Muğla Geçmişini Arıyor

Bu haber 01 Ekim 2014 - 0:06 'de eklendi ve 977 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllarca bu köşeden bir gerçeğin altını çizdim.

Hem de defalarca.

Ve de bıkıp usanmadan.

Dedim ki Muğla, yarım asra yaklaşan süreçte devlete verdiğinin karşılığını almakta zorlanıyor.

Oysa, ortaya çıkan sorunlar çözüme kavuşturulsa, devlete desteği daha bir artacak.

Devlet, mali yönden daha güçlü hale gelecek.

Muğla’da hak ettiği değeri alacaktı.

İlişkin olarak, bir ayrı noktadan daha dem vurdum.

Muğla’nın devlet desteği rakamlarla ortada iken, yok denecek girdi sağlayan nice illere daha bir avantaj sağlanıyor!

Bu durumda tek söyleyebileceğimiz, ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin ayrımcılık yaptığıdır.

Bakıp gördüler, oy bağlamında bazı illerden istediklerini almışlar.

Aynı iller mali yönden devlete yeterince katkı sağlayamamasına karşın oy nispetini baz alarak yardım yağdırdılar.

Kim ne derse desin bunun anlamı, adil davranılmadığıdır.

Kaldı ki devlet, ayrımcılık yapamaz.

Yapmaması gerekirdi.

***

Yanı sıra önemli bir hususu da belirttim.

Sakın ola ki ayrımcılık yaptığım düşünülmesin.

Elbette hükümetlerin görevi, her yerleşim birimi adına sorunların giderilmesi için çaba göstermesidir.

Her hangi bir kente hizmet götürülmesi her birimizi son derece mutlu kılar.

Ne var ki bu tür bir yol izlenirken, hizmette eşitlik ilkesi gözetilmeliydi.

Ancak o takdirde, hükümetlerin iller adına ayrımcılık yaptığı savından söz edilemezdi.

Hal böyle iken denebilir ki;

Geçmiş dönem iktidarları gibi mevcut AK Parti Hükümeti de Muğla’ya yeterince destek verdi.

Hiç destek vermedi demiyorum.

Üzerinde durduğum, Muğla’nın devlete verdiğinin karşılığı alamadığıdır.

Desteğin yeterli olmadığıdır.

Yeri geldiğinde çoğu kez ifade etmeme karşın, sadece bir kalemde Muğla’nın devlet desteği turizm bağlamında 8 milyar dolar civarında ise daha başka ne söylenebilir?

Bu durumda ayrımcılık yaptığım iddiasında bulunulabilir mi?

Bulunulamaz, rakamlar ortada.

Sayılar rasyonel değerler olduğuna göre gerisi afaki yaklaşımdır.

***

Yine de şu denebilir.

Mevcut hükümet hangi alanda, Muğla’ya yeterince destek vermedi?

Hangisinden dem vurayım!

Bir zamanlar halkın temel geçim kaynağı tütün üretimi kota nedeniyle yasaklanırken, aynı değeri içeren bir başka ürün getirildi mi?

Hayır.

Aksi olsaydı, tütün bölgeleri halkı feveran etmezdi.

O gün bugün kime sorsanız, tek cevap veriyor.

Geçmişimizi arıyoruz!

Bizler, ürettiğimiz tütünle bir yıl idare ediyorduk.

Ya şimdi!

Buna karşın hükümetler bir şey yaptı.

Halkı tembelliğe alıştırdılar.

Dediler ki, siz tütün üretimi yapmayın!

Destekleme primi verelim!

Tabir yerindeyse devede kulak!

Sonra, bundan zarar gören sadece üretici kesimi olmadı.

Bizatihi devlet tahminlerin üzerinde zarara uğradı.

Geçmiş kayıtlar incelendiğinde, Türkiye ihracatında en büyük payın tütüne ait olduğu görülür.

Hal böyle iken bilmem bunun ne anlama geldiği yadsınabilir mi?

***

Böylelikle zamanımıza doğru gelindi.

Vatandaş bakıp gördü, ekonomik bazda geçmiş dönemler daha iyiydi.

Özellikle tütün üretiminin yasaklanmadığı süreçte.

Bu defa geçmişe yönelme eğilimi gösteriyor.

Bugün aynı ürünün üretildiği yerleşim merkezleri bir yana Muğla merkezde dahi bu işle uğraşan birçok aile var.

Üretici bakıp gördü, ekonomik olarak daha bir sıkıntı yaşıyor.

Üstelik, birçok firma üretim yapılması için teşvik pirimi veriyor.

Yeniden eskiye dönüş yapma eğiliminde.

Ama tam olarak değil.

Tütün üretiminin çok zahmetli olması, bir yerde engel teşkil ediyor.

Bu durumda, pek çok aile ikilem içerisinde kalmış vaziyette.

Oysa hayatın idamesi, ekonomik yönden daha bir rahata ermek için tütün üretimi yapmak durumunda.

Zira, başkaca alternatifleri yok denecek düzeyde.

Buna karşın tereddüt edilmesi, belirttiğim gibi çok zahmetli olması.

Neredeyse yıl 12 ay uğraş gerektiren bir ürün.

Yine de Muğla ve yöresi arayışlarını sürdürüyor.

Alternatif olarak gösterilen ürünler tütünün sağladığı ekonomik değerleri vermediği için çare arıyor.

Gerçi Tarım İl Müdürlüğü o gün bugün yoğun çaba içerisinde.

Özellikle tütünün yasaklanmasından sonra aynı bölgeler için arayışlar içerisine girdiler.

Zeytin tavsiye edildi.

Kapari dendi.

Mısır üretimini deneyelim teklifi sunuldu.

Hayvancılığı geliştirelim.

Velhasıl, hangi ürün tavsiye edilse de tütünün yerini alamadı.

Bu yüzden dense ki Muğla geçmişini arıyor.

Kesinlikle abartı değil.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.