Muğla İçin Alternatif Hindistan

Bu haber 20 Mart 2017 - 23:59 'de eklendi ve 778 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Dalyan-Ortaca-Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmecileri Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur, “Mart sonu ve mayıs ayında Hindistan’ın turizm yetkililerini, acentelerin üst düzey yöneticilerini ilk defa Muğla Dalyan’da ağırlayıp bölge ve Türkiye tanıtımı yapacağız.” dedi.

Şaşırtıcı ve iddialı bir söylem…

Kendi adıma söyleyeyim, bu güne kadar Muğla sokaklarında hiç Hindistan’lı görmedik. Okutur, bundan sonra göreceğimizi söylüyor…

Buradan turizmimizin içine düştüğü çaresizlik, umutsuzluk çok daha iyi anlaşılıyor. Görüldüğü gibi taa Hindistan’a turist aramaya gidiyoruz!

DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, açıklamasında “Mart sonu ve Mayıs ayında Hindistan’ın turizm yetkililerini, acentelerinin üst düzey yöneticilerini ilk defa Muğla Dalyan’da ağırlayıp bölge ve Türkiye tanıtımı yapacağız.” ifadesinde bulundu.

Hadi hayırlısı…

xx           xx           xx

Okutur, Dalyan Mahallesi‘ndeki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, Almanya ve Hollanda’da yaşanan gelişmelere de değindi.

Her ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir Bakan’a yapılan saygısızlık görmezlikten gelinemez.” diyen Okutur ama öfkeyle değil, sağduyuyla hareket edilmesi gerektiğini de ifade etti.

Sözlerine “Turizm ülkemizde büyük bir atılımdayken, birden terörle güvenlik konularında dengemiz bozuluverdi. Bazı güçlerin, Türkiye’nin turizm ve diğer birçok alanda asla kalkınmasını istemedikleri bir gerçektir.” diye devam eden Okutur şu ifadelerde bulundu:

Şahsen Avrupa Birliği’nin hiçbir zaman Türkiye’ye tam üyelik vereceğine inanmadım. Türkiye, Gümrük Birliği’ni kabul ettiği gün, üyelik umuduna da veda etmiştir. Kaldı ki, Avrupa Birliği’ne üye olan gelişmiş ülkelerin hepsi girdiğine bin pişman olmuştur. En başta da Hollanda ve İspanya buna en iyi örnektir. Avro para birimine geçişle hayat bir anda pahalanmış ve vatandaşlarının yaşam standartları düşmüştür. Önümüzdeki 5 yıllık süre içerisinde, Avrupa Birliği muhtemelen dağılıp yok olacak.

xx           xx           xx

Okutur açıklamasında “Her ne olursa olsun; Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir bakana yapılan saygısızlık görmemezlikten gelinemez. Değil mi ki bakanımıza, hem de bir bayan bakana o kapıda polislerle o diyalog yaşatılmış, tabii ki bunun bir bedeli olmalıdır.” derken de şu önemli ifadeleri kaydetti:

Öfkeyle değil, sağduyuyla düşünerek hareket edip Avrupa’daki görsel ve yazılı basına demeçler verilerek, hükümetlerinin yanlış tutumu kendi halkına anlatılmalı… Köşe yazarları ve televizyon muhabirleri Türkiye’ye davet edilmeli. Avrupa halkına Türkiye’nin terör gerçeği bizim gözümüzden aktarılmalıdır. Sokaktaki bir Türk’e mikrofon uzatıldığında, o vatandaşımız da demeli ki, ‘Biz Türkler misafirperverliğimizle tanınırız. Ülkemize gelen bir turisti milliyeti ne olursa olsun, politikanın dışında tutarak en iyi şekilde ağırlamaya çalışırız. Hollanda hükümeti ile bir anlaşmazlığımız var, ama Hollandalı vatandaşlarla bir sorunumuz olamaz’ demeli…

xx           xx           xx

Yücel Okutur’un değerlendirmesi çok önemli.

Sosyal medya paylaşımları bizi bile ürkütüyor. Sanırsınız Türk milleti Avrupa’ya cihat ilan etmiş… (!) Oysa her yağmurdan sonra sel gider, kumu kalır…

Umarım Avrupa halkları o paylaşımları görmüyorlardır, görüyorlarsa da ciddiye almıyorlardır.

Bu anlamda Okutur’un “Politikacılar arasında problemler bir şekilde çözülür. Ancak halklar arasındaki soğukluk ve nefret kolay onarılacak bir yara değildir. Tarihte bunun örneklerini çok gördük. Sokaklarda bayrak yakmak, çiğnemek doğru bir davranış değil.” sözleri oldukça dikkat çekici.

Eğer “turizm yapmak” gibi bir derdimiz varsa, AB’ne giremesek bile AB normlarında yaşamak gibi bir derdimiz varsa Avrupa halklarında kalıcı kırgınlıklar, küskünlükler yaratmamalıyız…

Okutur’un şu sözleri de önemli:

Maalesef yurt dışındaki elçiliklerimiz ve diğer temsilcilerimiz, Türkiye ile Avrupa arasındaki bağları iyi kuramıyor ve bütçe yüzünden basını kullanamıyorlar. Oysa gerçek para harcamamız gereken yer imajımız… Kendimizi doğru anlatmak için onların kendi televizyonunu ve basınını kullanmalıyız.

xx           xx           xx

DOKTOB Başkanı Okutur Dalyan’da yaptığı toplantıda Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş ile Oda Meclis Üyeleri Hasan Şahin ve Fatih Dağdelen’in de içinde yer aldığı “Muğla kafilesi” ile 9-11 Şubat’ta Mumbai’de yapılan IITT Fuarı’na ve 15-17 Şubat’ta Yeni Delhi’de yapılan SATTE Fuarı’na yaptıkları çıkartmayı da değerlendirdi.

