Muğla Kimsenin Kalesi Değil!

Bu haber 05 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.477 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımda Muğla’da 1 Mayıs izlenimlerimi ve süreci paylaşmaya çalıştım.

Saptamalarıma, gözlemlerime kızanlar oldu.

İnsanların birbirlerini kandırma hakları vardır belki, bilmiyorum. Bildiğim bu köşede kimseyi kandırmaya hakkım olmadığı. Elbette bir kesimin veya okurlarının duymak istediklerini yazanlar da vardır. Ben yapamıyorum. Birinin, birilerinin de “kral çıplak” demelerinde yarar var. Dünkü yazımın başlığına takılanlar da olmuş.

Muğla Neyin Kalesi?

Bakmayın siz Muğla’da 13 ilçeden 10’unun CHP’nin elinde olduğuna… (!)

xx        xx        xx

Bir okurum, “Muğla CHP’nin kalesidir. Bu sorunun alemi var mı?” dedi.

Doğrudur, ama nereden baktığınıza bağlı… Muğla bu gün yerel yönetimlerde; Büyükşehir Belediyesi’nde ve 13 ilçenin 10’unda bir yıldır CHP’nin kalesi.

Köyceğiz Kalesi neden, nasıl düştü sorgulayan yok!

Temelsiz ve desteksiz atılıyor;

Muğla CHP’nin kalesi

xx        xx        xx

Şöyle bir genel seçimlere bakalım:

1946 DP (Demokrat Parti) 4, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) 1.

1950’de milletvekili sayısı 6’ya çıkmış. DP 5’ini alırken, CHP 1’ini alabilmiş. 1954 ve 1957 seçimlerinde ise 6 milletvekilinin 6’sını da Demokrat Parti çıkarmış.

60 İhtilalı’ndan sonrada Muğla’nın “sağın kalesi” olmaya devam ettiğini görüyoruz. 1961, 65 ve 69 seçimlerinde de Demokrat Parti’nin yerine kurulan Adalet Partisi (AP) 5 milletvekilliğinden 3’ünü kazanırken, CHP 2’sini alabilmiş.

AP’de 1973 seçiminde bölünme yaşanıyor. AP’den ayrılanların kurduğu Demokratik Parti (DP) 1 milletvekili çıkarırken, AP 2, CHP 2 milletvekili çıkarıyor. 1977 seçimlerinde AP yeniden 3 olurken; CHP 2 milletvekilinde kalıyor.

Görüldüğü gibi Muğla hep sağın kalesi…

xx        xx        xx

Muğla’nın çok partili yaşamda önce DP, sonra AP ve sonra da ANAP ile “sağın kalesi” olduğu görülüyor.

80 İhtilalı’ndan sonra yapılan ilk seçimde (1983) ihtilalla kapanan CHP’nin devamı olduğunu iddia eden Halkçı Parti (HP) ile askeri darbe öncesi alınan 24 Ocak Kararlarının mimarı olan Turgut Özal’ın kurduğu ANAP ve darbecilerin kurduğu MDP (Milliyetçi Demokrasi Partisi) yarıştı. Bu seçimden ANAP 2, HP 1, MDP 1 milletvekili ile çıktı. Muğla’nın vekil sayısının 4’e indiği bu seçimin sosyologlar ve siyaset uzmanları tarafından irdelenmesinde yarar var…

Bana göre HP klasik CHP’lilerin oylarının bir kısmını alırken, MDP hem klasik AP’lilerin ve MHP’lilerin oylarının bir kısmını almıştır… “Muğla eşrafının CHP’lileri”nin ağırlığında kurulan ANAP ise liberal CHP’li ve liberal AP’lilerin oylarını alabilmiştir.

Kapanan CHP’nin yerine önce HP, ardından SODEP kurulmuştu. Bu iki partinin birleşmesinden SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) çıkarken MDP tarihe karışıp, kapanan AP’nin yerine de DYP (Doğru Yol Partisi) çıktı. Milletvekili sayısının 5’e çıktığı 1987 seçiminde paylaşım ANAP 2, SHP 2, DYP 1 şeklinde olurken, 1991 seçiminde ANAP 1, DYP 3, SHP 1 şeklinde oldu.

