MUĞLA İÇİN 3 HAYATİ PROJE

Bu haber 25 Kasım 2010 - 0:00 'de eklendi ve 667 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir
yerleşim merkezini farklı kılan kriterler vardır.

Öncelikle
konumu.

Konum itibariyle
stratejik bir noktada ise.

Doğal güzellikleri
itibariyle hayranlık uyandırıyorsa.

Bünyesinde çeşitli
potansiyelleri barındırıyorsa.

Ve de bunlar
değerlendirilebiliyorsa.

O
yerleşim merkezinin ayrıcalık göstermesi doğaldır.

Yok
eğer, sahip olunan türlü kaynaklar yeterince işlerlik kazanmamışsa, övünmek
boşunadır.

***

Bu
özellikler için en iyi örneklerden biri yaşadığımız kent Muğla’dır.

Muğla’nın jeopolitik
olarak nasıl bir konumda olduğu tartışma götürmez.

Sadece 1124 KM uzunluktaki sahil
bandı dahi her şeyi açıklıyor.

Doğal
yapısı itibariyle kendi insanımız ötesinde dünyanın hayranlığını kazanıyor,
dolayısıyla yılda resmi rakamlara göre 3
milyonun üzerinde turist çekiyorsa.

% 67’lik bir kesimin
ormanlarla kaplı olması yanında, turfanda sebzecilik ve seracılık itibariyle
ilk sırada ise.

Geçmişten
günümüze çevreye olumsuz etkisi yanında, ülke enerjisine önemli katkılar
sağlayan Yatağan-Yeniköy-Kemerköy Termik
Santrallerinin konuşlandığı kent ise.

İstanbul’dan sonra 2
hava limanına sahip bir il ise, Muğla’nın ayrıcalık göstermesi boşuna değildir.

***

Ancak…

Bu
kent adına mevcut potansiyellerin yerli yerinde değerlendirilip
değerlendirilmediğini baktığımızda, çok fazla iyimser olmak mümkün değil.

Elbette,
ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler çok önemli yatırımlara imza attılar.

Şu
an iş başındaki AKP Hükümeti dahil.

Buna
karşın bölge insanı ve ülke geneli adına yeterli olup olmadığı baktığımızda,
mutlak yapılması kaçınılmaz projeler olduğu görülür.

Bunlar
arasında ön plana çıkanlar;

*Üniversite bünyesinde
kurulması karar altına alınan Tıp Fakültesi.

*Muğla merkez ilçe adına
düşünülen küçük ölçekli hava alanı.

*Bodrum-Fethiye sahil
bandı içerisinde yer alan Muğla-Ören Yolu.

Bugüne değin Tıp
Fakültesinin eğitim ve öğretime başlayamamasını akıl fikir erdirmek zor.

Zira, öne sürülen bir
takım gerekçeler, özde mazeret olmaktan uzak.

Eğer istenseydi, öğrenci
alımları gerçekleşir.

Yanı sıra kampus alanı
içerisinde araştırma hastanesinin temeli atılırdı.

Kaldı ki, üniversite
bünyesinde ilgili ve yetkililerin açıklamaları, düşünülen araştırma
hastanesinin uluslar arası boyutta olacağı şeklinde.

Bu da Muğla’yı sağlık
turizmi bağlamında da ön plana çıkarırdı.

Bugün
için ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan turizmin, daha bir ivme
kazanmasında olmazsa olmaz koşul olarak görülen ulaşım adına, Bodrum-Fethiye arasını sahil bandıyla
bağlayacak ara kesitlerden Muğla-Ören yolunun biran önce tamamlanması, bir
önemli proje olarak ortada duruyor.

Muğla merkez ilçe sınırları
içerisinde yapımı düşünülen küçük çaplı havaalanı projesi ise iç turizmin
önemli yapı taşlarından olacak.

Şu sıra, Yaraş Köyü
sınırları içerisinde elverişli bir yer ile birlikte yıllar öncesinde gündeme
getirilen Düzeyn Mevki veya Gökova Körfezini kuşatan bir kesimdeki alan, proje
kapsamında.

Daha
ziyade Yaraş Köyünün ağırlık kazandığı yeni havaalanı için Muğla’da başka
illerin hilafına 2 tane var.

Bir
3.süne ne gerek var diyemezsiniz.

Bugün
sadece üniversite bünyesinde 26 bin öğrencinin olması dahi, yeni bir
havaalanının gerekli kılıyor.

Neticede
Muğla, son yıllarda devletten önemli ölçüde yatırım alan bir olduğu
gerekçesiyle, söz konusu projelerin hayata geçirilmesi geri plana atılamaz.

Atılamaz,
aynı projelerin işlerlik kazanması halinde asıl kazanç sağlayacak, bizatihi
devletin kendisi olacaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.