MUĞLA HAVA ALANINI DALAMAN’A KAYDIRAN MENTEŞEOĞLU DEĞİL NİHAT ERİM’DİR

Bu haber 28 Şubat 2013 - 8:51 'de eklendi ve 1.386 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Muğla hava alanı Muğla merkez Düzen mevkiine yapılması hususunda Adalet partisi hükümette iken Başbakan Demirel’den söz almıştık. Bunun üzerine Bayındırlık komisyonunda 17 milyar lira ön çalışma için tahsisat ayrılmıştı.
12 Mart 1971’de askerlerin ve CHP’nin yaptığı darbe ile Hükümetin yetkileri alındı. Ama meclisin Açık tutulmasını günün genelkurmay başkanı Memduh Tağmaç Paşa sağlamıştı. Hükümete teknotrat denilen kişiler getirildi. Adalet partisinden üç bakan alındı. Başbakanlığa Nihat Erim getirildi. Nihat Erim, 61 anayasasını savunan kişidir. Hatta Meclis kürsüsünden şöyle haykırdığını bilirim; Bu Ana yasanın kılına dokunanın başına bu meclisi yıkarım!! Bu tepkiyi, Adalet partisinin Anayasanın birkaç maddesini değiştirme teklifine karşı gösteriyordu.
Aynı Nihat Erim, henüz on beş günlük iken şöyle dert yanıyordu; Bu Anayasa ile 15 gün bile icraat yapılamaz! Bu görüşünü fiiliyata koydu ve aynı Anayasanın 58 maddesini Adalet partisinin meclis çoğunluğu oyları ile değiştirdi.
Nihat Erim Hükümetinin askerlerin emrinde olduğunu bilmeyen yoktu. Asker ve CHP kodamanlarını Muğla sahillerinde yazlık ev yapsın diye derhal ve acele olarak Özer Türk Muğla Valisi olarak tayin edildi. Özer Türk aslında bize de yakın durmasını bilen kişi idi. Ancak, Valilik görevi daire müdürlerine kaldı. Valinin en çok yakını olması gereken Köy hizmetleri müdürü Hulusi Bey vali için şöyle diyordu. ( Köy hizmetleri müdürlüğünü başka yere taşısam, Vali aylar sonra duyar.)
Vali bey paşalarla direk konuşan ve bu yüzden de havalarda uçan şahsiyet idi. Milliyet gazetesi sordu diye, Muğla hava alanı için gerekenlerle temas ediyorum. Bayındırlık komisyonuna 17 milyar ayrıldı. Sanırım çok ivedi olarak çalışmalar başlar demiş ve bir sürü de ilave sözler söylemiştir. Bunu okuyan Bayındırlık komisyonu başkanı Nuri Bayar, hiç bizim milletvekillerine ve hükümet üyesi olan İlyas Karaözü bile haber vermeden, Muğla hava alanı için ayrılan 17 milyarı İstanbul Kültür sarayı tamiratı için aktarıyor. (Biliyorsunuz kültür sarayını Deniz Gezmişler yaktı.) Bu olayı duyan Muğla milletvekilleri Ahmet Buldanlı ile İzzet Oktay doğruca Bayındırlık komisyonuna giderek, Nuri Bayar’ın kafasına çantayı indirdiler. Kendisine de Puşt herif puştluğunu bizim Muğladamı gösteriyorsun!!!
Bu olay günü il genel meclisi toplantı halinde idi. Vali başkanlık makamında iken bir telefon açıldı. Vali özür diler gibi veya ben böyle olacağını bilemedim özür filan çat kapandı. Bunları değerli dostumun görmemesi bilmemesi mümkün değil.
Aynı gün ben direk Demirel’e telefon açtım. Durumu anlattım. Bana dedi ki; Hiç telaş etmeyin Hava alnı için aynı tahsisatı Turizm bakanlığı bütçesine koyduk. Turizm bakanı bizim Şevki Erek gerekeni yapacak dedi. Bende geldim Valiye teselli olsun diye anlattım. Bundan sonrasını Ünlü Hava Kuvvetleri komutanı ve aynı zamanda bu yarım ihtilalin babası olan Muhsin Batur paşa hava alanını özel olarak el koydu ve Dalaman’a götürdüler. Meclis kararı olsaydı ret edilecekti. Hatta Tarım bakanı olan İlyas Karaöz Yatağan kısmına kaydırmak için gayret ettiyse de hafif kaldı.
Yani çok sevdiğim kişiye cevap olarak son sözüm şudur; Kafanıza Menteşe kadar taş düşmeden yanlış yazmayı bırakmalısınız diyorum.
Söz Nihat Erim’den açılmışken bizleri fazlası ile üzen iki konu var onları da yazıma ilave etmeliyim.
Bunlardan birincisi: İnşaatı bitmiş olan İstanbul boğaz köprüsünün açılış törenine Demirel davet edilmedi.
İkincisi ise: Nihat Erim’in en yakın sözcüsü Sadi Koçaş’a gazeteciler sordu; Demirel tekrar başbakan olur mu diye. Cevap.
(Beni güldürmeyin) idi, Oysa Demirel 5 defa daha başbakan oldu, Yetmedi birde Cumhurbaşkanı oldu. Merak ediyorum acaba kendisi nasıl yok oldu?
HATIRLAYIN.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.