çalışmaların bir eksikliğidir. Bu eksikliğin daha sonra giderilebiliriz

Şaşırtıcı…

 

xx           xx           xx

Bodrum Deniz Ticaret Odası’ndan Rüştü Tezcan, Denizden Bakış’ın ve ‘Mavi Yolculuk’ bileşenlerinin toplantılara hiçbir aşamada katılımı olmadığını eleştirerek, Mavi Yolculuk rotalarının mutlak koruma alanı olarak planlara işlenmesini istediği toplantıda, yine Denktaş’tan bir soru gelmiş.

Denktaş, turizm alanları içinde olan kıyı alanlarının, kıyı ekosistemleri üzerinde önemli bir insan baskısı yaptığını, BKAY planlarında bunun yönetilebilmesi için “Taşıma Kapasitesi”nin bir parametre olarak kullanılıp kullanılmadığını da sormuş.

Soruya, proje ekibinden Doç. Dr. Beril AkınBu konuda yapılmış yeterli çalışma olmadığı için planlama çalışmasında dikkate alınmadı” şeklinde cevap vermiş.

Akıl alır gibi değil… Bin kişilik ağırlama kapasitesine sahip Akyaka’ya 2 bin kişinin geldiğini, 10 masalık azmaklara 100 masa atıldığını düşünebiliyor musunuz? Zaten yaşıyoruz… Ama bu konuda yapılmış çalışma yok!

O zaman bütünleşik kıyı alanlarını nasıl, neye göre planlıyorsunuz?

 

xx           xx           xx

SAD’dan (Sualtı Araştırma Derneği) Ozan Veryeri de, Planlama çalışmaları sırasında fokların üreme, beslenme ve yaşama alanları ile ilgili ayrıntılı raporları paylaştıklarını, ancak haritalar üzerinde bu alanların işaretlenmemiş olduğunu gördüğünü söylemiş…

Bu da çok şaşırtıcı…

Öyle ki toplantıda SAD’ın gönderdiği raporların ilgililere ulaşmadığı anlaşılmış, raporların tekrar gönderilmesi ve planlarda revizyon yapılması kararlaştırılmış.

Şamil Bestoy ise, sözü edilen ‘ağırlığın’ hangi kriterleri içerdiğinin belirsiz olduğunu, bu ağırlığın ‘çevre’ ye değil, şehre doğru fazla ‘ağır’ bastığını vurguladı. Ek olarak, özellikle bu aylarda ciddi bir soruna dönüşen arıcılarla turizmcilerin kıyı yerleşimleri ve konaklamaları kavgası için hiçbir çözüm önermediğini hatırlatmış.

Sonuç olarak MUÇEP’lilerDoyurucu yanıtlar alamadık.”  diyorlar… Zaten Muğla’nın da haberi yok!

Anlaşılan toplantıda MUÇEP’lilerin de dikkat çektiği gibi, planlamayı sorgulamaya kalkışanlar, “Eleştiri ve önerilerin aslında haklı olduğu, ama ‘şartname’ gereği sadece kendilerinden istenenlerin yapıldığı şeklinde yanıtlar” almışlar…

Muğla yine talanla karşı karşıya…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 18 Ekim 2017 / 16:34

Gocuman; yazınızı okudum. içim daraldı.Bu çalışma neden Aydın-Muğla ile ilişkilendiriliyor. Muğlamızın kıyı şeridi 1124 Km.Kıyı şeridi daha mı uzun olması lazım. yada niçin Muğla bir başına değerlendirilemiyor. Baksana kurulan cümle ve çalışmanın adı. Aydın-Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planı. Bütünleşik ne demek. sevgi ve saygı.