Görüldüğü gibi 5 milletvekilliğinde de toplamda Muğla “sağın kalesi”…

xx        xx        xx

Muğla’da 90’lı yıllarda Ecevit’in DSP’si (Demokratik Sol Parti) de kendini göstermeye başladı. DSP aslında Bülent Ecevit’in “demokratik” sözcüğünde somutlaşan bir ayrım ile kendisini CHP’den soyutlamasının ürünüdür… 1995 seçiminde milletvekili sayısı yeniden 6’ya çıktı ve bu seçimde dağılım DYP 3, ANAP 1, CHP 1, DSP 1 şeklinde gerçekleşti. DSP bu seçimde “Baykal yorgunluğu” yaşayan CHP’den 1 milletvekili götürürken, 1999 seçiminde DSP 3 milletvekili ile CHP’nin yerini aldı… Bu seçimde MHP 1 milletvekili ile ortaya çıkarken, DYP’nin 3 milletvekilinden 1’e inmesine neden oldu. ANAP tarihe karışırken son kez 1milletvekili çıkardı.

Muğla ise hala “sağın kalesi”…

Yeni bir “askeri darbe” olmadı, ama AK Parti’nin kuruluşu ile DSP, DYP ve ANAP parlamentodan tamamen çekilirken, 2002 Genel Seçimi’nden siyaset sahnesinden silinen ANAP ile DYP’nin (liberallerin) oylarının önemli bölümünü çeken CHP 4 milletvekili çıkarırken, AK Parti 2 milletvekili ile yetindi!

Sosyologların ve siyaset uzmanlarının bu seçimi de irdelemelerinde yarar var…

Ardından gelen iki seçimde de (2007-2011) tablo CHP 3, AK Parti 2, MHP 1 şeklinde gerçekleşti.

Muğla ne sağın, ne solun kalesi!

xx        xx        xx

Tabi son üç seçimde bir kere DSP’nin, 2 kere CHP’nin birinci parti olmasını göz önüne alıp “Muğla solun kalesi” denilebilir… Ancak bu son zamanların “Muğla CHP’nin kalesi” söylemini haklı çıkarmaz. Önümüzdeki seçimden CHP’nin 4 çıkarma ihtimali var. Eğer böyle olursa bu da Muğla’yı “CHP’nin kalesi” yapmaz…

Ancak Muğla’nın “Cumhuriyetçiliğin, ulusalcılığın, laikliğin kalesi” olduğu tartışılmaz… Yanlış anlaşılmasın, benim yaptığım bir tespit…

Sosyologların ve siyaset uzmanlarının bu konuyu da incelemelerinde yarar var.

xx        xx        xx

Tabi tartışma gerekmeyecek bir gerçeğin altını çizmekte de yarar var.

Muğla il olarak hiçbir zaman “CHP’nin kalesi” olmadı, ama Muğla İl Merkezi uzun yıllar “solun kalesi” oldu…

Muğla’yı solun kalesi yapan da Muğla’nın ilk yüksek okulu Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu ve onun kadar olmasa da ardından açılan Muğla Eğitim Enstitüsü oldu. Bu iki yüksek okulu armada kabul edersek, filo Turgut Reis Lisesi, Erkek Sanat Okulu, Ticaret Lisesi, Öğretmen Okulu ve Sağlık Koleji’nden oluşuyordu.

İl merkezinde Muğla Belediye Başkanı Erman Şahin ve ardından gelen Orhan Çakır da, o dönemin “devrimci” öğrencilerinin babası, ağabeyi, arkadaşı olmuşlardı…

O dönemin “devrimci gençliği” ile Muğla kimi zaman “Küçük Moskova”, kimi zaman “İkinci Tunceli” olarak anılırdı…