Okutur, Hindistan vatandaşlarının Türkiye’de düşük sezon denilen dönemde tatil yaptıklarının altını çizerek, Hintli turistlerin ideal misafir profili oluşturduklarını ifade ederken “Mart sonu ve Mayıs ayında Hindistan’ın turizm yetkililerini, acentelerin üst düzey yöneticilerini ilk defa Muğla-Dalyan’da ağırlayıp, bölge ve Türkiye tanıtımı yapacağız. İnanıyorum ki birkaç yıl içinde Hindistan’dan Türkiye’ye önemli sayıda turist gelecektir.” dedi.

Yani Hindistan pazarı 2017 sezonunu kurtaracak bir Pazar değil. Ancak DOKTOB Başkanı Okutur’un anlattıkları gerçekleşirse, Antalya için Ruslar ne ise, Muğla içinde Hintliler o olabilir…

xx           xx           xx

Hindistan da 236 bin kişinin mal varlığı 1 milyon USD’nin üzerinde ve 60 milyon kişi geçerli pasaport taşıyormuş. Türkiye’yi ziyaret eden Hintli sayısına bakıldığında (transit yolcuları çıkardığınızda) ise bu rakamın 100.000’in çok altında kaldığı görülüyormuş.

IITT’de yaklaşık 200 acente ile bire bir görüşme yaptıklarını, Yeni Delhi Turizm Bakanı Kapil Mıshra ile tanıştıklarını ve IITT Direktörü Manish Gandhi tarafından bizzat ağırlandıklarını, Mumbai Başkonsolosu Sabri Ergen ile toplantı yaptıklarını belirten Okutur, İstanbul’u, Antalya’yı ve Kapadokya’yı bilen Hintli acentelerin Muğla’yı duymamış olduklarına dikkat çekip “Bu demektir ki tanıtımda çok büyük eksikliğimiz var.” diyerek şöyle anlattı:

Hindistan’da; Bollywood’a mekan danışmanlığı yapan bir grupla ortak bir çalışma yapacağız. Muğla’dan daha doğal bir film stüdyosu düşünemiyoruz. Geçen yıl İsviçre’de çekilen bir Hint filmi sonrasında tüm Hindistan akın akın İsviçre’ye tatile gitmiş. Mutlaka Muğla’da bir film çekimi yapılması için olanaklarımızı seferber etmeliyiz. Birçok ülkenin ve ülkelere ait havayolu şirketlerinin, film yapımcılarına indirim ve kolaylık sağladığı bu rekabetçi ortamda, hem yerli yapımcıların hem de Tanıtma Genel Müdürlüğü’nün desteği ile turizme de katkı sağlayacak güzel projeler yapılabileceğine inanıyoruz. Ayrıca bazı Türk dizilerinin de çok beğeniyle izlendiğini öğrenmekten mutluluk duyduk. Dizi oyuncularının çok sevildiği bu ülkeye yapacağı ziyaretler de Türkiye tanıtımı için ciddi önem taşımaktadır. Hatta bunu bilabedel yapmalılar. Diğer yandan bazı televizyonlar, Türkiye’de fazla bir izleyici kitlesine ulaşmayan tozlu raflara kaldırdıkları diziler için astronomik rakamlar talep etmişler. Aslında bunlar çok ciddi tanıtım malzemeleridir ve reklamdır. Daha fazla Türk dizileri yollayabilmeliyiz bu ülkeye…

xx           xx           xx

Bu anlamda Mumbai ve Yeni Delhi’ye olan seferlerde artış, bilet fiyatlarında da indirim gerektiğini belirten DOKTOB Başkanı Okutur son olarak şunları söyledi:

Maalesef THY’nin, Hindistan uçuşlarında Qatar ve Emirates gibi havayolları ile rekabet edebilmesi ve Hindistan’daki Ahmedabad gibi potansiyel taşıyan noktalara uçuş koyabilmesi için devletler arası ilişkileri geliştirmemiz gerekiyor. Mevcut uçuşların büyük bir kısmı transit yolcu taşıdığı için THY para kazanamıyor. Örneğin; bizi Delhi’den getiren uçaktaki yolcuların %60’ı Air Canada’nın yolcularıydı. İlerleyen dönemlerde ise hedefimiz Avrupa’nın birçok şehrinden olduğu gibi Hindistan’dan gelip Dalaman’a inen charter uçakları olmalı… Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın, bu ülkeye yapacağı ziyaretlerin ikili ilişkilere ve turizmcilere çok büyük pozitif katkıları olacağına inanıyoruz.

Neden olmasın?

Hindistan’da neredeyse MUTSO Başkanı Karakuş ile iki kişi Muğla’yı temsil eden Okutur’dan son söz ise şu:

Muğla için alternatif pazar Hindistan’dır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.