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin ardından CHP’nin yerine kurulan SODEP’in 1984 yerel seçimlerinde Muğla’nın 11 ilçesinden 5’inde il merkezi Muğla (Erman Şahin), Yatağan (Ahmet Necati Özdemir), Ula (Sadi Dündar), Marmaris (Muharrem Elgin); 1989 yerel seçimlerinde SHP’nin Muğla (Orhan Çakır), Ortaca (Kemal Şahin), Köyceğiz (Yılmaz Sertkaya) ve Dalaman (Musa Siva) Belediyelerini kazanmış olmaları tesadüf değildir…

xx        xx        xx

Bu güne kadar CHP’li belediyeler; özellikle Muğla il merkezi 70’li yılların “devrimci gençliğinin” estirdiği rüzgarın ekmeğini yiye geldi…

O ekmeği yiyenlerin başında gelen Osman Gürün’ün yanına Yatağan’da Haşmet Işık’ı, Ula’da Ümit Karaaslan’ı, Köyceğiz’de Salih Erbay’ı koyabiliriz.

Erman Şahin ve Orhan Çakır belediye başkanlıklarında 78 gençliğinin çift sürdüğü tarlada 10-15 yıldır bir daha çift sürülmedi. Hazıra dağ dayanmaz… (!)

Orhan Çakır zamanında il merkezinde bir etkinlik olduğunda CHP’li tüm ilçe ve belde belediye başkanları, CHP’li ilçeler burada olurlardı. 1 Mayıs 2015’de eski Garaj Alanı’nda Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ile Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık ve Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’tan başka belediye başkanı göremedim. Alana her ilçe başkanı 500 kişi ile gelseydi orada toplananlar 3-4 bin kişi değil, 6 bin 500 kişi olurdu.

Hele bir de Yatağan’ın, Milas’ın işçilerinin tamamı gelseydi, üniversite gençliği ile sayı 10 bine dayanırdı…

xx        xx        xx

Muğla’da 78 gençliğinin mirasını tüketenler, 1 Mayıs 2015’de o alanı nasıl okudular, uyandılar mı bilmiyorum, ama MHP ve AK Parti’nin hala seçim havasına girememiş olmalarının sonucu CHP’nin milletvekili sayısı Haziran’da 4’e çıksa da 2019 yerel seçiminde “düşten” uyanırlar… (!)

Nereden nereye geldik. 1 Mayıs notlarını sonra ele alırız.

xx        xx        xx

Düzeltme; Dünkü yazımda Maden İş Sendikası’nın eski başkanlarından İbrahim Kocabıyık’ın adı sehven “Hüseyin Kocabıyık” olarak yazılmıştır. İbrahim Kocabıyık olarak düzeltiriz. Ayrıca Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Osman ilhan, Ankara’dan telefonla arayarak, “1 Mayıs günü 30 arkadaşımızı Yatağan’ı temsilen Zonguldak’a gönderdik. Biz de Tes İş Başkanı arkadayım Fatih Erçelik ile 3’ü Milas’tan 5 adet 50NC ile İzmir’e gitmeyip Muğla’ya geldik. Hep birlikte alandaydık.” şeklinde açıklamada bulundu.  Sayın İlhan ile Sayın Erçelik gözümüzden kaçmış. Özür dileriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 05 Mayıs 2015 / 22:41

Gocuman; çoktandır yukarıdaki gibi bir yazı bekliyor idim. Kalbimi mi okudunuz bilemem. Çok teşekkür ederim.tarihsel biçimde neyin ne zaman siyasi konjektürde ortaya çıktığını vurgulayarak 78 liler diye adlandırdığınız gençlik artık tükeniyor. mirsayediler de miatlarını dolduruyorlar. Yalnış da anlaşılabilir!. Söylem,Marjinallik, Laiklik söylemi,ulusalcılık söylemi,cumhuriyetçilik söylemi hiç bir zaman yatırım da getirmez getirmedi,hizmette getirmedi. Konuş konuş konuş. 70’li yıllarda ne idi güzelim Ula,şimdi ne durumda. 70 ‘li yıllarda ne idi Gadın Moğlam şimdi ne durumda. artık yeter. kendimizi kandırmaya gerek yok. ne zaman uyanacağız bilemem ama,yüksek sesle bir gün bir aslan çıkarda ne yaptı bu memlekette 92 yılından beri diye soru sorarsa,kim nasıl cevap vereceğini düşlüyorum. sevgi ve saygı.